Bu aziz milletin iki sene evvel yazdığı 15 Temmuz Destanı’nı coşkuyla idrak ederken…

Başkan Erdoğan’ın çarpıcı konuşmasındaki bir cümlenin yanına, bir büyük yıldız koyduk.

Diyor ki Sayın Devlet Başkanı:

“İnşallah ülkemizde artık darbe defterini bir daha açılmamak üzere kapattık!..”

Sayın Erdoğan’ın böylesine iddialı bir tespitte bulunmasının sağlam temelleri var elbet.

Son 16 yıl ve öncesi…

Türkiye, Merhum Özal’ın, o güç koşullarda, darbeci Kenan Evren’i mahir çalımlarla devre dışına itmesinden bu yana mesafe kat ediyor…

Merhum Erbakan da, darbecilerin “pillerini” epeyce tüketti, özellikle Refah Partili yıllarda.

Rahmetli’nin o müthiş fıkrasını işitmişsinizdir:

-Köylünün biri, gecenin bir vakti, ağzında yanmayan bir sigara ile yürürken, giyim kuşamından “şehirli” olduğu anlaşılan bir zatın elinde “fener”, yaklaştığını görmüş.

Adam iyice yaklaştığında, “Efendi” demiş.

“Şu el fenerini bir verir misin hele!”

Şehirli biraz tereddüt ettikten sonra uzatmış feneri.

Köylü, el fenerini şehirlinin şaşkın bakışları arasında sigarasına tutmuş…

Epeyce zaman böyle, sigaranın yanmasını beklerken…

Şehirli dayanamamış:

“Be hey şaşkın, hiç el feneri ile sigara yanar mı?”

Köylü duymazdan gelerek devam etmiş feneri sigarasına tutmaya.

Şehirli iyice kızmış…

“Be adam, sabaha kadar uğraşsan yanmaz böyle sigaran!”

Köylü yine aldırmaz hallerde…

Şehirli iyice patlamış;

“Yanmaz dedim sana, yanmaz be adam!”

Köylü…

Karşısındakinin iyice küplere bindiğini görünce…

“Ben de biliyorum el feneri ile sigaranın yanmayacağını…” demiş…

Ve eklemiş:

“Benim maksadım, senin pilini bitirmek!”

Evet, Rahmetli Erbakan Hoca bu müthiş fıkrayı boşuna anlatmazdı elbet.

Bir “mesaj” verirdi:

“Bizim devr-i iktidarımızda bu işin tamamlanamayacağını biliriz elbet, biliriz de…

Devam ederiz ki, darbecilerin pilleri bite!”

Rahmetli Muhsin Başkan…

Sütü bozuk 28 Şubat darbecilerinin, “brifingli medya” üzerinden pompaladığı “Türkiye, İran olma yolunda” yaygaralarına cevap verirken kullandığı şu cümle:

“Türkiye İran olmayacak fakat Türkiye’nin Suriye olmasına da biz müsaade etmeyeceğiz!..”

 Bu müthiş “mesaj”ın ne sağlam bir idrak kalesine yaslandığını bugün çok daha net bir şekilde görebiliyoruz değil mi?..

“Büyük Dâvâ Adamı Muhsin Başkan”ın aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyor ve bu vesileyle, bir kez daha “Aydınlatın artık cinayetin perde arkasını” diyoruz ilgililere!..

Rahmetli Hasan Celal Güzel, Rahmetli Tank Hasan

O da bu yolun mübarek önderlerinden…

Batı Çalışma Grubu denilen illegal oluşumu yerle bir eden oydu.

Bu Büyük Dâvâ Adamı’nın kıymeti ne kadar bilindi, içimizde yara.

Rahmetli Özal, Rahmetli Erbakan, Rahmetli Muhsin Başkan, Rahmetli Hasan Celal Güzel, Sayın Erdoğan ve bu yolda mücadele veren daha ne kadar vatan evlâdı varsa…

Allah hepsinden razı olsun.

