Etkiler de, hangi yönde etkiler?..

“Tezgâhı” kuranların hedeflediği yönde değil, tam aksi yönde sonuçlar doğurmaya başladı gelişmeler…

Daha önce, çeşitli sebeplerden dolayı “DEVAM”a destek noktasında tereddüt geçiren tanıdıklarımızdan bazıları, “Oyunun Büyüklüğünü” iyice gördüklerini …

Ve…

Dolar üzerinden kurulan tezgâhı bozmak için” bu sefer de gereğini yapacaklarını…

Yani…   

“DEVAM” diyeceklerini belirtmekte…

“Erdoğan gitsin de memleketin başına ne gelirse gelsin!” kafasında olanların, bu saatten sonra “tercih” değiştirmeleri beklenmez…

Onlar bir tarafa…

Bu “tezgâhların”, kararsızların önemli bölümünü “durumun ciddiyetini” gözden geçirmeye sevk edeceğini düşünüyoruz…

Dahası böyle bir eğilimi net bir şekilde görüyoruz…

Bu böyledir zannımca…

“Türkiye’yi hedef alanlar, Dolar’ı tırmandırıyor… Öyleyse, biz de bunu yapanlara destek verelim!” diyecek olanlar…

Yüzde 50’den fazlaysa…

Konuşmaya da, yazmaya da gerek yok zaten!..

Seçim Beyannamesi… Gençlik ve Eğitim!..

Aday Tanıtımı…

Çok daha önemlisi…

Sayın Erdoğan, “Seçim Beyannamesi”ni okuyor…

Salondayız…

AK Parti’nin 2002’den bu yana elde ettiği seçim zaferleri…

27 Nisan, 367 Krizi, Gezi olayları, 17-25 Aralık, Çukur Eylemleri, 15 Temmuz Darbe Girişimi…

Şimdi…

“İki Net Seçim Zaferi.”

Cumhurbaşkanlığı Seçimi ve Genel Seçim, ikide iki!..

İlk turda, iş bitecek…

Uzamayacak.

“Yaparsa Ak Parti Yapar.”

“Vakit Türkiye Vakti.”

 “Laf değil, iş” üreten…

“Yüksek Teknoloji, Yüksek Katma Değer” üreten…

“Dijital Türkiye.”

“İş dünyamızın, genç girişimcilerimizin, iş kadınlarımızın küresel ölçekte daha güçlü olduğu bir Türkiye.”

“Dünya ekonomisinden aldığı payı yüzde 1.5’a çıkartan bir Türkiye.”

Bunun için de…

“Az laf çok iş!”

Dışa açık, rekabetçi, serbest piyasayı esas alan…

Dinamik ve genç nüfusa sahip olmanın avantajlarını kullanan…

Yenilikçi…

Bilgiye dayalı üretim yapan…

Eğitim alanındaki “büyük” problemlerini çözüm yoluna koyan…

“Liyakat”e çok daha fazla önem veren…

Gençliği Öne Çıkartan…

Gençleşen Bir Türkiye!..

Çalışma istek ve yeteneğine sahip herkesi yönetime katan bir Türkiye!..

Tekrar tekrar, “Teknoloji.”

Araştırma ve geliştirmeye ayrılan kaynakların payını arttırmak…

Bilginin “katma değer” üretmesi…

Ekonomi…

Piyasa…

Üretim…

“Rekabet” edemezsen ayakta kalamazsın…

Eğitim, sağlık, bilgi, iletişim, savunma sanayii…

Yerli ve Milli Üretim…

Siber alanda organizasyon kabiliyetini geliştirmek…

Çevre…

Daha yaşanabilir şehirler…

“Kimliği” olan şehirler…

Güçlü Meclis, Güçlü Hükümet, Bağımsız Yeni Türkiye…

“24 Haziran’da Cumhurbaşkanlığını kazanmak kadar, Meclis’te çoğunluğu elde etmek de önemli”.

 “Kanun Yapma Yetkisi Tek Başına ve Sadece Milletvekillerinde!..”

“Meclis Çok Önemli. Meclis’te Çoğunlukta Olabilmek Çok Önemli.”

“Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı.”

Güçlü Demokrasi…

Özgürlükler, haklar…

2020 Şampiyonlar Ligi Finali İstanbul’da oynanacak… (Bu, Sayın Erdoğan’ın verdiği ara bilgi.)

Temel haklar…  

Cem Evlerine Hukuki Statü…

Yasaklar değil, özgürlükler…

3 Y;

Yasak, Yoksulluk ve Yolsuzluklarla Mücadele…

Laiklik, dini özgürlüklerin teminatı…

Milletimize karşı baskının aracı olarak kullanılan laiklik değil!..

FETÖ başta olmak üzere, insanlarımızın inançlarını istismar ederek, devlete ve sivil topluma tasallut eden yapılarla mücadeleye devam!

 Sivil toplum kuruluşlarının hukuki statülerinden diğer kesimlerle ilişkilerine, mali kaynaklarına kadar şeffaf ve hesap verebilir bir yapıya kavuşturmak!..

