Ülkemizde çok sağlıksız, verimsiz ve  magazinel bir şekilde konuşulan  konuların başında din gelmektedir. Din ve cinselliğe dair söylenilen herhangi bir söz, niteliğine bakılmaksızın hemen kamuoyunun birinci gündemi haline getirilmektedir. Niteliksiz ve boş sözler üzerinden din ve cinsellik ilişkisini tartışmak, dinin gerçekliğini ve cinselliğin  önemini  birlikte ortadan kaldırmaktadır. İçi boş sözler sarf etme konusunda  çok yetenekli olan  bazı kişilerin, din adına çarpık, çocuksu ve ilkel nitelikte cinselliğe dair sözde  lafları, toplumumuzda çok kalıcı  sosyal, psikolojik ve hasara  yol açmaktadır.

Din ve cinsellik, arasındaki ilişki,  bütün insani özellikler gibi konuşulmalı, tartışılmalı ve bu konuda da  anlayışımızı genişleten ve derinleştiren nitelikli bakış açıları ortaya konulmalıdır.Sorun, cinsellik ve dine dair  konuşmak değildir. Sorun, din ve cinsellik  hakkında konuşurken  dini ve cinselliğe yozlaştıran  yüzeysel, ilkel ve boş konuşmalar yapmaktır.

Cinsellik, din ve ahlak arasında sağlıklı ve insani  bir anlayışı bireysel ve toplumsal  düzeyde içselleştirmeyi başarma olgunluğuna ulaşmadığımız için, toplumumuzda bizi her gün sarsan taciz, tecavüz ve şiddet olayları meydana gelmektedir.  Sapıklıkla ve cinselliğin birbiriyle özdeş olarak kullanılması büyük bir çürümüşlük halinin yansımasıdır. Sapıklık ve cinselliğin mutlaka birbirinden ayrılması konusunda toplumda büyük bir farkındalığın oluşması gerekmektedir. Sapıklık, cinselliğin ve insanlığın  yozlaştırılmasını ve ortadan kaldırılmasını ifade eden her türlü davranış biçimidir.  Taciz, tecavüz ve şiddet gibi  sapıklığın her çeşidi, hastalıklı, ahlaksız, patolojik ve hukuk dışı    vahşet tutum ve davranışlardır.Din, hukuk ve ahlak dışı hiçbir vahşi sapıklığı meşru olarak görmemektedir. Sapıklık denilen vahşetin  insan hayatında hiçbir yeri olmamalıdır. Dinin  varoluş  gerekçelerinden biri, insan hayatını, cinsellik adına işlenen  sapıklıklardan arındırmaktadır. Her türlü sapıklığa karşı  mücadele etmek, ahlaki bir sorumluluk olduğu gibi, insanların  maddi ve manevi  varlığının  bütünlüğünü ortadan  kaldırmayı amaçlayan taciz, tecavüz ve şiddet suçlarını işleyenlere de  caydırıcı  gücü yüksek en ağır cezaların verilmesi talep edilmelidir.

Coğrafyamızın  çok ağır sorunları bulunmaktadır. Suriye, Irak ve Yemen gibi yerlerde ağır iç savaşlar devam etmekte ve büyük katliamlar yaşanmaktadır. Suriyenin Doğu Guta   bölgesinde Rusya ve Esad rejimi  büyük katliamlar gerçekleştirmektedir. Ülkemiz, Suriyenin içlerinde büyük askeri operasyonlar gerçekleştirmektedir. Toplumumuzda madde bağımlılığı, suç nitelikli davranışlar ve aile içi şiddet gibi önemli sorunlar her geçen gün  artış göstermektedir. Coğrafyamızın içte ve dışta yaşadığı ağır şartlara dair hiçbir ciddi düşüncesi, sözü ve yorumu olmayan kişilerin cinsellik ve din konularında yüzeysel, ilkel ve boş sözlerinin  birinci gündem konusu haline getirilmesinin kendisi, büyük bir  yozlaşma halidir.

Rahmet Peygamberi, boş sözlerden sakınmamız için bizleri sürekli olarak uyarmaktadır.Rahmet Peygamberi, Allahın en sevdiği  amelin ne olduğu şeklindeki soruya,lisanı koruma şeklinde cevap vermektedir. Lisanı korumak, hepimizin, en temel insani sorumluluğudur.Rahmet Peygamberi, Kişinin dilini korumadığı müddetçe, imanın hakikatine eremeyeceğini ifade etmektedir.Diline sahip olma olgunluğundan uzak bir şekilde  birey ve toplum için hayati konularda olumlu bakışları geliştirmek yerine, boş sözlerle yapay gündemler yaratmak, önemsiz konuları en önemli  birincil sorunlar haline getirmek, insanın enerjisini tüketen, vaktini israf eden ve düşüncesini körelten bir tutumdur.

Din ve cinsellik konularında yapılan magazinel ve popüler  konuşmaların, hiçbir yararı olmadığı gibi, bu konularda temel bir zafiyetin de  bütün insan ilişkilerinde hüküm sürdüğünü göstermektedir. İslam, sözün ve   cinselliğin insana yakışır  şekilde tecrübe edilmesini emretmektedir. Rahmet Peygamberi, Kim bana iki çenesi ile iki bacağı arasındaki organlarını yanlış kullanmayacağına söz verirse, ben onun cennete gireceğine kefil olurum demektedir. İnsanın kontrol etmesi gereken, olgun ve ahlaki  çerçevede kullanması gereken dil ve cinsel organları vardır. Dilini ve cinsel organlarını ahlaki ve insani olmanın  dışında kullanan bir kişi, dini açıdan  kaybedenler  sınıfında bulunmaktadır.

İnsanın dilinin ve cinselliğinin bozulduğu uzun bir süreç sonucunda günümüzde   tecavüz vakaları artmakta, aile içi şiddet yoğunlaşmakta, erkek gördüğü yerde kadına cinsel olarak sahip olmak şeklinde  ahlak  ve akıl dışı bir duygunun ve düşüncenin kontrolüne girebilmektedir. Kişinin dilini ve  cinselliğini olgunlaştırması ve terbiye etmeyi öğrenmesi gerekmektedir. Çocuğa ve kadına insan olarak saygı duyan,  İslamın insanın hayatını, aklını, dinini, malını  ve neslini korumayı amaçlayan  insan haklarını anlayışını esas alan   ahlaki bir bakış açısıyla dilimize ve cinselliğimize sahip çıkmayı öğrenmeliyiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mesut 2018-02-26 10:03:27

elinize kaleminize sağlık...