Doların ateşi sönecek

Türk ekonomisinin sağlam olduğunu belirten Hamza Dağ, dolardaki yükselişe karşı her türlü tedbirleri aldıklarını belirtti. Dağ, “Dolar üzerinden operasyon çekmek isteyenler amaçlarına ulaşamayacak. Yaşanan süreci atlatacağız” dedi.

FOTOĞRAFLAR: NEŞAT GÜNDOĞDU

Dolara karşı tüm tedbirleri aldık. Bazı tedbirler kamuoyu ile paylaşılabilecek bazıları ise açıklanamayacak tedbirler. Ekonomi yönetimi bu tedbirleri nasıl daha önce uyguladıysa bundan sonrada gerektiğinde uygulayacak.

Türkiye ekonomik olarak 90’lı yıllardaki bir ülke noktasında değil. Bu operasyonlar eğer o dönemlerde olmuş olsaydı şu anda çok ciddi anlamda problem içinde olabilirdik. Türkiye, artık ekonomisi büyük bir ülke.

Üç dönem kuralı mutlaka uygulanacak. Ama onun dışında yerel yönetimlerde başarılı olan belediye başkanlarımız tabi ki değerlendirilecektir. Değişimi yöneten halk.

AK Parti Ar-Ge’den Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Hamza Dağ, gündeme ilişkin MİLAT’a özel açıklamalarda bulundu. Yerelde halk tarafından beğenilen belediye başkanlarının görevlerini devam ettireceği bilgisini paylaşan Dağ, şu anda tüm dikkatlerinin 18 Ağustos’taki olağan kurultayda olduğunu vurguladı. Dağ, dolar kurundaki kontrolsüz yükselişe de değinerek ekonominin 90’lı yıllardaki gibi olmadığını ifade etti.

Doların yükselişindeki asıl mesele başka

-Dolar kurunun artışı gündemde, aynı zamanda bu süreçte Başkan Erdoğan’ın Trump ve evanjelistlerle ilgili birtakım açıklamaları da oldu. Tüm bunları düşünerek doların artışının siyasi arka planı var mı?

Dolar kuru ve finans sektörü üzerinden Türkiye’ye bir operasyon yapılıyor bu çok net bir şekilde görülüyor. Reel sektörün kötü gitmesi durumunda bunun finans sektörüne, borsaya yansımaları olacak ama durum böyle değil. Ekonomi boyutuyla baktığımızda göstergelerin birçoğu gayet iyi giderken yani büyüme rakamları iyiyken, turizmle ilgili gelirler en iyi noktasındayken ihracat her ay rekor kırarken dolar kurunun yükseliyor olması, bu durumun ekonomik bir yansımadan ziyade siyasi bir yansıma olduğunu gösteriyor.

2001 ekonomik krizinde dolar kurunun bir anda artmasının piyasalarda sıcağı sıcağına ciddi bir tesiri olurken şu an dolar kuru yükselse de bunun bir tesiri yok, inşallah da olmayacak. Burada meselenin siyasi operasyon tarafı olduğunu, 17-25 Aralık olaylarından bu yana ki süreçte yaşananların asıl etken olduğunu Brunson meselesinin ise bir nevi bahane olduğunu görüyoruz. ABD’de Trump ile birlikte evanjelist ve ulusalcı yapıların burada söz sahibi olduğunu görüyoruz.

Eski Türkiye özleminde olanlar var

Türkiye’nin uzun zamandır kendi menfaatleri doğrultusunda politikalar üretiyor. ABD’nin Soğuk Savaş Dönemi refleksleriyle hareket edip talimat vermesinin bir karşılığı yok artık. Bu durumun en iyi Türkiye’nin Suriye Politikasında görülüyor. Suriye’de, Afrin’de yaşamış olduğumuz süreç, El Bab ve Cerablus’ta yaşanan süreç, Akdeniz’deki petrol meselesi ve bu konuda ABD’nin veya diğer ülkelerin yapmak istedikleri, uygulamak istedikleri politikaya karşı koyan bir Türkiye var. BRICS ile hareket eden bir Türkiye var. Bütün bunlar tabi ki anlaşamamazlık, aynı durumda buluşamamazlık gibi bir durum ortaya çıkartıyor. Brunson tarafı bahane büyük fotoğrafa baktığımızda S400’e dayanan bir fotoğraf var. PYD/PKK konusunda ise bir terör devleti kurmak isteyen ABD ve buna net bir şekilde engel olan bir Türkiye Cumhuriyeti var.

