08 Eylül 2017 Cuma 16:45
Üçüncü Dünya Savaşı ve dördüncü nesil psikolojik harp unsurları

Adama 3. Dünya savaşı deyince cepheye yatmış TÜFEKLİ asker arıyor gözleri.

İyi de artık 4. Nesil psikolojik ve stratejik harp unsurları ile yapılıyor savaşlar.

Birileri çıkıp dese ki evlatların kendi kalesine gol atacak, kendi devletine düşman olacak ama bundan haberi bile olmayacak hadi oradan deriz… Hadi oradan.

Ben diyor ve ispat da ediyorum buyrun;

70'li yıllarda büyük pizza firmalarının Türkiye'ye girdiğini ve pazar payı bulamayıp hepsinin kapatıp gittiğini ve bundan 25-30 yıl kadar sonra tekrar ama bu kez büyük bir ihtişam ve pazar payı ile giriş yaptığını hepiniz bilirsiniz sanırım.

Bu 25-30 yıl arada bu milleti kendi geleneklerinde bulunan börek, pide ve Lahmacundan soğutup pizzayı sevdiren ve bir prestij gibi gösteren psikolojik harp unsuru hepimizin (ben yaşlarda olan) çocukluğuna yer etmiş olan Ninja kaplumbağalardır.

Evet bazen bir reklam bazen bir komedi bazen çizgi film veya bir dizi bazen satın alınmış akademisyen, bazen sosyal medyada bir fenomen düşmanın üzerimize saldığı 4. Nesil psikolojik bir harp unsurudur.

Bir şeyleri parlatır bir şeylerden soğuturlar bizleri…

Siz eğer o çizgi film veya dizilerin ya da reklamların metinlerinin kaç psikoloğun elinden geçip kaç hipnotik telkinle süslendiğini bilseydiniz evinize tv sokmazdınız belki.

Veya mesela sadece İngiltere'ye bağlı yaklaşık 30.000 personeli olan sosyal medya tugayları olduğunu bilseydiniz, ismi ve cismi itibariyle reel olmayan kimseyi takip etmezdiniz belki.

Nasıl yani komedyenler bir harp unsuru mu? 

Bundan 10 yıl önce bunu dediğimde Bırak kardeşim diyenlerin oranı yüzde 95'in üstündeydi. 
Oysa çocuklarımıza ŞABAN ismi veremememizin sebebi de Osmanlıca'nın o muhteşem nezih ve kibar ve belâgatli dilinden soğumamızın da en büyük nedeni bunlarla alay eden ve ettiren Kemal Sunal filmleridir. 

Ne yani Levent Kırca, Zeki Alasya, İlyas Salman gibilerinin sadece birer komedyen olduğunu mu düşünüyorsunuz? 

Düşmanlarımızın istediği fikirleri empoze etmede bir harp unsurunun en perdeli hali komedyenlerdir.

Reklamlar veya çizgi filmlerin ya da dizilerin ideolojik tahrip aleti olmakla harp unsuru vazifesi gördüğünü, toplumun temel taşı olan aile yapısına saldırdığını, kadını sadece bir meta olarak kullandığını ve gösterdiğini, ahlaki değerlerimizi tahrif ettiklerini tek tek örneklendirmeye gerek yok sanırım.

Mesela hiç kimse bir traktör tekeri reklamında yarı çıplak teşhir edilen bir kadını açıklayamaz ama kadını bu kadar değersizleştiren ve et parçası muamelesi yapan bu zihniyet taciz ve tecavüz vakalarında en çok sesi çıkanlardır ve bu çelişki de aynı amaca hizmet eder aslında. 

Mesela hiç bir dizi kahramanı fakir değildir, fakir birileri varsa hırsızlık yapmak veya yalan söylemek, birilerini dolandırmak zorundadır. İyi birileri varsa başı beladan çıkmaz bir türlü. 

Daha çok örnekler verebiliriz lakin kısa keselim ki uzun yazılar okumayı sevmeyen bu nesli de bu harp unsurları inşa etti. 

Bir milletin dilini, dinini, ahlaki değerlerini tahrip ederseniz zaten iş cepheye varmaz, ya bir ittihad Terakki çıkar veya bir Gezi olur da tahta kurusu gibi içeriden yaşanan çürüme dağıtır düşmanları.

Yüzyıllardır tarih ispat etmiş her sur içeriden yıkılmış, tecrübeyle sabit bu portrede adamların kendi üniformasıyla karşımıza çıkmalarını mı bekliyorsunuz?

Ya Valilerinin hükmü bittikten sonra olduğu gibi her on yılda bir hem de kendi üniformamızı giydirdikleri hain askerleri ile darbeler olacak veya terör adı altında maşa ile uzanacaklar. 

Asıl harp bu olanları Meşru ve bizim hür irademizle seçtiğimiz gerçek meşru olanı ise GAYRİMEŞRU gösterme gayretidir. 

