Geçenlerde bir mesaj geldi. “Cuma günü on kişiye, ‘Cumanız mübarek olsun’ diyene cennetin kapısı aralanır.”

Allah Allah! Bu hadis nasıl da gözümden kaçtı diye hayıflandım. Aslında bunun Peygamber Efendimiz adına uydurulmuş bir söz olacağı belliydi. Buna rağmen, ‘olur ya görmediğim bir hadis olabilir, neticede hadis uzmanı değilim. Zayıf da olsa böyle bir rivayet belki vardır” diye bir küçük aralık bırakmadım değil. Öyle ya, hadis uydurmak ne kadar tehlikeli ve ağır bir suç ise bir hadisi reddetmek de aynı ölçüde ağır bir suçtur.

Ama yok, bulamadım. Bu minvalde bir hadis bulamadım.

Öyleyse hangi alçak, din bezirgânı, Peygamber düşmanı biri böyle bir hadis uydurdu? Bundaki amacı nedir? Ya benim saf Müslüman kardeşime ne demeli? Duyduğu her sözü hadis diye inanarak aktarması, dostlarıyla paylaşmasına ne demeli?

Bu Cuma mesajları işine artık bir sınır getirmeli Müslümanlar. Perşembe günü akşamından, Cuma saatine kadar süren sürede, her halde Türkiye genelinde milyonlarca mesaj uçuşmaktadır. Çoğu zaman, gelen mesajlara fırsat bulamadan gün bitmekte, arada acil nice mesajlar da kaybolmaktadır. Buna benzer durumu yaşadığım gibi, dostlardan da sıkça bu minvalde şikâyetler duymaktayım.

Resimli, bayraklı, camili, tespihli, dua eden elli, ilahili, çiçekli-güllü (güllü yasin olur da güllü mesaj olmaz mı?), kelebekli, ayet-hadisli, Kur’an’lı, ilahili mesajlar, videolar. Cuma günleri mesaj bombardımanına maruz kalan nice insanlar; bu mesajları ya okumadan silmekte, ya okuyup şöyle bir bakmakta ya da bu yoğunluğu yaşadığı gruplardan ayrılmaktadır.

Elbette Cuma günü mübarektir. Haftanın en anlamlı ve müminlerin haftalık bayram günüdür. Bu günü birbirlerine hatırlatmalarında, icabet saatini de düşünerek dua talebinde bulunmalarında, tebrik etmelerinde de bir sakınca yoktur. Ancak burada ölçülü davranmakta kesinlikle bir zorunluluk vardır. Paylaşılan metinlere çok dikkat edilmelidir. Ayet ve hadis, güzel/özlü sözlere yer vermek gerekir. Ancak yine de paylaşım yoğunluğuna, buna ayırdığımız zamana, gönderdiğimiz kişinin ayıracağı zamana da dikkat edilmelidir. Belki de asıl yapılması gereken, bir insanı cumaya götürmeye çalışmak, onu namaza alıştırmak olmalı…

Bu yazıyı yazdığım sırada bir arkadaşımdan mesaj geldi.

Aynen aktarıyorum: “Sual: ‘İnsanların bu faziletli ay (Rebîu’l-evvel) ile tebrik edene ateş haram olur.” Sözü hadis midir? Cevap: “Hadis değildir. Senedinde whatsapp, Google ve facebook isimli üç adet bidat ehli ravi bulunmaktadır. Paylaşıp günaha girmeyiniz.”

İşte durum böyle. “Kişiye her duyduğunu söylemesi ona günah olarak yeter.” Buyuran Efendimiz aleyhisselam’ın hadisi tam burada devreye giriyor.

Dinî paylaşımlarımıza lütfen dikkat edelim. Sevap kazanalım derken günaha bulaşmayalım.

Selam ve dua ile…


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Haşim 2017-11-21 13:56:36

SubHanAllah ne güzel diyorsunuz hocam doğru dürüst cumaya gitmeyenlerden de aynı mesajları almak ayrı mesele zaten Allah razı olsun..

Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2017-11-21 00:21:51

Yazarımızın bizleri uyarması çok iyi oldu ALLAH razı olsun. Yazarımızın yaptığı gibi iyice araştırıp emin olmak lazım.