Başbakan Binali Yıldırım, AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı’nın "28 Şubat Darbesi: İnsan Haklarına Balans Ayarı" adlı etkinliğinde dedi ki:

“Bin yıl süreceği söylenen darbeleri, milletten güç alarak tarihin çöplüğüne attık!..”

Bu cümledeki “hükme” katılır mısınız?..

AK Parti iktidarı ile geçirdiğimiz yıllar boyunca, darbeci zihniyetin önemli mevziler kaybettiği ortadadır.

‘Aziz Milletimiz’in Sayın Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde yazdığı 15 Temmuz Destanı, “işbirlikçi zorbalar” açısından önemli ölçüde “caydırıcı” olacaktır.

Milyonlarca vatan evlâdı, iradesine sahip çıkma azminde olduğunu, bu uğurda can vermekten kaçınmayacağını ortaya koymuştur.

Toplumumuz dün olduğundan çok daha uyanık, çok daha cesur, çok daha kararlıdır.

Lâkin ben…

“1000 yıl süreceği söylenen darbelerin tarihin çöplüğüne atıldığı”, bir daha böyle bir şeyin asla vuku bulmayacağı noktasında kesin kanaat sahibi olabilmiş değilim.

Ümitliyim ama “emin” değilim.

Nicelerinin, “Bu alçaklarla uğraşma, başın fena halde belâya girecek” diyerek “dost uyarılarında” bulunduğu bir süreçte, 28 Şubat diktatörlerine meydan okumaya çalışmış…

Bundan dolayı başı fena halde belâya girmiş bir vatan evlâdı olarak, “darbelerin tarihin çöplüğüne atılmasını” ne denli arzuladığımı tahmin edersiniz…

Böyle olmasını çok istiyorum…

Böyle olması için de elimden geldiğince gayret ediyorum…

Ancak…

Şöyle…

Arkama yaslanarak…

“Darbeler tamamen tarihin çöplüğüne atılmıştır!..” diyemiyorum…

Bunu diyebilmem için…

Öncelikle…

“Siyasi İktidar”a sahip olan bu aziz milletin, “Kültürel İktidar”a da ulaştığını görmem gerekiyor.

Yani…

Eğitimde çok iyi bir noktaya gelmiş olacağız; “Milletin Okulları, Milletin Üniversiteleri” çok daha güçlü olacak…

Milletin öğretmenleri, milletin akademisyenleri “Eğitime Hâkim” olacak!..

“İhanet Bildirileri”nin büyük bir cüretle yayınlandığı bir vasatta, yerlilik ve millilik iddiasındaki “Akademisyen, Hukukçu Sivil Toplum Örgütlerimiz”” neredeyse suskun kalıyorlarsa…

Vatanseverler, “hainler” kadar “atak” olamıyorlarsa…

Alınması gereken çok mesafe var demektir!..

Hiç yapılmıyor demiyorum, bir şeyler yapılıyor elbet…

Yapılıyor ama…

“Diğerleri” çok daha atak, çok daha kararlı, çok daha heyecanlı ve çok daha cesur…

Ben böyle görüyorum…

 “Yanlış” diyebilirsiniz, “abarttın” diyebilirsiniz…

Boynum kıldan ince!..

Bir “farklı” ses…

“Yerli ve Milli”ler “tek tip” olacak değil ya…

Devam edelim müsaadenizle:

 “Kültürel İktidar”ın tezahürleri…

Mesela, medya…

Bizim alan!..

28 Şubat Zihniyeti’nin “Amiral Gemisi” malûm,  O  gazete!..

Bugün de…

En büyük, en etkili, en dikkate alınır gazete!..

Öyle mi, değil mi?..

Bunu kabullenmek ağır geliyor ama…

Gerçek bu!..

Ve ne yazık ki…

Birçok kardeşimin “bunların televizyonlarını” izlediğini görüyorum…

İşi çok iyi biliyor adamlar!..

Tartışma programlarına öyle bir kıvam veriyorlar ki…

“Yerli ve Milli” kanadı temsilen, ağırlıklı olarak “renksiz” kişileri davet ederken, “karşı tarafa” hep, “deve dişi” gibi adamları yerleştiriyorlar!..