15 Temmuzda çok büyük bir hata yaptılar ve yaklaşık 200 yıldır ektikleri ayrılık tohumları ve tefrika perdeleri bu hata yüzünden aradan kalktı ve biz sağcı solcu, Türk Kürt Arap, Alevi Sünni, MHP'li Akpartili demeden sokaklara inip tek vücut olduk. 

Kimse farkında değil ama en büyük zaiyatları o gün kaybettikleri yüzbinlerce vatan hainleri değildi..Düşmanlarımızın en büyük zaiyatları o gün kaybettikleri algı savaşıydı. Saray, diktatör, hırsız gibi iftiraları da çöpe gitmiş ve dünya kamuoyu önünde gerçek hain ile gerçek kahraman herkese aşikar olmuştu.

Şimdi 1 yıl geçti bu girişimin üzerinden ve halen içeride mevcut yüzbinlerce personelleri ile hatta dışarıdan milyonlarca asker de ekleseler cephede bizi asla yenemeyeceklerini biliyorlar. 

Hepimizi öldürmek zorunda kalırlar ve bunu kimseye açıklayamazlar önce bizimle savaşmak için haklı bir NEDENLERİ olmalı işte tam da burada mevzu bahis olan psikolojik harp unsurları devreye giriyor ve bunu yapabilmek için 11 Eylülden başlayarak kendi vatandaşlarını dahi öldürüp mağdur edebiyatı ile MÜSLÜMANLAR TERÖRİSTTİR diyorlar ve İslam coğrafyasında kardeşlerimizin kanını akıtıyorlar. 

Buna karşı koyan ve şiddetle Reddeden bir Lider düşmanlarımızın tüm harp unsurlarını ve oyunlarını akim bırakıyor Elhamdülillah. 

Bizler iftar sofralarında Cola içmez, onların diline, modasına, giysisine, burgerine, yenilip teslim olmazsak BİN yıllık geçmişimizi bizden daha iyi bilen düşmanlarımız cepheye gelmeyi hayal bile edemezler merak etmeyin. 

Etrafımızı ateş çemberine alan düşmanlarımızın tek gayesi bize ulaşmaktır. 

Diğer yandan bir müjde gibi ;
"3. Dünya savaşına Türkiye girecek ama 3. Dünya savaşı Türkiye'ye girmeyecek" demişti Üstad Hz. 
Yazıya Bilge Komutan Aliya İzzet Begoviç'in kulaklara küpelik o derin sözü ve Erdoğanın üstüne kapak olan o meşhur ifadesi ile renk vermek istiyorum;

"Savaşı ölünce değil düşmana benzeyince kaybederiz.." 
"Madem bir kez öleceğiz o da neden Allah için olmasın ki? " 
Recep Tayyip Erdoğan 

ABD hem pyd'ye dünyanın gözü önünde #açıkça silah veriyor ve finans sağlıyor hem zaten Fetö'nün elebaşısını kucağında besliyor ve tüm unsurlarını #finanse ve organize ediyor.

Şimdi biz Amerika ile #savaşıyoruz deyince adamın gözü sağda solda cepheye yatmış omuzunda tüfek asker arıyor ve haliyle itiraz ediyor tabi.

Oysa Fetö de PKK da : Amerikanın karşımıza kendi üniformasıyla karşımıza çıkmaya cesaret edemediğinin #ispatı olan ARAYÜZLER.

ABD ve müttefiki olan onlarca ülkenin tüm askerlerini doğru bir #gözlük ile bakarsanız aramızda görebilirsiniz :

- Mesela bir Amerikan subayı Ana Muhalefet partisinin başına geçmiş
- Mesela bir Alman subayı düne kadar Cumhuriyet gazetesinin başındaydı
- Mesela bir Hollanda subayı Halkların Demokrat Partisi lideriydi
- Mesela bir ingiliz subayı evinde 1000 adet kadar buda heykeli bulunduran bir komedeyendi
- Mesela bir İsrail subayı TGRT ike Fox olmuş Murdock'ınkanalında haber sunuyor
- Mesela bir fransız subayı Mimarlar odasının başında
- Mesela bir İsviçre subayı Tabipler odasının başında
- Mesela Yunan subayları Disk-Kesk gibi sendikaların başında
Daha böyle binlerce örnekler çoğaltılabilir.

Düşman askerleri içimizde ve bakkal mahmut olmuş, kasap fahri olmuş, terzi şevki olmuş, sanatçı olmuş, siyasetçi olmuş, asker olmuş ve polis olmuş, avukat olmuş hakim olmuş, sen ben olmuşlar.

İşte bunların her biri 4. Nesil harp unsurları.

Gözünüz cephede asker aramasın. Evler cephe olmuş, sosyal medya başka bir cephe, tv'ler bir cephe, okullar başka bir cephe.

Yaklaşık 35 kadar ülkeyle fiilen #savaştayız ve O ESKİ RAMAZANLAR OLMADIĞI GİBİ ESKİ SAVAŞLAR DA YOK, ESKİ ASKERLER DE YOK, ESKİ CEPHELER DE VE ESKİ SİLAHLAR DA YOK...


Son Güncelleme: 08.09.2017 16:45
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.