Eskiden bu yana en zeki çocuklarını tıbbiyeye gönderen bir toplumuz. Her annenin gönlünden doktor evlat hayalinin geçtiği ülkeyiz işte!

Gerçi hekimlik sadece bizde değil dünyada yapılan en prestijli meslekler sıralamasında her zaman ön sıralardaki yerini korudu.

Mesleğin statüsüyle birlikte evrenselliği, kişinin en zayıf halinin hastalık olması doktorluğun, toplumsal cazibesini sürdürmesindeki unsurlardan…

Her ne kadar son yıllarda hekimlik yapmanın şartları ağırlaşsa, kazançlarında hatrı sayılır düşüş görülse de tıbbiye hala en zeki çocukların ilk tercihi olmaya devam ediyor.

“Tıbbiyeyi kazanmak kolay, okuyup mezun olmak zor!” tespiti, tıp fakültesini kazanan öğrencinin işittiği sözlerden biri!

Sadece bu ifade dahi zorlu sürece dair en kestirme belirteçlerden…Okulu bitiren çiçeği burnundaki doktorun önünde aşması gereken daha büyük bir zorluk bulunur.

Avuç dolusu para verip insanüstü gayretle hastaneden-nöbetten artan zamanda TUS’a (tıpta uzmanlık sınavı) çalışması gerekmektedir.

Çoğu doktor görev yaparken uzmanlığa hazırlanamadığı için işinden ayrılmak zorunda kalır. Yeme-içme dışında tüm zamanını ders çalışarak geçirir.

Sadece doktor değildir bu süreçte yıpranan, aileler de çocuklarıyla birlikte önlerinde dağ gibi duran sınavın stresini yaşar.

Uzmanlığın kazanılması, doktor için asistanlıkla bir tür kast sisteminin içine girdiği anlamına gelmektedir.

Mobbing, acımasız eleştiri, 36-48 saat süren nöbetler 4 yıllık uzmanlık eğitimi boyunca doktor için çekilmesi gereken bir çile gibidir.

Her şey bir yana akademisyen doktorların asistan doktorlara gösterdikleri haşin tavrı anlamak mümkün değil! Hiyerarşik düzenin bu şekilde yansıtılmasına hiçbir vakit anlayış gösterecek değilim!Tüm bunların üstüne uzmanlık eğitimi boyunca ciddi oranda düşen maaşları eklemeyi unutmayalım.

Doktora yönelik şiddetteki artış zaten hepimizin malumu! Bugüne kadar sebep ve çözümle ilgili yeterli çalışma yapılmadığı da kesin!

İnsan hakları, özgüven, hakkını arama vs türevi propaganda ile sağlıkçıya yönelen şiddet, şikâyet arasında anlamlı bir ilişki olduğundan yola çıkarak yanlışın nereden kaynaklandığını araştırabiliriz.

Parmakların ucundaki BİMER’e şikâyetin, öncelikli olanın sadece kendisi olduğunu düşünenin kaba kuvvete yönelmesinin sağlık çalışanları üzerindeki etkisi titizlikle araştırılmalı. Bu araştırma, haksız ve keyfi şikâyetin, sağlıkçıya şiddetin önlenmesi adına geliştirilecek yol ve yöntem için kaynaklık etmeli.

Doktorlar, bakanlığın başta çalışma koşulları, uzun nöbetler, şiddet, mobbing, uzmanlık sürecinin acımasızlığı ve ücret düşüklüğü gibi birçok konuda ciddi ve köklü değişiklikler bekliyor.

Performans sisteminin doktoru yıpratan etkisi, cerrahi alanının zorluğuna karşılık getirisinin azalması tercihleri düşürürken toplum için kaliteli sağlık hizmeti alamayacağı anlamına gelmekte.

Doktorların şikâyetleri bunlarla sınırlı değil elbette. Lakin öz ve genel başlıklar olarak bunları sıralamak mümkün.

Bir günde üç doktor intiharı dikkatleri bu alandaki sorunlara çekmişken sağlıkçıların yeni ve insani koşullara uygun revize beklentilerinin arttığını görüyoruz. Sağlık sektöründe hızlı bir düzenlemeye ihtiyaç olduğu gerçeği siyasi gündemde kaybolup gitmesin diye temenni ediyoruz.

Twitter.com/sabihadogann


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Muhittin Bülbül 2017-11-05 13:21:03

Kim ne yapıyorsa en iyisini yapmalı. Para önemli, ama öne geçmemeli Tıbbi mağdur Muhittin Bülbül

Avatar
Sibel keleşoğlu 2017-11-07 07:01:04

Çok acil bir durum olmadıkça doktorlara hemşirelere hastaneye tövbeli bir diyabet hastasıyım Allah onlara muhtaç etmeden hayırlı yaşam ve ölüm nasip eder inşAllah

Avatar
Sibel Çetiner 2017-11-07 07:06:16

Doktorlara hemşirelere hastaneye tövbeli bir şeker hastasıyım Allah onlara muhtaç olmadan hayırlı yaşam ve ölüm nasip eder inşAllah