Görünüşte “ikiye iki, üçe üç” ama, gerçekte öyle değil.

Yerli ve Milli Takım” çoğu programda “altta kalıyor…”

Ve…

“Tartışma” izlemek isteyen…

Maalesef o kanallara gidiyor!..

“Algı!”

Maalesef “algı”“Yerli ve Milli” olanlar değil, değerlerimizi hedef alanlar şekillendiriyor…

Türkiye, demokrasinin olmadığı, hukukun askıya alındığı, bütün muhaliflerin içeri atıldığı “Nazi Ülkesi” gibi gösteriliyor…

Adamlar hem saldırıyor, hem hakaret ediyor, iftira atıyor…

Hem de “Yavuz Hırsız” misali, üste çıkıyorlar!

 “Yerli ve Milli” cenah ise…

Bu iftiracılara, sadece “kendilerinin” izlediği, okuduğu mecralardan cevap yetiştirmeye…

“Savunmaya” çalışıyor!..

Böyle olunca da…

Yalanlar doğruları, iftiralar gerçekleri bastırıyor!..

İlk defa oy kullanacak genç” bu atmosferde yetişiyor…

“Eğitim” demiştik…

Okullarımızda “gerçeği” arama ve öğretme çabası pek yok; çocuklarımız oralarda da -genellikle- “zararlı ürünlerle” besleniyor!..

“Kültürel İktidar” dedim ya…

Bana…

“Yerli ve Milli Kadroların”…

Diyelim ki…

“Sinema ve Tiyatro” alanlarında yetiştirdiği ve kıymetini bildiği “yüz sanatçı” sayabilecek olan var mı?

Vazgeçtim, 50!..

Var mı?..

“Yetiştirdiği ve kıymetini bildiği” diyorum, dikkat lütfen!..

Bunca milyon arasından…

Sadece 50 isim…

Var mı?..

Sosyal medyaya bakın; oradaki “Yerli ve Milli” unsurlar maalesef çok yetersiz…

Bu mecra, algıyı şekillendirme noktasında çok mühim ama maalesef, burada da büyük eksiklikler var…

Yurt dışındaki “tanıtım” faaliyetlerimiz de son derece yetersiz…

Düğün salonlarında filan, “taraftarları” toplayıp, “zaten bilenlere” Yeni Türkiye’yi anlatmanın ötesine geçilmeli…

Tabii…

Bunun için de “Kültürel İktidar” lâzım…

Bu kardeşiniz nice yazısında, “Siyasi İktidar” ile “Kültürel İktidar” arasındaki farkları gündeme getirmiş…

Ve…

“Kültürel İktidar”a yaslanmayan “Siyasi İktidar”ın kalıcı olmakta zorlanacağına vurgu yapmıştır…

Bundan dolayı da, “kraldan fazla kralcı” kesilen nice “soytarı” tarafından hedef alınmıştır…

Neyse ki…

Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, Mayıs 2017’de, " Siyasi olarak iktidar olmak başka bir şeydir, sosyal ve kültürel iktidar ise başka bir şeydir. Biz 14 yıldır kesintisiz iktidarız. Ama hâlâ sosyal ve kültürel iktidarımız konusunda sıkıntılarımız var!" demek suretiyle, tespitlerimizin ne kadar isabetli olduğunu ortaya koymuş…

“Goygoycu” soytarılara gereken dersi vermiştir!..

Şimdi…

Yazıyı daha fazla uzatmadan başa dönelim:

Sayın Başbakan, ““Bin yıl süreceği söylenen darbeleri, milletten güç alarak tarihin çöplüğüne attık!..” dedi ya…

Ben…

“Henüz değil!” diyorum…

“Bu olacak inşallah ama henüz o noktada değiliz!”

Siyasi iktidarın üzerine ne vakit sosyal ve kültürel iktidar eklenir…

O vakit “darbelerin tarihin çöplüğüne atıldığından” emin oluruz!

Şimdi…

Bunları plânlayabilecek durumda değiliz maalesef…

Zorlu bir seçim takvimi var önümüzde…

Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın omuzlarında ilerlemeye çalışan ülkemiz, bu süreçten “Yüz AK’ı ile çıkmaya mecbur.

