Tamam, hiçbir devlet bütün üniversite mezunlarını istihdam etmek zorunda değil, buna devletin imkânları da yetmez. Özel sektör, kendi işini oluşturma konusunda devlet zaten desteğini sunuyor. Ancak öyle alanlar vardır ki bu bölüm mezunlarının devletin istihdamı dışında bir şansları bulunmamaktadır.

Konuyu daha spesifik olarak Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Öğretmenliği-İlahiyat Mezunlarına getirmek istiyorum. Son günlerde sosyal medyada DKAB mezunları ile ilahiyat mezunlarının polemikleri dikkatimi çekti. DKAB mezunları, yargının verdiği kararla atamada yeniden avantajlı duruma geçerken, ilahiyat mezunlarının ise bu kararla Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olarak atanmaları söz konusu olmamaktadır. Gençlerden yüzlerce mail ve mesaj aldım. Dinlediğinizde her iki tarafın da haklı gerekçeleri var.

Önce tarafları dinleyelim:

İlahiyat mezunları, “TTK’nin 15.11.2017 tarihli İlahiyat Fakültesi mezunlarının Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine atamalarının önünün kapatılması konulu karar birçok mağduriyet oluşturmaktadır. Tamamen Danıştay kararı üzerine alınan eğitim camiası ve ilgili akademisyenlerin fikirleri alınmaksızın gelişigüzel üzerinde düşünülmeden alınmış bir karar olduğu aşikârdır.

MEB yeni bir düzenlemeye gitmek yerine Danıştay kararını olduğu gibi yürürlüğe koyarak Eğitim ile Hukukun birbirine karışmasına sebep olmuştur. Aksi iddia edilebilecek olsaydı İlahiyat Fakültesi yanında İslami İlimler Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi gibi İlahiyat Fakültesi ile aynı müfredata sahip, formasyon belgesiyle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine hak kazanan ilgili bölüm mezunları da aynı yaptırımla karşılaşırdı. Bu bizlere maalesef kararın vahametini göstermektedir.

Ayrıca Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği adlı bölüm kapatılmış İlahiyat Fakültesi bu görevi üstlenmiştir. Her yıl yaklaşık 7 bin mezun veren ve hâlihazırda yaklaşık 30 bin mezunu bulunan İlahiyat Fakültesi mezunlarının İHL Meslek Dersleri öğretmeni olarak MEB’de İstihdamı oldukça kısıtlıdır. Bunun yanında bölüm kapatılmış olup artık mezun vermeyen ve hâlihazırda yaklaşık 4 bin mezunu bulunan Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi mezunlarının istihdamı toplam kontenjanın yüzde 10’una tekabül etmektedir. Öğretmenlikte liyakatten bahsedilirken mezun vermeyen bir bölümün tüm mezunlarını düşük puanlarla atamak zorunda kalacak bir MEB kendisi ile çelişmektedir. Eğitim camiası, öğretmenler ve öğrenciler adına bu karardan geri adım atılıp yeni bir düzenleme yapılması kamuoyu vicdanı için olması gerekendir...” diyorlar.

DKAB mezunları, “Biz İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği bölümü mezunu ve öğrencileriyiz bizim üniversiteye girdiğimiz yıl (2013) ilahiyat fakültesi öğrencileri formasyon almıyorlardı bizlerin puanı daha yüksek olmasına rağmen ya sadece öğretmenlik mesleğinde istihdam edilen Din Kültürü bölümünü seçecektik ya da alanı oldukça geniş olan İlahiyat bölümünü. Öğretmenliği seçtik ve bu bölümden sadece öğretmen yetişeceğini biliyorduk. Fakat 2014 yılında ilahiyat alanına formasyon verilmeye başlandı ve bizim tek istihdam alanımız olan öğretmenlik İlahiyatçılara altın tepside sunuldu.

Bir kaç arkadaş bu durumun haksızlık olduğunu, en azından bizim özlük haklarımızın korunması gerektiğini belirtmiş olsak bile kimse sesimize kulak vermedi, o yüzden biz MEB'i şikâyet ettik. Davamız 2015 yılında lehimize sonuçlandı ve MEB’in savunma yapması istendi, fakat MEB 2 yıldır savunma yap(a)madığı için 2017 yılında ancak alınan kararlar uygulamaya konabilir. 4 yıllık çaba sonucu zor güç kendi imkânlarımızla kazandığımız dava ve öğretmenlik alanındaki öncelik hakkımız İlahiyatçılar tarafından ve … tarafından 28 Şubat’la bir tutuldu, sanki biz imam hatip ilahiyat camiasına mensup değilmişiz gibi. İlahiyat başta imam hatiplik olmak üzere Kur'an Kursu öğreticiliği, vaizlik, müftü yardımcılığı, müftü gibi alanlarda istihdam edilebilirken, bizim tek istihdam kaynağımızın elimizden alınmasına sessiz kalamayız… Biz 3 yıldır mağduruz. Çünkü Din Kültürü öğretmeni olma dışında başka alanımız yok...“