Suriye konusunda ABD’nin politikalarını kabul etmeyen ve kendi politikasını düşünen, sadece düşünmekle kalmayan dile getiren aynı zamanda da icra eden bir Türkiye Cumhuriyeti var. Bunun içinde gerekirse şehit veren bir Türkiye Cumhuriyeti var. Tüm bunlara baktığımızda ABD ve Batı ülkelerinin bu durumda Türkiye’nin eski durumlarına özlem duyduklarını ve eski hale getirmek içinde birtakım operasyonlar yaptıklarını görüyoruz. Söylememizde de bir sakınca yok ve bunu da milletimizin gördüğünden de hiç şüphemiz yok.

AK Parti Ar-Ge Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, Gazetemizin Ankara Temsilcisi Bayram Zilan’a gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu.

Kamuoyuna açıklanmayan tedbirlerimiz var

-Bu işin siyasi arka planı olduğunu söyleyenlerin sayısı çok ama o zaman Türkiye müdahaleye çok mu açık? Yani herkes Türkiye’ye müdahale çekebilir mi?

Dolara müdahale için birçok ekonomik enstrüman var. Bu konuda ilgili birimler gerekli çalışmaları yerine getiriyor. Merkez Bankası da hakeza gerekli çalışmaları yerine getiriyor ama işin siyasi tarafını da görmek fayda sağlar. Biz neticede uluslararası sisteme açık bir ülkeyiz, açık olmamız lazım. Dolayısıyla bu konuda her türlü girişim meydana gelebilir ve buna karşıda tedbirli olacaksınız. Bunlara karşı tedbirlerimiz var. Bazı tedbirler kamuoyu ile paylaşılabilecek bazıları ise açıklanamayacak tedbirler. Ekonomi yönetimi bu tedbirleri nasıl daha önce uyguladıysa bundan sonrada gerektiğinde uygulayacak.

Gezi Olayları olduğunda doların hem yükselmesini hem düşmesini bir anda yaşadık. Danıştay saldırısında da benzer bir durum oldu. Tabi ki dışa açık bir ekonomi olarak, ihracat ve ithalatı olan sabit kuru olmayan serbest piyasası olan bir ülkeyiz.  Ekonomi üzerinde birtakım işlemler yapanlara karşı hamleler bu ana kadar yapılıyor ve bundan sonra da yapılmaya devam edecek.

Türkiye süreci iyi yönetiyor

-Doların artış halinde olduğu bir dönemde Ak Parti kurmaylarında herhangi bir panik hali yok. Bunun nedeni nedir?

Türkiye kendi bağlantılarıyla, kendi gücüyle, dışarıdaki öz güveni, dışarıdaki kredisi ile sıkıntılı süreçleri atlattı. Şu anda yaşanan süreci de Allah’ın izniyle atlatacak. Türkiye ekonomik olarak 90’lı yıllardaki bir ülke noktasında değil. Bu operasyonlar eğer o dönemlerde olmuş olsaydı şu anda çok ciddi anlamda problem içinde olabilirdik. Türkiye, artık ekonomisi büyük bir ülke. Bu operasyonlar ne kadar çekilmeye çalışılsa da asıl hedefledikleri amaçlara ulaşmaları imkân dâhilinde değil. 200 milyar dolarlık ekonomiden neredeyse 1 trilyon dolarlık bir ekonomiye gelmiş, Türkiye Cumhuriyeti. Bu ciddi bir güç.

