Döviz üzerinden Türkiye’yi çökertme operasyonuna karşı toplumsal refleks çok güçlü durumda bulunuyor. Hükûmet de Türkiye halkının bu direnişine büyük bir destek veriyor ve yapılmak istenen operasyonu bozmaya çabalıyor ve bunu bozacak güçtedir de. Ne var ki, Merkez bankası ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası bu mücadelenin yanında yer almadığı gibi nötr bir pozisyon da almıyorlar.

Türkiye’ye çekilen operasyona katılımda bulunuyorlar sanki.

Borsa İstanbul ve Merkez Bankası meselesini genişçe ele almak lazım ancak öncelikli olarak çok acil iki tedbir paketini hayata geçirmemiz lazım.

Merkez Bankası ve Borsa İstanbul, sanki Batı’nın çıkarlarını korumak gibi bir pozisyonda bulunuyorlar sürekli. Türkiye’ye ait olan fakat icraatları ile Türkiye dışına hizmet eden görüntüsü veren Merkez Bankası ile ilgili derhal bir yasa çıkartılmalı ve bu kurum devletin kontrolüne verilmelidir.

Borsa İstanbul’un da derhal tasfiye edilmesi gerekir. Çünkü bu kurumdaki Fetullahçı terörist sayısı, Persilvanya’daki Fetullahçı Terörist sayısından kat be kat fazladır. Borsa İstanbul’dan Fetullahçı terör örgütünün kasasına her gün milyonlarca Türk lirası akmaktadır. Ayrıca Borsa İstanbul’un ta Galata Bankerleri zamanından beri bu milletin, küçük biriktiricilerin paralarını soymak üzere kurulduğu inancı toplumda hâkim. Ve bu güne kadar yapılagelene baktığımızda bu inanç saglam temellere dayanıyor. Fetullahçı teröristlerin ifadelerinde de Borsa İstanbul’u Fetullahçı çeteye para aktarmak için bir araç olarak kullandıklarını itiraf ettiklerini müşahede ettik.

Yapılması gereken şudur:

Önce Bu operasyonun adı konmalıdır: Döviz operasyonu, İngiltere merkezli olup Türkiye’yi ekonomik olarak çökertme darbesinin adıdır.

Bu, 15 Temmuz’dan sonra yapılan ikinci darbe teşebbüsüdür. İkinci darbenin ekonomik ayağını oluşturan dolar operasyonunun merkezi Londra. İçerdeki dolar alımını Londra merkezli fonlar yapıyor. Darbenin adı bellidir: Londra merkezli ekonomik darbe.

Halkımız şunu bilsin, doların yükselmesi tamamen Londra merkezli bir operasyondur, uzun sürmeyecek, dolarla oynayan yanacak biiznillah.

Peki bunu nasıl önlemeliyiz?

Merkez bankası fonlama maliyetlerini aşırı derecede artırmalı. Ayrıca bankaların “over counter” işlemleri aşırı vergilendirilmelidir. En önemlisi ise para işlemleri için ise organize pazar kurulmalıdır. Böylece parasal spekülasyonların tüm detayları öğrenilir.

Şimdilik içerden bir alım yok, tüm alımlar Londra merkezli. İçerden katılım olursa, hesapları dondurulmalı, paralarına el konulmalıdır.

Döviz alımına göreceli bir şekilde vergi gelsin, belirli miktarın üzerindeki döviz alımı aşırı vergilendirilsin.

Londra merkezli bu dolar operasyonun içinde yer alan yerli yabancı tüm fon ve şirketlere Kamu Hükmünde Kararname ile bir gecede el konulsun. Devlet kendine operasyon çekene operasyon çekmelidir. Devlete ve millete çekilen operasyonun bedeli ağır olmalıdır.

Şu aşamada bilerek dolar alan herkes haindir. Bu ihanete ortak olmayın, devletin gittikten sonra doların olsa ne olacak.

İçerdeki fon, şirket, banka ya da kişilerden aşırı dolar alımı olursa, bunu yapanları isim isim deşifre edeceğimi buradan ilan ediyorum.

13. 95, 99 ve 2001'de olduğu gibi ben yine spekülasyonla işimi bilirim diyenlere devletin çok güzel sürprizleri var. Bu devlet artık bizim, yani milletin kontrolün girdi. Bu devlet sadece adı ile değil, Ruhu ile de Türk devletidir. Bu millet nasıl MİT operasyonunu, 17/25 İhanet ve Casusluk yargı operasyonunu ve en son olarak da 15 Temmuz İşgal operasyonunu atlattıysa emin olun bu döviz operasyonunu da atlatacaktır.

Artık devletin kademelerinde para spekülatörlerinin ve Fetullah adlı alçak hainin piyonları değil, bu milletin has evlatları var.

Bu operasyonunuzu başınıza geçireceğiz. Merkez Bankası’nın önceki günkü acemi operasyonu bu millete 1.5 milyar Dolar’a mal oldu. Ey Londra ve buradaki piyonları, Vallahi bunu fitil fitil burnunuzdan getireceğiz Allah’ın izni ile.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.