Sonra…

Bir “sistem” ülkesi haline gelmeye çalışacağız…

Bir “sistem” kurmaya…              

Ve…

“Sosyal ve Kültürel İktidarı” millete vermeye…

 “Darbeler çöplüğe atılmış” değil henüz…

Atılacak inşallah.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Bayram 2018-03-02 18:02:17

Abi Allah razı olsun senden çok güzel bi yazı olmuş .fakat yarası kapanmayan kardeşlerimiz hala var öğrenciler öğretmenler mahkümlar var Sn Cumhurbaşkanımızın sayesınde işlerine iade edilipte haklarını alamayanlar var lütfen abi bu mağdurlukları dile getir onca yıl bu umutla yaşıyan insanlar var kimse senin kadar ilgilenmedi bu insanlarla 2 hafta önce meclise gelen mağdurlarla bi sen ilgilendin haber yaptın Rabbim gönlüne göre versin iyiki varsın

Avatar
Metin Aktaş 2018-03-02 18:44:39

Başörtüsü için okulunu, mesleğini,işini bırakan bir nesilden, erkeklerin omuzuna çıkan başörtülü bir nesile donustugumuze göre 28 Şubat amacına ulaşmış demektir.bunun için 28 Şubat zihniyetinin başta olmasına gerek yok,sokakta,dolmusta, vapurda o zihniyetin amacına ulaştığını gayet rahat görüyoruz

Avatar
Millet 2018-03-02 21:59:45

Sayin yazar önümüzdeki seçimlerde en az sayin cumhur başkani kadar yürekli vekillere ihtiyaç var bence ak parti ona göre yola çikmasi lazim ak parti içinde bir elin sayisi kadar kişi var ama bu yeterli degil

Avatar
Sedat yüce 2018-03-03 00:05:30

Serdar bey güzel yazı olmuş emeğinize sağlık . Evet bu ülke zulum yaşadı gerek28 şubatla gerek15 temmuzla Allah hakkımızı koymasın bu zülmü bize yaşatanlara . Yaraları gerçekten kapanmadı halada o dönemden kalma yaraları var bu asil milletin .Bende 28şubat mağdurlarından biriyim işimden ettiler beni çok zor dönemler yaşadım şeytana uydum Allah beni affetsin beni canıma kıymaya kalkıştım gücüm kalmamıştı evime ekmek alamıyodum çok zordönemler yaşadım anlatınca bile gözlerim doluyor.Cumhurbaşkanımızın sayesinde işime döndüm Allah onu başımızdan eksik etmesin FaKAT SADECE İŞİME DÖNDÜM BEN VE BİR GRUP ARKADAŞIM HİÇ BİR HAKKIMIZI ALAMADIK GEÇEN TOPLANIP MECLİSE GELDİK SAOLLUN SİZ BİZLE İLGİLENDİNİZ KEŞKE VEKİLLERİMİZDE SİZİN KADAR BİZİ DÜŞÜNSE BİR AN ÖNCE ÇALIŞMALARA BAŞLASA İNŞALLAH TEZ ZAMANDA HAK YERİNİ BULUR .İYİKİ VARSINIZ ANCA SİZ DUYURUYOSUNUZ BİZİM SESİMİZİ RABBİM YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN

Avatar
hikmet zafer 2018-03-03 00:43:21

25 yıldır milli görüş çüolarak refahı,fazileti,ak partiyi destekledik ama gel görki ne yerel negenel erklerden sahiplenilmedik.biz davamız davamız dedik hep fedakarlık yaptık,şahsi menfaat için yalakalık yapmadık.bir zamanlar cemaat denilenin alt tabakasıyla temaslarımız oldu diye fetö ilan edildik.başımıza en acı felaketler geldi dost bildiğimiz oy verdiğimiz teşkilatımız bizi ne gördü ne duydu,kendi evlatlarını harcayan babalar oldu maalesef.iktidardan düşmeyinceye kadarda farkına varamayacaklar yaptıkları zülüme.

banner624