Dijital çağa geçilmesi ve yeni ortaya çıkan teknolojik gelişmeler hayatlarımızı büyük ölçüde kolaylaştırmaya başladı. Şu anda çok basit el hareketleri ile yerimizden kalkmadan yaptığımız işlemler için çok değil bundan en fazla on beş yıl evvel bir yerden bir yere gitmek ve kuyruklarda beklemek zorundaydık. Örneğin bir telefon faturası yatırmak için bir Telekom veznesine gitmemiz ve yoğunluk varsa sırada beklememiz gerekiyordu. Şimdi bunu internet bankacılığı ile yerimizden bile kalkmadan yapabiliyoruz.

Ortaya çıkan sanal Dünya teknolojik ürünler konusunda gelişmiş ülkelere ekonomik olarak büyük avantajlar sağlarken, bu teknolojik ürünlerin kullanıcı olan genç kuşaklar üzerinde de çeşitli handikapların ortaya çıkmasına sebebiyet veriyor.

Ülkemiz de bilgisayar ve teknoloji bağımlılığı da son derece yüksek oranlarda. Sanal bağımlılık ile alakalı birçok vakıf ve derneğin araştırmalar yaptırarak bunun önüne nasıl geçilebileceğini araştırması ise olayın geldiği boyutları gözler önüne sermeye yetiyor. Dünya da ekonomik rekabet artarken sanayileşmenin yerini teknolojik yüksek katma değerli ürünler alıyor. Teknolojik ürünlerin hem üretim maliyetinin düşük olması hem de ortaya çıkardığı katma değer sanayileşmenin çok ötesinde. Ne tarım ne de sanayileşmenin teknolojik ürünlerin ortaya çıkardığı katma değeri çıkarması mümkün değil. Bugün neredeyse bir araba fiyatına bilgisayarlar satılabiliyor. Dünya da ki gurur kaynağımız Türk Hava Yolları binlerce kişiyi istihdam ederek istihdam noktasında da katma değer ortaya çıkarmasına karşın bir mesajlaşma programının onda biri kadar piyasa değerine anca sahip olabiliyor. Hal böyleyken ülkemizin ekonomik olarak son yıllarda yakaladığı kalkınmayı sürdürebilmesi için teknolojik ürünlerin ortaya çıkardığı rekabetçi piyasaya adapte olması gerekiyor. Bu konuda Amerika, Çin ve Kore teknolojik ürünler üreten şirketleri sayesinde cari işlemler dengelerini ayakta tutabiliyorlar ve belirli bir ekonomik seviyeyi muhafaza edebiliyorlar.

***

Hal böyleyken Türkiye olarak bizim teknolojik rekabette yerimizi almamız kaçınılmaz. Peki bunu nasıl başarabiliriz? Daha açık bir ifade ile ülkemizde ki teknolojik ve sanal bağımlılığın ortaya çıkardığı olumsuzlukları ve dezavantajları nasıl avantaja çevirebiliriz?

Öncelikle gençlerimizi teknoloji konusunda son derece iyi konumlandırmak zorundayız. Her şeyden önce doğru internet kullanımının gerekliliğini ve bunun nasıl olacağını uzmanlar gençlerimize aktarmalılar. İnterneti bilinçli kullanmamız, internetin getirdiği olanakları doğru ve verimli kullanabilmemiz açısından son derece önemli.

Gereksiz teknolojik ürünlere paralarımızı harcamak yerine sadece ihtiyacımız olan teknolojik ürünleri almamızın gerekliliği konusunda da toplum olarak bilinçlenmemiz şart. Unutmamız gereken diğer bir konu ise teknolojik ürünlere bilinçsiz olarak harcadığımız her bir liranın ülkemizin dış açık vermesine sebebiyet verdiğidir. Biz sokağa atacak parası olmayan bir ülkeyiz. Ayrıca yüce dinimize göre de israf haramdır. İhtiyacımız olmayan teknolojik ürünlere harcanan paralar aynı zamanda israftır. Hem toplumumuza hem de gençlerimize bu bilinci de aşılamak zorundayız. Bu konuda şöyle bir örnek verebiliriz. Yaklaşık olarak 1500 kilogram domates ihraç ettiğimizde karşılığında bir adet akıllı telefon alabiliyoruz. Bu örnek içerisinde bulunduğumuz durumun vahametini sanırım son derece iyi yansıtıyor.

Ülkemizde gençlerimizin içerisinde bulunduğu teknolojik ve sanal bağımlığı avantaja çevirmemiz şart. Bu konuda herkes hem fikir. Gençlerimizi bilinçlendirerek kısa vadede bunun önüne nispeten geçebiliriz. Fakat ülkemizin teknolojik endüstri ile mücadele edebilmesi için gençlerimizi bu alanlarda uzmanlaşmaya yönlendirmemiz şart. Gençlerimize bilgisayarları ve teknolojik donanımları yasaklamak yerine onlara bu imkanları doğru ve bilinçli olarak kullanmayı öğretmeli, teknoloji konusunda ar-ge imkanları ortaya koyarak gençlerimizin bilgisayar ve teknoloji üzerinde ki kabiliyetlerini bu ar-ge alanlarında geliştirmelerini sağlamalı ve desteklemeliyiz. Bunu neden yapmamız gerektiğini çok güncel ve popüler örnekler ile açıklamamız konunun da daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.

Önümüzde son derece güncel bir Facebook örneği var. Bir girişimci tarafından dar bir konsept ile kullanıma açılan ve sonrasında Dünya’ya yayılan bu arkadaşlık sitesinin piyasa değerinin ulaştığı rakamlar inanılmaz boyutta. Facebook’un güncel piyasa değeri dört yüz milyar dolara yaklaştı. Düşünebiliyor musunuz? Tam dört yüz milyar dolar! İnternette faaliyet gösteren bir arkadaşlık sitesinin güncel piyasa değeri! Bizim varlığı ile övündüğümüz şirketlerimizin piyasa değeri Facebook’un piyasa değerinin yanında devede kulak kalıyor. İşte teknolojik gelişmelerin ortaya çıkardıkları katma değere en somut örnek.

Dünya artık yüksek katma değerli, az maliyetli teknolojik ürünlere yönelmişken bizim bu rekabetten uzak kalmamız hem kalkınmamızı yavaşlatır hem de büyük bir insan kaynağı kaybına sebebiyet verir.

Ülke olarak bu noktada yapmamız gereken şey gençlerimizin teknolojiye olan ilgisini ve hobisini onları eğiterek ve yeteneklerini geliştirerek katma değere dönüştürmek. Dünya artık sanayileri ile değil, ekonomileri ile rekabet ediyor. En güçlü orduya sahip olan ülkelerin değil, ekonomik olarak en iyi durumda olan ülkelerin Dünya siyasetinde sözü geçiyor. Daha fazla geri kalmadan ve vakit kaybetmeden Türkiye teknoloji liginde ki yerini almalı ve bu ligde şampiyon olması için gerekli ar-ge yatırımlarını yapmalıdır.

***

Gençlerimiz için ar-ge alanları açmalı ve gençlerimizin teknolojiye olan meyillerini iyi kullanmalıyız. Teknolojiye olan bu meyil geniş olanaklar ile birleştirilebilirse ülkemizi teknoloji ligine sokacak projeler ortaya çıkacaktır.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.