‘Biz büyüklere, özellikle yaşlılara iyi davranın, hürmette edin, saygıda kusur etmeyin’ öğütleriyle büyüdük. Biz misafir geldiğinde hizmette kusur etmez, evimizden uğurlarken ayakkabılarını düzeltip önlerine koyardık. Biz bir büyük geldiğinde oturuşumuzu düzeltir, bir hoşgeldin demeyi kendimize borç bilirdik. Evin çocukları olarak büyüklerden sonra yemek yer, her ihtiyaçlarını karşılar odamızı, yatağımızı onlara emanet ederdik..

Bizim için çocuk, genç, yaşlı olmasının bir önemi yoktu saygının, sevginin yaş sınırı yoktu ki. Doğu terbiyesiyle büyümüş, yetişmiş bir nesildik.. Bu zamanın yaşlılarıda bir garip gençleride, herkes dünya’ ya gelme amacını çoktan unutmuş.. Yaşlılara kötü davranan gençte gördüm, gençlere kötü örnek olan yaşlıda. Ama en çirkin olanı da yaşlılara kötü muameleydi. Terbiye başka bir şey herkese bu nimet nasip olmuyor sanırım.

Yaşlılara, büyüklere iyi davranın hayır sadece ölümle alakalı bir durum olduğu için değil, onlar yorgunlar, kim bilir neler yaşadılar, koca bir ömürde. Herkes nefes aldığını görür ama nasıl yaşadığını, hayata nasıl tutunduğunu, Bir sen bilirsin, bir de sen.. Ölümü yaşlılara özel bir şeymiş gibi davranmayın ölmenin yaşı yoktur ayrıca yaşlılık ölüme çocukluktan daha yakın değildir. Kısacası başlangıç ve sonumuz neredeyse aynı sayılır, aradaki yolda birbirimize güzel davranalım.

Allah herkesi bu durumdan kurtarsın ve korusun

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.