Güvenlik…

Mahalle ve semt bekçiliği uygulaması yaygınlaşacak…

Örgütlü suçlar, siber suçlar, kaçakçılık…

Terör örgütleri mücadele, inlerine kadar girmeye devam!...

İnsan ve Toplum…

Yine Eğitim…

Tüm okullar tam gün eğitime geçecek.

Bütün gayretimizle, bütün imkanlarımızla…

Eğitim, eğitim!..

Eğitimde kalite seferberliği…

Nitelikli eğitim; iş ve kariyer sahibi gençler…

Lisans, Yüksek Lisans, Doktora, Yurt Dışı Eğitim İmkanları…

Dünyayı bilen, tanıyan, oralardaki gelişmeleri ülkemize taşıyan bir gençlik…

Okul türleri, öğretmenlerin nitelikleri…

Çağa uygun ayarlamalar…

Kabiliyetleri vaktinde tespit ona göre yönlendirme.

Üniversiteler, kültür ve sanat…

Eksikliklerin çok olduğu alanlar…

Bunlara ağırlık verilecek…

Kütüphaneler “yaşayan mekânlar” olacak, “cazibe merkezleri” haline gelecek… (Gerçekten de çok sıkıcı kütüphane ortamları.)

Sağlık, şehir hastaneleri…

Yozgat, Mersin, Isparta, Adana, Kayseri açılmış olanlar…

Manisa, Elazığ, Eskişehir, Ankara -Bilkent Şehir hastaneleri bu yıl bitmeden açılacak…

Çalışma hayatı;

Esnekliği esas almak…

Burası da önemli.

Esneklik.

İstikrarlı ve Güçlü Ekonomi.

Mali disiplin ve finansal istikrardan taviz yok.

Büyümeyi destekleyecek her adım atılacak.

Üretim…

Enflasyonla mücadele konusunda yeni ve çok ciddi önlemler...

Cari açığı kalıcı bir şekilde düşürmek…

2023’e “Dijital Dönüşümü” tamamlamış bir ülke olarak girmek.

Yüksek Katma Değer, Ürettiğin Kıymetli Olacak…

Antartika’daki Türk Bilim Üssü önümüzdeki yıl açılacak…

Endüstri Bölgelerine 15 ilâve…

Enerji, Sağlık, Havacılık, Uzay, Otomobil, Raylı Sistemler, Bilişim…

Teknoloji…

Otomobil projesi hızla hayata geçirilecek…

Gemi filosu yenilenecek…

Savunma, Havacılık, Uzay…

Özel Sektör Ağırlığı Artacak…

Altay Milli Tankı, seri üretim…Ticari Kullanım.

Havuzlu çıkarma gemisi üretimi…

SİHA’lar…

Uzay Ajansı…

Enerji…

Doğalgaz kullanmayan il ve büyük ilçe kalmayacak…

Yerli Kömür’ün ağırlığı artacak…

Bor başta olmak üzere sahip olduğumuz hammaddeler en etkin şekilde kullanılacak…

Tarım…

2023’te tarımsal milli geliri 150 milyar dolara, tarımsal ihracatı da 50 milyar dolara çıkartmak…

Hibe destekleri…

Sudan’da kiralanan 780 bin hektar tarım arazisini yatırım yapmaları için üreticilere açmak…

Ulaştırma… Lojistik…

Otoyol ağını iki katına çıkartmak…

Birçok atılım bekliyor Türkiye’yi…

Çevreyi koruyacak, güzelleştirecek adımlar.

Millet Bahçeleri…

Yassı veya Yaslı Adayı “Özgürlükler Adası” yapmak…

146 proje…

Hepsi heyecan verici…

Ben ise…

İlle de eğitim, ille de gençlik diyorum…

Orası olursa, diğerleri fazlasıyla olur.

Eğitim ve gençlik…

Meselemiz bu…

Bakalım, buralarda neler olacak…

Öncelikle buraya bakarım ben.

AK Parti’de Heyecan Artıyor!..

Sayın Erdoğan, “Yeni Dönem”i anlattıkça tempo artıyor…

Salonda böyle bir hava var.

“Heyecan” yavaş yavaş geri geliyor…

Bazı seçimler öncesinde şahit olduğumuz düzeyde değil ama…

Cumhurbaşkanı, sahadaki ağırlığını arttırdıkça “coşku” yükselecek, “fark” da açılacaktır.

AK Parti’deki “son” anket sonuçları, her iki alanda da “sıkıntı olmadığını” gösteriyor.

Tabii…

Hiçbir seçim “çantada keklik” değil.

Maçlar sahada kazanılır.

Onun için, “tam saha pres” çok önemli.

Bu yapılabilirse, 24 Haziran’daki “her iki seçim”den de,  net veya nete yakın “DEVAM” sonuçları çıkar.

 “Kişisel kırgınlıkları”, “kişisel hesapları” bir kenara bırakmak…

Nefsi” geri plâna atmak…

Ve memleket için çalışmak!..

