FETÖ’yü 40 yıl organize eden Haçlı ve Siyonist alçaklar o gece FETÖ’yü zincirlerinden – ellerinde tuttuğu iplerden salmışlardı… Bizden olmayan hain pörtlek gözlü kardinal bize ait tankları, uçakları, helikopterleri kuduz it gibi üzerimize salmıştı. Tarih yeni bir Yezit yaşıyordu... Bu öyle bir yezit ki; sinsice bütün değerlerimizi tahrip etmiş, güç sarhoşu olmuş tanklı, uçaklı ve tüfekli Yezit… Sivil silahsız vatanseverlerin üzerine en Yezitçe gidiyor, yolları, meydanları ve köprüyü kan gölüne çeviriyordu. Ama karşılarındaki Hasanlar, Hüseyinler,  Aliler, Fatmalar, Ahmetler, Bekirler, Ömerler susamışçasına şahadete koşuyorlardı…

15 Temmuz’da sanki melekler organize edilmiş, sokaklara dökülen vatanseverlerin içinden korkuları Allah’ın izni ile atmış, bileklerine kuvvet, yüreklerine cesaret olmuştu. Melekler, yanlarına Bedir’in yiğitlerini, Uhud’un şehitlerini ve tüm şanlı muharebelerimizin yiğitlerini-şehitlerini alıp gelmişlerdi... Sıradan görünen insanlar, gençler öyle bir hale gelmişti ki; çıplak elle hatta bazısı terlikle boğa güreşi yapar gibi tankların üzerine yürüyor, ölümle dalga geçiyorlardı. Bu müthiş imanla tanklara atılan yumruklar, paletlere bırakılan sert cisimler ve egzozlarına sokulan atletler, kıyafetler darbeci hainleri şaşkına çevirmişti. Tanklar insan eziyordu ama insanlarımızın bu dâhice hamleleri tankları eziyor aciz bırakıyordu…

Ya Rab! O nasıl bir geceydi? Osmanlı dirilmiş; kadınıyla, erkeğiyle yaysız - oksuz, kalkansız, kılıçsız, hançersiz cehennemden gelen ve ateş kusan zebanilerin üzerine öyle bir gidiyorlardı ki; yanlarında yığılıp kalan şehitler, yaralılar sanki tüm korkuları alıp gidiyorlar, kalanlar daha bir cesaretle üniforma giyinmiş hainlerin üzerine yürüyorlardı… Herkesin tek bir endişesi vardı; vatan elden gitmesin, bayrak inmesin ezan dinmesin idi. Her vatanseverin ahvali; Peygamber Efendimiz (sav)’in Hz. Ebubekir'e 'Üzülme, Allah bizimle beraberdir' ifadesi sanki ötelerden kendileri için söylenmiş gibi hayatları için endişesizdiler... O gece, bu milletin, İlahi bir organize eseri olarak, akıl almaz, hatta akıllara gelmez bir yiğitlik sergilemesi, Başbakan Binali Beyin soğukkanlı ve dirayetli duruşu, Erdoğan’nın aslanlar gibi kükremesi, ölümüne liderlik sergilemesi tarihimize muhteşem bir destan olarak girmesini sağladı. Yaşanan hadiseler, imanlı ve vatanseverler için şerefli bir tablo; FETÖ ve arkasında ki güçler için ise tarih boyunca yaşanılmamış bir alçaklık numunesi oldu. O gece, gerçekten Allah’a inanalar, dini ve hoşgörüyü ihanet için kullananları böcek gibi ezerek imanlarını ve cesaretlerini gösterdi. O gece haçlı ve kardinal enikleri ile İslam’ın bahadır evlatları arasında varoluş mücadelesini, Osmanlının çocukları silahsız çıplak elleri ile kazandılar... Her şehit ve yaralı ayakta kalanların daha çok cesaretle kızgın boğa haline gelen tankların üzerine yürümesine ve üzerlerine çıkmasına sebep oluyordu. Ses duvarını aşan uçların gürültüsü korkutmak yerine imanları sevdaları ateşliyor az daha alçaktan uçsalar onlara bile elle saldıracak iman gücüne vesile oluyordu. 

Asya’yı Avrupa’ya bağlayan köprü (Şehitler Köprüsü)  hainler tarafından tutulmuş, kıtalara değil ahirete köprü olmuş, birer birer şahadet şerbetini içenler, ötelere; ebedi âlemlere geçiyordu… Temmuz’un sıcağında vicdanı eksi yetmiş derece donmuş, insanlığı sukut etmiş darbeci hainler gözünü kırpmadan milletin üzerine ateş ediyor, daha çok daha çok ölümler olsun diye birbirlerine tazyik veriyor, telsizlerden acımayın diye emirler yağdırılıyordu…

Tanklar en alçak hali ile homurduyor, uçaklar hayâsızca dalışlar yapıyordu ama vatansever asker ve polisimiz sivil halk ile zaferi yakalamış, kardinalin eniklerini yaka paça ele geçirmişti. Gün aydınlanırken, zaferde aydınlanmaya başlamıştı. Gelecek nesillerin unutmaması gereken; bu millet eli boş, gönlü imanla dolu bir şekilde sel gibi darbecilerin üzerine aktı... Reisin sokağa çıkın emri ile iyice öfkesini kuşandı ve pimi çekildi. Aynı kişinin üzerinden tanklar defalarca geçerken, sırt çantalı bacımız zalimler üzerine yumruklarını sıkarak yürüdü, sonunda yaralı bir şekilde yere yığılmıştı. İsimler ayrı ama hedef birdi; ezanlar susmasın, bayrak inmesin, vatan bölünmesin idi. O gece bizi atom bombası gücünde uyandırdı - diriltti ve bizi birbirimizden ve vatanımızdan ancak son nefesimiz ayırır! Bu vatanda alçaklara bundan sonra geçit yok, dirilmek çok güzel… Şehitlerimizin makamı cennet olsun ve asla unutmayacağız!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner623

banner624