Bugünlerde İstanbul sokaklarında battaniyelere sarılmış otomobiller görmek insanları şaşırtmıyor. Otomobillerin tavan ve kaportaları battaniyelerle, ön ve arka camlar straforla kaplanarak büyük dolu saldırısına hazırlık yapılıyor. Zira geçen sene sadece 20 dakika yağan ceviz büyüklüğünde dolu epey hasara yol açmıştı.

Meteoroloji uzmanları, hava olayları sonucu oluşan fırtına ve yağışların sellere yol açabileceğini, hatta hortumun bile ihtimal dışı olmayacağını belirtiyorlar. Hafta içinde İstanbul semalarında sayılamayacak kadar çok şimşek çaktığını uykusu hafif olanlar bizzat diğerleri ise medyadan izleme imkânı bulmuştu.

Suyun karşı yakasındaki komşumuz Yunanistan’da Atina’nın hemen dibinde başlayan yangın onlarca ölüm, yüzlerce yaralanmaya sebep oldu. Tamamen kontrol altına alınabilecek mi, şüpheli. Amerika’nın Kaliforniya eyaletinde her sene aynı vakitlerde büyük yangınlar neredeyse rutin hale geldi. ABD hükümetinin tüm teknolojik imkânlarına rağmen can kayıplarına ve milyonlarca dolar zarara yol açan afetlerle baş edilemiyor.

Bugün Türkiye’nin de içinde bulunduğu Japonya, Meksika, Endonezya, El Salvador, Özbekistan, Pakistan, Şili, Ekvator, Nepal, Hindistan, Filipinler depremden en fazla etkilenen 12 ülke. Yanardağ patlaması ise İtalya, Kongo, Yeni Zelanda, Amerika ve Karayipleri vuruyor. Çad, Sudan, Somali, Fas, Etiyopya ve İran ise kuraklık tehdidi altında. Vietnam, Çin, İngiltere, Bosna Hersek, Bulgaristan, Güney Kore, Hollanda, Brezilya, Venezüella, Bangladeş, Guatemala sel felaketleriyle sürekli boğuşmak zorunda kalan ülkelerden. Dünya genelinde etkili olan 30 farklı doğal afet türü olsa da en çok yaşananlar şunlar: Deprem, sel, heyelan, erozyon, kuraklık, çığ, don, fırtına, kasırga, tayfun, hortum, yanardağ patlamaları, orman yangınları, tsunami, yıldırım, asit yağmuru.

Çevre örgütü Germanwatch tarafından 2013 yılında açıklanan iklim risk endeksine göre son 20 yılda meydana gelen 15 bin doğal afette 530 bin kişi hayatını kaybederken ortaya çıkan maddi kayıplarsa 2 trilyon 500 milyar doları buluyor.

Bu bilanço karşısında ilk akla gelen “Ne yapmalı?” sorusu tüm dünyada cevap beklemeye devam ediyor. Ancak hemen hemen netleşmiş bir gerçek var ki o da tüm bu afetlerdeki artışların “iklim değişikliği” ile bağlantılı olması. Mesela 2012 yılından bu yana 12 afeti inceleyen bir araştırma bu afetlerin yarısından iklim değişikliğinin sorumlu olduğunu gösteriyor. Çok tipik bir örnek ABD’nin kuzeydoğusunu vuran “Sandy Kasırgası” ile yaşandı. Kasırga 3 bin kilometre karelik bir alanda yıkıcı bir etkiye ulaşmıştı. Ama kasırgaların bu boyuta ulaştığı daha önce görülmemişti. Sandy’nin gücü 2012 yılında normalin üstünde ısınan Atlantik Okyanusundan kaynaklanıyordu.

Bilim insanları, küresel durumu etkileyen çok fazla faktör olduğundan “iklim değişikliği”nin son derece karmaşık bir konu olduğunu söylemekle birlikte kesin olan şu ki iklim değişiyor ve insanlar iklim değişikliğine katkı sağlıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.