Türkiye, 24 Haziran sonrası bambaşka bir seyahate çıktı. Bu seyahatin; 2023 vizyonunun son dönemeci, 2053 hedeflerinin temeli, 2071 idealinin de remzi olduğu tartışılmaz. Yani neresinden bakarsak bakalım, önümüzde ÇOK KRİTİK bir beş sene mevcut. Öyle ki bizi bu yoldan döndürmek için abandıkça abanacakları herkesçe malum.  Kırk yıllık PKK belası, sınırlarımızın öte tarafını cepheleştirme çabaları, ekonomik baskılar, kendilerine bağımlı kılacak türlü dayatmalar, uluslararası arenada yapılan itibar suikastları, sosyal medyanın necis figüranları ve daha niceleri… zaten fazla söze hacet bırakmıyor.  

Fakat yeni bir dünya kurulurken ve bunu da coğrafyamız şekillendirecekken, dozu kat be kat arttıracaklarını görebiliyoruz. İster İpekyolu projesine bağlayın, ister Doğu Akdeniz’in zenginliklerine yahut ilk aşamada terör devleti, ardında da birilerinin arzı mevut sevdasına, tümü bölgemiz kadar Devletimiz için de bir BEKA MÜCADELESİDİR. Zira bulunduğumuz stratejik konum ve tarihi misyonumuz hasebiyle, daima taarruz altında olduğumuz ortada. Direnç gösteremeyen, güçsüz, iddiasız, ruhsuz bir Türkiye’yi, hedeflerine ulaşmanın tek çıkar yolu belliyorlar. Böylelikle bölgesel dizayna, maksimum fayda ile ulaşacaklarına inançları net…

***

Mesela Newsweek dergisinin “dünya Erdoğan’a karşı ne kadar çabuk harekete geçerse, dünya o kadar güvenli bir yer olacaktır. Türkiye dönüştürülmelidir” şeklinde yaptığı küstahlık, aynı mantalitenin ürünü olarak değerlendirilebilir. Çünkü yazının diğer kısımlarında, “Türk askerinin Suriye'de bulunmasından rahatsızlık duymaları”, ağızlarındaki baklayı teşkil etmesi bakımından yeterli…

Bunun bir benzerini de, ABD yönetiminin aldığı son kararda okuyoruz aslında. Yoksa Adalet Bakanımıza ve İçişleri Bakanımıza yaptırım uygulanmasının, asıl gerekçesi Rahip Brunson olmadığı gayet açık. Keza kullandıkları dili incelersek, hedefin iki Bakandan ziyade BÜTÜN ÜLKE olduğunu hiçte zorlanmadan kavramayabiliriz. Bu noktada Newsweek dergisinin şöhretli bir Siyonist’e, yaptırım karalarının ardında ise Evangelistlerin yer almasını bir tarafa not etmekte fayda var.

Bitti mi? Bitmedi elbette. Bu süreçte toplanan İsrail, Mısır, ABD, İngiltere ve Yunanistan Büyükelçilerinin, Türkiye’ye aleyhindeki açıklamaları oldukça manidar bir başka gelişme. Kaldı ki İsrail ve Mısır elçilerinin, kendilerinde tehdit edebilecek bir cesaret bulması kimlerin borazanlığını yaptıklarına işaret ediyor. Tabi tüm bunlar yaşanırken, İran’ın Kum ve Karaj kentlerinde baş gösteren ayaklanmaları da bir tesadüf olarak düşünemeyiz.  

***

Anlayacağınız daha evvel ki yazılarımızda da değindiğimiz gibi ABD içerisinde yer alan bir klik ve eş güdümünde hareket eden ittifakın, çok yönlü operasyonu sergileniyor bu dem. İlk aşamada da Tahran’ı hedefe oturttukları bir gerçek… Suriye’de arzuladıkları defakto oluşumlarla ise projelerini taçlandırmaya çalıştıkları sır değil. Zira PKK/PYD’nin rejimle anlaştıklarını ilan etmesi bu manayı veriyor.   

Hal böyle olunca söz konusu gelişmeler, diğer ittifakın (Para sahipleri, Çin, Rusya, bazı Avrupa Ülkeleri vs.). oyun dışına itileceği gibi bir manzara çiziyor bizlere. Zaten aralarındaki çıkar savaşının özü de aynı minvalde seyrediyor. Bu açıdan Devletimizin uluslararası ilişkilerini her türlü olumsuzluğa rağmen çeşitlendirmesi önemlidir, gerçekçidir. Takdir edersiniz ki TARAFLARIN KARŞITLIĞININ KOZ OLARAK KULLANILMASI, mevcudu fırsata çevirebilecek bir imkân sunuyor. Gelen sinyallerde bu yönde…

Toparlarsak; bugün için üzerimizde bilindik senaryolarını devreye soktukları kesinlikle yadsınamamalıdır. Yani bölgenin amiral gemisi olan Türkiye’yi döviz, ekonomi, vs. sorunla oyalarken, yol alacakları bir iklim peşindeler. İşte buradan verdiğimiz mücadelenin sadece Anadolu ile sınırlı olmayıp, aksine coğrafya ölçekli seyrettiğini anlamak mümkün. Çünkü tarih bize bu sorumluluğu yüklüyor. O cihetle omuz omuza vererek Devletimize sahip çıkmak, bu sorumluluğun YEGÂNE BAŞLIĞIDIR. İnanın başlık böyle atılırsa, sonucu da biz yazarız.

Vesselam…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner623

banner624