Güzeli çirkini, erkeği bayanı, uzunu kısası…

Yaşlısı genci, fakiri zengini, siyahı beyazı…

Yok, “delikanlı” olmanın!..

Ne güzel bir kavram:

“Delikanlı Adam”

Kim mi?..

Nasıl mı?..

Etrafta çok var mı?..

Bir bakmalı:

Delikanlı Adam;

Doğruluktan, dürüstlükten sapmaz!..

Delikanlı Adam;

En azılı düşmanına bile iftira atmaz!..

Delikanlı Adam;

Helâl ve harama çok dikkat eder, hakkı olmayanı cebe atmaz!..

Delikanlı Adam;                                  

Kitaba uyar, kitabına uydurmaz…Kabahatine kılıf aramaz!..

Delikanlı Adam;                                  

“Yanlışa doğru, doğruya yanlış” demez, bilerek hataya bulaşmaz!..

Delikanlı Adam;

“Göz kapakları”nı da tesettürden bilir, kimsenin namusuna yan gözle bakmaz!..

Delikanlı Adam;

“Bir fincan kahvenin hatırını”namusu beller, anılarını satmaz!..

Delikanlı Adam;

“Risk” almasını bilir, “dâvâsı” için bedel ödemekten korkmaz!..

Delikanlı Adam;

İçkinin, sigaranın, uyuşturucunun, vesairenin kölesi olmaz… Varsa bir sıkıntı, çaresini aramaktan da korkmaz!..

Delikanlı Adam;

Acizlere, zayıflara düşkünlere el uzatır, asla el kaldırmaz!..

Delikanlı Adam;

İnsana, hayvana, bitkiye, havaya, suya, toprağa zulmetmez!..

Delikanlı Adam;

Gereği neyse “görev bilir”ve yapar, görev beklemez!..

Delikanlı adam,

“Gelene ağam gidene paşam” demez ve mazlumakimlik sormaz!..

Delikanlı Adam;

“Haysiyetlidir” elbet ve kalbinde kibir tutmaz!..

Delikanlı Adam;

“Emanet”e hıyanet etmez…İsrafın vecimriliğin“emanete hıyanet”olduğunu bilir, israf etmeden yer ve içer, yedirir ve içirir!..

Delikanlı Adam;

Dedikodu yapmaz… Gıybet ve iftira, O’nun kitabında yazmaz!..

Delikanlı Adam;

Yalakalık yapmaz, menfaat için takla atmaz!..

Delikanlı Adam;

 Açık konuşur, yeri geldiği vakit de keskin konuşur!..

Delikanlı Adam;

Çalışır, didinir, alın terini siler, “Takdir”e razı olur!..

Delikanlı Adam;

 “Hırs” yapmaz, kendisine yer açmak için “ayak” kaydırmaz, kaydırmaya çalışana göz yummaz!..

Delikanlı Adam;

Efendidir, kabadayılık taslamaz!

Delikanlı Adam;

Temizdir, kendisine ‘iyi’ bakar.. Çöpünü sokağa atmaz, kaldırımlara yollara tükürmez!..

Delikanlı Adam;

Etrafa saygılıdır, gürültü etmez, yataktaki hastanın, beşikteki yavrunun huzurunu kaçırmaz!..

Delikanlı Adam;

Trafikte canavar kesilmez, pislik yapmaz, hayatları tehlikeye atmaz, çok gerekmedikçe korna çalmaz!..

Delikanlı Adam;

Az konuşur ve az yer, etrafına ve vücuduna zulmetmez!..

Delikanlı Adam;

Sık sık helâllik istemekten, özürdilemekten çekinmez!..

Delikanlı Adam;

“Allah nasip etti.” der…

“Ben yaptım!” demez!..

“Kültür” İçin Ayırdığı Payı DURMADAN Arttırıyor!..

Dış Politika Uzmanı Mehmet Koç, İran Kültür Bakanlığı bünyesine alınan kurumlardan bazıları için 2018 bütçesinden ayrılan kaynaklarda %10 ile %20 arasında artışlar yapıldığını belirtiyor.

Hangi kurum için ne kadar kaynak ayırmışlar?..

Sayın Koç’un “Rakam Tarzı”na dokunmadan aktaralım:

1- İslami Tebliğ Teşkilatı: 124 milyon $

2- Dini Eğitim Yüksek Konseyi (Medreseler): 127.558.000 $

3- İslami Kültür ve İletişim Teşkilatı: 95.657.000 $

4- Vakıflar ve Hayır İşleri Kurumu: 115.423.000 $

5- Camiatü’l Mustafa el-Alemiyye (yurtiçi ve yurtdışında yabancı öğrencilere dini eğitim veren kurum): 87 milyon $

6- Devrim Rehberi’nin Üniversitelerdeki Temsilcilikleri: 40.000.000 $

7- İmam Humeyni’nin Eserlerini Düzenleme ve Yayımlama Müessesi:

8- İran Radyo ve Televizyon Kurumu: 435 milyon $...

İran, içinde bulunduğu şartlar ne olursa olsun, “Kültür” işini asla ihmal etmiyor.

Ülkenin elitleri,  “medya”nın özellikle de  “sosyal medya”nın ne kadar etkin bir güç olduğunun da bilincinde…

“Yerli ve Milli Sosyal Medya” oluşturmak için ciddi çalışmalar yürütüyorlar.

İran'ın önde gelen mollalarından Ayetullah Ahmed Hatemi, rejim karşıtı protestolardan sosyal medyayı sorumlu tutarak, Tahran'ın, kendi 'yerli ve milli' sosyal medya uygulamalarını geliştirebilmek için daha hızlı hareket etmesi gerektiğini söyledi son olarak.

Ülkenin “eğitim, kültür ve sanat” faaliyetlerine çok önem verdiğini, gençlerini “test ile tost” arasına sıkıştırmadığını…

Aile yapısını bozmayı hedefleyen “diziler”e geçit vermediğini…

İyi veya değil; bir “sistem”e sahip olduğunu…

Bu sistemin “Milli İstihbarat”ı da güçlü kıldığını…

Vesaire…

Bunları görüyor…

Ve…

İran Rejimi’nin kısa veya orta vadede yıkılabileceği yönündeki öngörülere katılmadığımı ifade ediyorum!

“Eğitim ve Kültür” ayakta kalabilmenin anahtarı.

Buraları “sağlam” tutan, ayakta kalır ve yoluna devam eder.

Biz de İnşallah…

Eğitim ve Kültür alanlarında “sağlam” atılımlara ve yatırımlara imza atmak suretiyle, “Yeni Türkiye”yi kuracağız.

O, İran’a benzemeyecek, ABD’ye ve diğerlerine de benzemeyecek.

O “Anadolu Modeli” olacak!..

“Yerli ve Milli”…

İnşallah!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2018-01-06 21:00:18

yazıyı okurken babam aklıma geldi. i̇mam hatip okuluna başlarken yazarımızın bahsettiği konularda bana nasihat etmişti. Allah im hayırlı ömürler versin babama ( aileme). yazarımız mehmet emin uludag bey'in 30 aralık 2017 tarihli yazısı " niçin okumuyoruz" adlı yazıyı okumanızı tavsiye ederim. i̇nsAllah anadolu modeli ortaya çıkar.

Avatar
aliosman göleç 2018-01-07 22:17:40

Allah senden razı olsun sana güveniyoruz Allah seni sıratımstekımden ayımasın amin

banner624