Kur sorunu çözülecek

Daha önce bugünkü durumun çok daha altında bir hadise yaşanmış olsa ve dolar kuru daha düşük bir yükselme gösterse Türkiye ekonomisi SOS vermiş, yelkenleri suya indirmiş olacaktı. Ama 17 yıllık süre zarfında çok mesafe kat etmiş bir Türkiye var.  Aynı zamanda da dünyada birçok ülkede itibar kredisi olan, kredisi artan güvenilirliği artan, vatandaşların hayır duaları ile her türlü destek olmak istediği bir konumda. O açıdan Allah’ın izniyle bu mesele çok kısa bir sürede çözülecek. Tüm bu yaşananlar bir süreç, önemli olan bu süreci iyi yönetmek.

Tüm belediyeleri kazanma arzusundayız

-Yerel seçimler yaklaşıyor bu süreçte İzmir gibi Ak Parti’nin kazanamadığı şehirlere dönük özel çalışmalar yapılacak mı? MHP ile bir ortak hamle düşünülüyor mu? AK Parti yerel seçimlere nasıl hazırlanıyor?

Türkiye’de her ilin ayrı bir özelliği var. Yerel seçimlerin argümanları ve konuşulacak hususlar bellidir” diyerek bu konuda partilerinin bakışını şöyle özetledi: “Önce aday tercihi olur. Bu İzmir’de farklı, İstanbul’da farklı, Diyarbakır’da farklı şeklinde olmaz. Önemli olan doğru bir aday tercihi. Yani İzmir’e doğru bir aday tercihi, İstanbul’da da Diyarbakır’da da. Aynı zamanda Türkiye’nin 81 ili 900 küsur ilçesi var. Bunların her birinin yerel yönetim anlamında ortak yapılacak işleri olduğu gibi o ilçeye o şehre özel işleri de olur. Bu İzmir’de de olur, İstanbul’da da olur, Diyarbakır’da da olur.

Bizim de en önemli ve yegâne amacımız seçim kazanmak ve seçim kazanmak için çalışmak. Seçim kazandığın zaman hem bulunduğu şehri hem de ülkeyi en iyi şekilde yönetme hedefin olur. Yepyeni bir seçime giriyorsunuz artık. Bu zamana kadar kazanmadığımız yerleri kazanmak arzusundayız ama bu arzu tüm Türkiye’deki bütün belediyeleri kazanmak arzusu ile aynı noktada.

-Partide, yönetimde bir değişim rüzgârı var. Bunun yerel seçimlere de yansıması olacak mı?

Yerelde kararı halk verecek

Hiçbir siyasi parti, yerelde güçlü ve halkta karşılığı olan, sevilen, iyi hizmetler yapmış bir belediye başkanını değiştirmek istemez. O il veya ilçedeki halkta değişim beklentisi varsa tabi ki bu anlamda değişim yapmak icap edecektir. Ama Belediye başkanlarımızın halkta karşılığı ciddi anlamda var. Hizmetleri de iyi. Tabi ki üç dönem kuralımız var. Üç dönem kuralı mutlaka uygulanacaktır. Ama onun dışında yerel yönetimlerde başarılı olan belediye başkanlarımız tabi ki değerlendirilecektir. Değişimi yöneten halk. Belediyelerin muhatabı olan halkın nabzına göre bir karar verme durumumuz söz konusu.

Parti’de değişiklikler olacak

-18 Ağustos’taki kongrenin hazırlıkları ne aşamada?

18 Ağustos’ta büyük kongreleri olduğunu hatırlatan Dağ parti olarak tüm dikkatlerinin burada olduğunu belirterek hazırlıklar son noktasına yaklaştığını söyledi. Dağ, Parti Sözcüsü Mahir Ünal’ın değişimler olacak açıklamalarına istinaden de konuşarak şunları söyledi: “Her kongrelerde MKYK ve MYK içinde değişimler, dönüşümler oldu. Milletvekili listeleri yapılırken, belediye başkanları listeleri yapılırken oluşan değişim gibi bu MYK ve MKYK’da da bir bayrak yarışı bir bayrak değişimi söz konusu olacak. Bunun bir sakıncası olmadığı gibi zaten bu siyasetin doğası gereği olan bir şey. Bizim için en önemli husus olağan kongreyi gayet huzurlu bir şekilde, parti içi disiplini en iyi şekilde sağlayarak, liderine güveni ve sadakati en üst noktada göstererek, coşku ve heyecanı önümüzdeki dönemlere yansıtarak bu kongreyi yapıyor olmamız.