15 Temmuz Destanı, uzun yıllara yayılan büyük mücadelelerin semeresidir…

Allah, o gece memleketini savunmak için sokağa çıkan bütün vatan evlâtlarının mekânlarını Cennet eylesin.

Çok önemli mesafeler aldık, son 16 yılın bütün aşamalarında, “farklı ideolojik-dini kisvelerle” karşımıza çıkan darbecilere epeyce zemin kaybettirdik.

Başkanlık Sistemi, darbecilere bir büyük darbe oldu, inşallah onun da müspet sonuçlarını göreceğiz.

Bugün ümitlerle doluyuz.

Bununla birlikte, “darbe defterini bir daha açılmamak üzere kapattık” noktasına, 2023 hedeflerini tam olarak gerçekleştirdiğimizde gelebileceğimizi düşünüyoruz.

Özellikle, kültür ve eğitim alanlarında, ruhunu İslam’dan alan Selçuklu-Osmanlı medeniyetlerinin miraslarını, “Yeni Cumhuriyet”e taşıyabilir…

Kökü Anadolu’da, dalları kâinatın her noktasında olan bir “yeni model”i hayata geçirebilirsek…

İşte o vakit, şöyle, rahat rahaaat “Defter tamamen kapandı!” diyebileceğiz.

Anne ve babalar olarak, çocuklarımıza verilen eğitim için “Hah işte, bu!” diyebildiğimiz an!..

Bugün…

Türkiye’de yeni bir darbeyi tezgahlamaktan hiçbir vakit vazgeçmeyeceklerini bildiğimiz “FETÖ-PKK-28 Şubat” destekçisi nice “Büyük” Devlet varken…

Nefret söylemlerini memleketin her köşesine yaymaya çalışan hastalıklı kafalar bu kadar yaygınlık kazanmışken…

Çağdaş Devrim Yobazları (Sayın Sadık Albayrak’ın bir kitabına verdiği isim), 27 Mayısların yıl dönümlerinde, “Menderes ve diğerleri başlarına gelenleri hak ettiler!” yollu rezil mesajlar paylaşmaya hâlâ cür’et edebiliyorken…

“Kültürel İktidar”ın hâlâ milletin eline geçmediğini gösteren nice olay yaşıyorken…

“Darbe defterini bir daha açılmamak üzere kapattık!” diyemiyorum da…

“Bu yolda çok ama çok önemli mesafeler aldık!” diyebiliyorum.

Her birimizin üzerine düşen görevler olduğunu unutmayalım…

Üzerime düşenin bir kısmını yerine getirebilmek için…

Bundan sonra, -özellikle- Milli Eğitim Bakanlığı’nı ve Hayırlı Olsun dileğinde bulunduğum yeni Bakanımız Sayın Ziya Selçuk Hoca’yı çok yakın takibe alacağımı ifade ediyorum.

Bugüne kadar birlikte görev yaptığı dostlarımız, ondan ders alan talebe kardeşlerimiz hakkında övgü dolu ifadeler kullandılar genellikle.

Tabii, Bakanlık bambaşka bir mevki.

Sorumluluğu çok daha ağır.

 “Milli Eğitim ve Kültür Bakanlıkları”nı yönetmek gerçekten çok zor.

İçerilerde “kesif” çekişmeler var.

Öte yandan, buralarda istifade edilebilecek çok kıymetli bürokratların olduğunu da biliyoruz.

Hepsini yakın takipte tutmaya çalışacağız kısmetse.

Yazılarımızda “eğitim ve kültür”ün payı az değildi ama bundan sonra oran iyice artacak kısmetse.

Şart bu!..

DÜNYA KUPASI’NDAN ÇIKAN MESAJLAR

1- Neymar, Ronaldo, Messi gibi “Büyük Yıldızlara” bel bağlayan ekipler neticeye ulaşamadı. “Takım Oyunu”na yönelenler başarılı oldu.

2- İlk dört Avrupalıydı; Avrupa daha çok “sistem”, Güney Amerika ve diğerleri ise daha çok “yetenek” üzerinde durur. Kazanan “sistem”e ağırlık veren ülkeler oldu. Almanya istisnai misal.

3- Milli takımımızın olamadığı bir ortamda bizi temsil eden Cüneyt Çakır ve arkadaşlarına öylesine toplu “yüklenişler” oldu ki içeride…Almamız gereken mesafenin ne kadar uzun olduğunu bir kez daha idrak ettik.

TARİKAT/CEMAAT GERÇEĞİ

Meslektaşımız Sayın Şükrü Kanber, Rahmetli Prof.Dr. M. Esad Coşan’ın “tavsiyelerinden” bir demeti   “Tam vaktidir!” diyerek göndermiş…

Geniş bir özeti dikkatlerinize arz ediyorum:

“İslam'da cemaatle beraber olunması tavsiye edilir. Cemaatle beraber olmak ‘Hak’la’, ‘hakikatle’ beraber olmaktır!

Bugün maalesef tüm İslâm âlemi emperyalist güçlerin sultası altındadır. Kuş uçurtmaz, takip ederler... Hem de kendisi takip etmez... Amerika seni John'la takip etmez, Smith'le takip etmez. Adı senin benim gibi olan Müslümanla takip eder; canına okur. O milletin içinden çıkmış hain vasıtasıyla takip eder ve millete en büyük zararı, kendi içinden çıkmış insanlara yaptırır. Parayla satın alır, ajan edinir ve öyle kullanır.

Herkese ajan demiyoruz; metot bilmediğinden, ilimden uzak olduğundan emperyalist onu kullanır, fark etmez. Sahte bir takım organizasyonlar var, topluyorlar insanları etraflarında, ondan sonra onları toptan satıyorlar! Götürüyor, olmadık yere bağlıyor... Mü'min feraset gözüyle bunları anlayabilmeli. Hizmet ediyorum diyen insanları, organizasyonları irfan teraziniz ile tartın!

Böyle birtakım insanlara, organizasyonlara körü körüne bağlanmayın! Her birinize istiklâl tavsiye ediyorum. Hür olun, hizmeti kendiniz tespit edin, yapmaya çalışın!

Müsaadeli, ağabeyli, bilmem neyli hizmet olmaz... Tâbî olmayın kimseye!

Bana da tabi olmayın!

Bana tabi olursanız, beni sıkıştırırlar. Ondan sonra,

‘Sen bu adamlarına şöyle yap!’ derler.

İslâm'a, Allah'ın emrine tabi olun!

Allah'ın dinine hizmet edin!

Tek başınıza olsanız da, hakla beraber olun!

O zaman İslâm kalkınır; başka türlü kalkınamaz!

‘Aa, efendim, dirlik, düzenlik, birlik, beraberlik, organizasyon bozulmasın’ diyorlar.

‘Her biriniz İslâm için, kendinizin dünyada kalmış tek adam olduğunuzu düşünün. Ama senin gibi aynı hedefe yürüyen başka insanlar varsa; onlarla da işbirliği yap! Yapmıyorsa, silkele at be!

Sen onu sırtında taşımak zorunda mısın?

Beni sırtında taşımak zorunda mısın?

Kimse kimseye hürriyetini vermesin!

Hürriyet aziz şeydir. İnsan, ancak Allah'a kul olur.

Allahım! Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz!.."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Nizamettin Duran 2018-07-17 12:03:35

Eline sağlık Serdar Bey böylesine derleyici toparlayıcı analizlere ihtiyaç var güzel bir yazı olmuş

Avatar
Sinan Şahin 2018-07-17 10:03:39

Tebrikler. Hakikatin sesi oluyorsunuz

Avatar
RAMAZAN KOÇ 2018-07-17 23:00:47

habi̇rde ülkücülerden bahset onlar olasaydi eni̇n saydiklarin esamesi̇ bi̇le okunmazdi Allahtan kork 99 da bahçeli̇ye ne çekti̇rdi̇ler şi̇mdi̇ bahçeli̇ ne yapiyor onu yeti̇şti̇ren başbu vardi her zaman şi̇