İnsan kuldan utanmıyorsa Allah’tan korkar. Dün ulusal bir radyoda canlı bağlantılarla sohbete denk geldim. Ulu orta her şeyin konuşulduğu programa tıp doktoru olduğunu söyleyen bir yaratık bağlanarak içindeki kini garazı ve hezeyanlarını döktükçe döktü.

Program sunucularının da zımnen desteğini hissederek ülkemizin hal-i pür melalinden konuştukça açıldı. Açıldıkça konuştu. Dostlar acı gerçeklerle her gün yüzleşir olduk. Gavurun acımasız vicdan hak hukuk tanımaz tutum ve hareketlerine karşı topyekun saf tutup birbirimizi kollamamız gerekirken bu tavırları anlamak hakikaten zor.

Yaşadığın ülkenden utanman yerine gurur duymalısın be hey gafil. Sen diktatör görmemişin besbelli. Bu ülkenin diktatörle idare edildiği yıllarda mazlum halka reva görülen alçaklıkları tarih kitaplarından okumanda fayda var. Cumhurbaşkanına diktatör dediğin dilinin susturulmadığı bir ülkede yaşadığın içinde çok şanslısın.

Dostlar her şey açık. Ayan beyan ortada. Geometride bize doğrunun tarifini yapan hocalarımız iki nokta arasındaki en kısa çizgi derlerdi. Bu çizgi dünde bugünde yarında değişmez. Akılları yerine çok güvendikleri zekalarını kullanan yapay zekalı yaratıkların gayretleri de bu kuralı değiştiremez.

Şu Amerika’nın yediği herzeleri kör gözlüler burun delikleri ile görsünler artık. Burun delikleri de kör olanlara güle güle esfelesafiline diyorum.

Zarrap marrap bahane. Azgın kurt kuzuyu yemeye niyet etmiş. İçimizden dışımızdan zeka küplü aklı kıtlar dıyor ki” Kuzu haksız”.

İnsaf ya.

Geçen dostlarla ülkemizin meselelerini konuşurken bazı arkadaşlar devletimizin idare erkini o kadar yere vurdu ki, sitemi bürokrasimizin hantallığını yerel yönetimlerimizde yenilen herzeleri sık tenkit eden birisi olarak devletimi ve hükumetimi savunmaya geçmek zorunda hissettim kendimi.

Kardeşler gün bir olma birlik ve bütünlük içerisinde birbirimize kenetlenerek aramıza insan ve cin şeytanlarının girmesini engellemek için saflarımızı sıklaştırma günü.

Etraf alçak güruhun çemberi ile sarılmış. Giderek daraltırken içimizden de çatlamalar patlamalar olsun istiyorlar. Çatlayıp patlayarak düşmanı mutlu etmeyelim.

Maalesef nerede ise ortadan ikiye ayrıldık. Bu yanlıştan dönmeliyiz. Gün sen haklı ben haklı günü değil.

Hala Cumhurbaşkanımızın çekilmesi ile ortalığın düzeleceğine inanan bir güruh var. Bu güruhun kulaklarına fısıldanan efsunlu sözler artık tesir etmez olsun. Bizim bizden başka dostumuz olmadı olmaz da. Ülkemiz üzerindeki karabulutlar da ancak bu sağlıklı düşünce ile dağılır.

Gelecek endişesi, dolar borsa oyunu ile ekonomimizi çökertme girişimleri hala onların umudu olan bu oyunu da bozmalıyız. Bozamazsak ne mal mülk, ne de namus onur haysiyet şeref kalır. Şerefsiz ve onursuzların yediği herzelere göz yuman yada kırpan bana bir şey olmazcılar da yok olduklarını anladıklarında iş işten geçmiş olur.

Amerika’nın Afganistan’ı işgal ederek İslam coğrafyasını dağıtma ve işgal projesinin ilk adımlarından olan 11 eylül den sonra bu ülkeye kongre amacı ile giden adı Osman olan bir kültürel Müslüman vatandaşımız ülkeye giriş sırasında yaşadıklarını anlatmıştı.

“Benim ismim dışında dinle diyanetle hiçbir işim olmadığı halde bana reva görülenlerden anladım ki ,ben bir Müslüman memleketinin vatandaşıyım ve adım da Osman. ”

Evet dostlar mesele bu. Anlayana çok şey anlatır. Anlamayanlara güle güle… Bir kazmaya sap olamadıktan sonra sizin gibi odunlara bizim ihtiyacımız olmaz.

Sağlık ve mutluluk dileklerimle.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2017-12-02 10:27:30

Kaleminize ve gönlünüze sağlık. Ali bey çok güzel bir anlatım olmuş.