Kongre hazırlıklarımızı bu şekilde yaparken, delegelerimizin tamamının düşüncesi çok net ve belli iken ve delegelerimiz kongreye gelirken ne yapacağını çok net bir şekilde bilirken muhalefetin şu an içinde bulunduğu hal gerçekten değerlendirilmesi gereken, düşünülmesi gereken bir hal. Aynı anda kongre süreçleri yaşıyoruz. Aslında olağan kongreyi ana muhalefet partisi geçirdi. Olağan kongreyi geçirmiş olmasına rağmen içinde bulundukları durum Türkiye açısından bu ülkedeki en önemli meselenin bir muhalefet meselesi olduğunu çok net bir şekilde ortaya koyuyor.

Genel başkanları da, adayları da ilkesiz!

-AK Parti olarak muhalefetin durumu hakkında çok açıklama yapılıyor. Muhalefetin durumunu neden bu kadar dert ediniyorsunuz?

CHP’deki dürüst olmayan hal, şu an ki Genel Başkan’ın 2010’da aday değilim demesinden bir gün sonra adaylığını açıklamasıyla başladı. Şu anda Genel Başkanlığa aday olan kişi ise Cumhurbaşkanlığı Adaylığı döneminde kesinlikle ‘Benim ağzımdan kurultay sözünü duymayacaksınız’ dedi. Bizzat organize eden kendisi, işin doğrusu bu. Yapılan arkadan dolanmaktan başka bir şey değil. Bunlara gerek yok. En yakın milletvekili arkadaşı bu işin başında ve bütün basın toplantılarını onlar yapıyor.

CHP’lilerde bu söylediklerimizi dile getirebilirdi ama bunu söylememizdeki amaç, mevcut Genel Başkan vaktinde ne kadar ilkesiz ve dürüst olmayan bir şekilde hareket ettiyse şimdi de Genel Başkan adayı, Cumhurbaşkanı Adayı olan zatta aynı şekilde ilkesizce ve dürüst olmayan bir şekilde hareket ediyor. Böyle bir partiyi bu tarzdaki zatlar yönettiği zaman, ülke yönetmeye talip olan kişilerin ülkeyi de nasıl yöneteceklerini varın siz düşünün. Milletimize bunu söylemek, bir siyasetçi olarak önemli vazifelerimizden birisidir.

Bakanlar ile sorunları parti çözer

-Yeni Hükümet Sisteminde bakanlar Meclis içerisinden seçilmiyor. Atanan bakanların AK Partili milletvekilleriyle teması nasıl sağlanacak?

Milletvekillerinin bakan olmayacağını 16 Nisan sürecinde de anlatmıştık. Bu zaten beklenen bir olaydı. Milletvekillerimizin illerinden seçilip buraya geliyorlar. Milletvekillerimizin illerindeki beklenti tabi ki, icra ve birtakım hizmetlerin illerine gelmesi yönünde. Burada beklenen insani bir ilişki ve diyalog ile sorunların çözümü. Gerekli temaslar sağlanacaktır. Ben o anlamda sorun olacağını düşünmüyorum.

Bakanların Meclis çalışmalarına gelmemesi ve Genel Kurul’da bulunmaması bakanlarla ve bunlara bağlı bürokrasiyle ilişki kurulmayacağı anlamına gelmiyor. Burada insani ilişkiyi ve halkımızın bizden beklentilerini yerine getirmek için bakanlıklarla da gerekli köprü vazifesini arkadaşlarımız yerine getirecekler. Bir aksaklık durumu olduğunda da parti üst yönetimi devreye girer ve o meseleleri çözer. Bu konuda bir sıkıntı olacağını düşünmüyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner624