Şu anda Dünya Kupası maçlarını seyrediyoruz. Televizyon karşısına geçip çaylarımızı içerken maçları izliyoruz. Doğrusu hoşça vakit geçirmeye çabalıyoruz. Zaten başka da eğlencemiz yoktur. Millet olarak futbola düşkünlüğümüz mevcut.

Güzel maçlar da oluyor. Dünyanın değişik ülkelerinden gelen oyuncular harikalar ortaya koyuyorlar. Avrupa’da top koşturan misafir oyuncular yeteneklerini gösteren oyunlar sergiliyorlar. Avrupa liglerinde başarılarını sergileyen bu oyuncuların yerli takımları hiçbir varlık gösteremiyorlar. İpi göğüsleyen Avrupa takımları oluyor. Bunlar tesadüf olamaz.

Neden Asya, Afrika takımları varlık göstermiyorlar? Bu ülkelerin çocukları Avrupa’da mükemmel oynuyorlar. Ancak aynı yerli oyuncular bir araya gelince sanki “hiç” oluyorlar. Bu işte bir bit yeniği olmaz mı? Bu verimsizlik dikkati çekmiyor mu? Bu derde çare bulunamaz mı?

Mesela İngiltere’de oynayan ve harikalar ortaya koyan Salah niye Mısır’da başarılı olamadı? Hâlbuki Mısır’ı Dünya Kupası’na taşıyan Salah idi. Onunla ilgili yıpratıcı ve yozlaştırıcı kara propaganda bitmiyor. Omuz sakatlığı nedeniyle milli takıma yeterli katkı veremedi. Bu durum Mısır kamuoyunca anlayışla karşılanmadı.

Suudi Arabistan, Senegal, İran gibi takımlar dökülüyorlar. Futbolcular en çok 45 dakika oynuyorlar. Hâlbuki Avrupalılar 120 dakika oynayacak şekilde kendilerini programlıyorlar.  Bilimi ve aklı birinci plana alıyorlar. Çalışmalarını uzmanların nezaretinde yapıyorlar. Sonunda onlar kazanıyorlar.

Bizim durumumuza gelince, eski zamanlara göre daha iyiyiz. Bilimsel esaslara göre çalışıyoruz. Ama istenilen sonucu elde edemiyoruz. Almanya’daki Türk toplumundan İlkay Gündoğan, Mesut Özil çıkıyor, harikalar ortaya koyuyorlar. Göğsümüz kabarıyor. Biz neden başaramıyoruz?

Bunları yazarken Dekanlığını yürüttüğümüz İstanbul Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi’nin mezuniyet töreni var. Kuşkusuz spor ile ilgili başka Yüksek Okullar ve Fakülteler var. Ancak mezunları yeterince kamuda ve özelde yerleşip verimli olamadılar. Sportif etkinliklerin ve gösterilerin verimli olması eğitimli kişilerle mümkündür.

06 Temmuz 2018 tarihinde mezuniyet töreni var. Bu fakültede idareci ve öğretim üyesi olmanın gururunu yaşıyoruz. Yetiştirdiğimiz eğitim ordusu mensupları ülkemizin her yanına dağılacaktır. Çocuklarımıza ve gençlerimize eğitim ve yön vereceklerdir. Sağlıklı kuşakları yetiştireceklerdir.

Konumuza dönelim. Dünya Kupası gibi etkinliklerde boy göstermeliyiz. Bunu da sporda eğitimli insanlarla becerebiliriz.

Sonuç: “Sporda eğitimli insanlar söz sahibi olmalıdır.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.