Haklı-haksız bir tarafa, sorun bu. Yukarıda da söylediğim gibi bu iki alanın okullarda öğretmenlik dışında ciddi bir istihdam alanı bulunmuyor. Müftü, Vaiz vs ile ilgili atamalarla da sorunun çözümü mümkün görünmemektedir. Ancak; Milli Eğitim Bakanlığı her yıl sene sonuna kadar camilerden binlerce imam ve müezzin alıp ilahiyat ve DKAB mezunlarının girmesi gereken derslere sokuyor, ama DKAB ve İlahiyat mezunları işsizler kervanında. Kimse, “ama maliye, ama kadro tahsisi...” gibi bahanelerin arkasına sığınmasın.

Bu çocukların işe, okulların da bu iki alan mezunlarına ihtiyacı var ve on yıllardır bu ihtiyaç duruyor, e artık bir zahmet bu konuya el atalım. Hastane camını, taşıtlar vergisini, sınav sistemini Dünya Siyaseti ile ilgilenen Türkiye Cumhurbaşkanına bırakan bürokrasi, atamaların hesabını da Sayın Cumhurbaşkanımıza bırakmadan kendileri çözmeliler.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Salih köklü 2017-11-22 10:18:12

İlahiyat mezunuyum. Sesimiz tarafsız bir şekilde duyurduğunuz için çok teşekkür ederim. Bu olay kangrene dönmeden yetkililer gerekli işlemleri yaparlar inşAllah

Avatar
Kadir 2017-11-22 10:19:02

Herkes kpss ye giriyor puani yeten atanir ayricalik niyeee...

Avatar
Ömer 2017-11-22 10:21:42

İlahiyat fakültesinins mezunlarinin mağdur edilmeyeceği en kısa ve hızli çözumler beklemekteyiz

Avatar
Seheryeli67 2017-11-22 10:30:38

Eger bu karar uygulanırsa 80 alan bır ılahıyacının önune 60 70 li alan bır dkabcı gecebılecek ve de asıl bu adaletsizlık doguracak ayrıca kapanan bir bolum ıcın bınlerce kısıyıde magdur etmek akla mantıga sıgmıyor

Avatar
Nuray 2017-11-22 10:31:49

Yazınız için çok teşekkür ederiz biz ilahiyatlar dkablarla kardeşiz biz asla onların haklarını gaspetmek istemiyoruz öncelik değil eşit şartlarda atanalım istiyoruz.

Avatar
AN6ARALI6 2017-11-22 10:34:23

İlahiyat ile Dkab iki ayrı ve aykırı bölümler değildir. Önceden eğitim fakültesinde yer alan Dkab, ilahiyata bağlanmış, sonra ise kapatılmıştır. İlahiyat sadece diyanete eleman yetiştirmemektedir.Öğretmenlik eğitimi almış ilahiyat bölümü mezunlarının din kültürü öğretmeni olması son derece doğaldır. Bu durum, kimsenin hakkını gasp etmek değildir. Kağıt üzerindeki bölüm farkını istihdam ederken ayırmak ayrımcılıktır. Dkab mezunları diyanet ilanlarına başvurabiliyor yıllardır. (Aksini iddia eden araştırsın) dolayısıyla İlahiyat ın dkaba atanması son derece doğal bir haktır, bu hak tez vakitte inşAllah geri alınacaktır

Avatar
Fadime 2017-11-22 10:37:42

Bizlerde çalıştık çaba sarfettik formasyon aldık aynı derslerden sınava girdik kimseyi küçük görmedik bizim hakkımız demedik hak eden alsin dedik ama görüyoruz ki biz bu mesleğe mlsf dikapci kardeşlerim tarafından layık bile gorulmuyormusuz biz öncelik değil eşitlik istiyoruz bu suç ise suçluyuz kabul çünkü bizde çok emek verdik Puanımızı aldık bir tane alim bile yapılmadan bu karar uygulanamaz madem öyle yapacaklardi başta soyleselerdi

Avatar
Neü 2017-11-22 09:47:46

Din kültürü mezunu ayrıca 4bin değil 10binden fazla insanlara yalan yanlış bilgi vermeyelim