Seçimlere gidiyoruz. Her seçim önemlidir. Her seçim istikamet belirler. Her seçim bir planlamadır. Gerçi yazar Emma Goldman’ın "Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi yasaklanırdı” tespiti yabana atılabilecek bir tespit değildir.

Türkiye’de görüyor yaşıyoruz. Yıllardır seçimle iktidara gelenlerin belediye hizmetlerinin ötesindeki konularda hareket kabiliyetleri sınırlı kalıyor. Öyle görülüyor ki devletlerin kuruluş kanunları gibi çerçevesi belli bir kalıpları var galiba. Hangi güçte seçimlerle gelirseniz geliniz sonuçta yapabilecekleriniz belli. Zorladığınızda birçok etken çıkıyor karşınıza. Yani seçimler çok şey fakat her şey değil.

Klasik laf olarak görülür, “Bu sefer ki seçim çok önemli” sözü. Doğrudur. Klişedir. Siyasi partiler, siyasetçiler, bürokratlar için her seçim hayatidir. Çünkü iktidarlar değişir, kadrolar değişir, her iktidar değişimi kendi sosyolojisini kendi ekonomisini kendi kültürünü oluşturur. Devletin işleyişini, devletin bekasını değiştirmez. Ona seçimle izin verildiği nadir görülür dünyada.

Durum bu iken değişimin dönüşümün gerçekleşmesi için de yine seçime ihtiyaç vardır. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde seçimlerle değişimin yaşandığı ender dönemler vardır.

Şu unutulmamalıdır. Her ülkede yapılan seçimler kendi içindeki bir kan tazelemesi, vatandaşın iradesinin tecellisidir. Bunun yanında her ülkede yapılan seçim bir başka ülkenin, devletin ilgi alanına da girer. Bu kuraldır. ABD içinde, İngiltere içinde, Fransa, Almanya için de geçerlidir. İlgi ve menfaat dereceleri oranında bir ülkede yapılan seçimler dışarıdan mutlaka müdahaleye muhatap olur. Tıpkı halen tartışılan Trump’ın seçiminde Rusya etkisi gibi. Veya Türkiye’nin referandumuna Avrupa’nın müdahalesi, Türkiye’nin Almanya, ABD, Hollanda seçimlerine etkisi gibi.

Tabiatı ile 24 Haziran seçimlerinde de menfaatleri doğrultusunda ABD başta olmak üzere Rusya, İngiltere, AB ülkeleri, Çin, İran ve menfaatine uygun her ülkenin etki düşüncesi olacaktır. Sanmayın ki bu etki elemanları ile olacak. Etki bazen açıklamalarla bazen irtibatta oldukları ile bazen ekonomik, bazen sosyal kanallarla gerçekleşir.

Şimdi ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün Seçim kararının Meclis’te ittifakla alınmasının ardından “OHAL şartlarında seçime gidilmesinden endişe” duyması, AB Parlamenterler Asamble sini’nin seçimlerin ertelenmesini istemesini nasıl okuyacağız. Muhalefeti ile iktidarı ile ittifakla seçim kararı alınmış bir ülkenin OHAL şartlarında ki seçimin derdi-tasası ABD’ye AB’ye düşmüş.

Evet, bu seçim iç ve dış güç odaklarının en yüksek perdenden müdahale edeceği bir seçimdir. Çünkü hakikaten diğer seçimlerden farklıdır. Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin inşası seçimidir. Bu seçim sonuçları Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin kurumsallaşmasında çalışacak kadroların tercihi seçimidir. Yürütme, yargı ve yasamanın yeniden kuruluşunun seçimidir. Bu seçim yamalı bohçaya dönen Anayasa’nın yeniden yazılmasının önünü açacak seçimdir. Bu seçim 2023 vizyonunu belirleyecek seçimdir.

Bu seçimde gösterilecek adayların tepsinde iç ve dış güç odaklarının etkisinin mutlaka ve mutlaka minimize edilmesi gerekmektedir. Bunu sadece bir siyasi parti için ifade etmiyorum. Her siyasi parti için söylüyorum. Seçim kararının alınmasındaki ittifak gibi bütün siyasi partilerin yasama organına göndereceği temsilcileri hem uluslar arası boyuttan, hem iç dengelerden arındırılmış, sadece ve sadece millete dayanmış kadrolardan oluşmak zorundadır. Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin sağlam bir kurumsallaşmaya gidebilmesi, hem ABD’nin Başkanlık Sisteminden, hem İngiliz sisteminden, hem Fransız, Alman sisteminden daha iyi ve daha güçlü bir yapının inşası için bu gereklidir.

Artık kuvvetler ayrılığı ve kuvvetler dengesinin kurulması için bu seçim milat olacak. Herkes üzerine düşeni yapması gereken bir döneme geçmek gerekir.

Yasama kuralları koyacak, yürütme uygulayacak, yargı uygun ve hakkaniyetle uygulandığını denetleyecek. Milletvekilleri asıl işleri olan yasamayı bırakıp yürütmenin koridorlarında tayin terfi, iş takip için dolaşmasın. İlinin, ilçesinin, ülkesinin daha güzel hizmet verilmesi için en iyi kanun, en iyi yasa nasıl çıkarılır onun için uğraşsın, yürütme, çıkarılan yasalar ve kurallarla nasıl görevleri yerine getirir onunla uğraşsın, yargı toplum arasındaki adaletsizlikler nasıl giderilir onunla uğraşsın. Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile örnek bir devlet yönetimi de kurulabilir, Latin Amerika tipi garabet bir yönetim modeli de kurulabilir. İşte bu seçim bunun karar seçimdir.

Cuma’nın hayrı üzerinize olsun…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.