Biliyorum, “bazı itirazlarda” haklılık payı var.

Benim de zihnimde “soru işaretleri” var…

Lâkin…

Bir nokta net:

“Cumhur İttifakı kaybedecek olursa…

PKK’sı da, FETÖ’sü de zil takıp oynar!”

Böyle bir duruma gelinemez!..

15 Temmuz’un rövanşı verilemez!..

“Yeni” de değil…

“Yepyeni Bir Türkiye” hedefinden vazgeçilemez!

AK Parti ve MHP…

Gazetecilerle “geleneksel” iftar buluşması…

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş’a, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin son zamanlardaki “af” çerçeveli bazı çıkışlarına dair sorular yöneltildi.

 “Alaattin Çakıcı ile fotoğraf” konusu gündeme getirildi.

Bir meslektaşımız, “Seçim İttifakı- Geçim İttifakı” bağlamında eklemelerde bulundu.

Sayın Kurtulmuş’un cevabı önemli:

“Ak Parti ile Milliyetçi Hareket Partisi, seçim programları da, parti programları da, siyasi öncelikleri de, stratejik bakış açıları da, farklılıklar içeren iki farklı siyasi parti. Onun için ‘siyasi geleneklerden’ bahsettim. Ama son dönemde, Sayın Bahçeli’ye bir kez daha teşekkür ediyoruz; Türkiye’nin temel meselelerinde Ak Parti ile yakın bir siyasi çizgide. Örneğin Referandum-Cumhurbaşkanlığı meselesinde, Anayasa’nın Parlamento’dan geçme sürecinde, teröre karşı verilen amansız mücadelede kayıtsız şartsız desteği gibi konularda MHP, AK Parti ile bir ittifak içerisinde oldu. İki parti birleşmiyor,  bir koalisyona gitmiyor, birbirinden farklı iki parti bir seçim ittifakı yapıyor. Bunu da yasal çerçevesini belirlemiş oldukları bir Cumhur İttifakı içerisinde yapıyorlar. Dolayısıyla olanın boyutları budur. Bunun farklı noktalara çekilmesinin yanlış değerlendirmelere yol açacağını düşünüyorum. Milliyetçi Hareket Partisi’nin kendi öncelikleri var ve istediği gibi hareket eder. Şimdi, Sayın Bahçeli, niye öyle bir fotoğraf verdi, tamamen kendisinin bileceği bir iş, kendisinin vereceği bir karar, buna bizim söyleyeceğimiz bir şey yok. Partilerin farklılıkları kendilerini bağlar.  Ortak hareket ettiğimiz nokta nedir? Af konusundaki görüşlerimizi söyledik...”

Sayın Kurtulmuş’un altını çizdiği nokta önemli…

Zira…

Her oluşumu kendi mantığı, varlık sebepleri içerisinde değerlendirmek gerek.

Biri diğerinin her yaptığını onaylamak, biri diğeri ile her konuda “uyum” içinde olmak mecburiyetinde değil.

Uyum içinde olunan meselelerin çerçevesi ne kadar geniş olursa, o kadar iyi.

“İki farklı siyasi gelenek”ten bahsediyoruz…

 Birliktelikleri çok faydalı sonuçlar doğuran, daha fazlasını da doğurması ümit edilen iki farklı siyasi gelenek.

Evet…

Sayın Kurtulmuş ile, bir buçuk saatlik kapsamlı bir sohbet oldu.

Geniş bir özetini, Ankara Temsilcimiz Bayram Zilan’ın bugünkü haberinde bulursunuz…

Ben notlarımdan küçük bir bölümü aldım buraya…

Önemine binaen!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Cemal Güngör 2018-05-25 00:28:52

Serdar kardeşim, Amma da yandaş oldun. 16 yılda Türkiye buralarda mı olmalıydı. Her seçimde mağdur edebiyatı yapıyorsunuz. 2011 de ucuz diye ihalesi iptal ediken Şeker Fabrikaları % 30 daha ucuza satıldı. 290 milyon dolar olması gereken Tüp geçit 1.150 Milyon Dolara verildi.
3. Havalimanı 7 milyar avro olması gerekirken 21 Milyar avroya verildi. Bağlantı yolları metrolar aynı firmaya Avrupanın 3-4 kat daha payalıya ihale edildi.
Anadolu da genç kalmadı.
Köyler Kasabalar hatta İller boşaldı.
Bunları niçin görmezden geliyorsun.

Avatar
Hüseyin Zavalsız 2018-05-25 03:58:19

Bu yazıyı da okumanızı rica ediyorum.

http://m.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/suleyman-ozisik/602402.aspx

Avatar
Ahmet kara 2018-05-25 18:33:03

Turizm bakani sayin Numan Kurtulmustan ricam ben cemberlitas ta esnafim taksiciler turistleri kandiriyor bu durum 20 senedir devam ediyor bir de sahte parfum satip turistleri kandiriyorlar turizm diyoruz fakat turisti korumuyoruz bu