Sultan Zilan, Esmer Zilan, Hasan Zilan…

Sultan Zilan, 15 yaşında. Kick Boks ve Muaythai’de 7 defa Türkiye birincisi oldu. 3-11 Ağustos 2017’de Tayland’ın Bangkok kentinde yapılan “Dünya Gençler Muaythai Dünya Şampiyonası”nda “Dünya Birincisi” oldu. Bayrağımızı göndere çektirdi, İstiklal Marşı’mızı söyletti, göğsümüzü kabarttı.

Esmer Zilan, 21 yaşında. KickBoks’ta 2 defa Türkiye birincisi oldu. 2015’te yapılan “Muaythai Avrupa Şampiyonası”nda “Avrupa “ikincisi” oldu.

Esmer, 4-12 Kasım 2017’de Macaristan Budapeşte’de yapılan “Kick Boks Dünya Şampiyonası”nda “Dünya Üçüncüsü” olarak bronz madalya aldı. Bayrağımızı göndere çekti.

Hasan Zilan, 19 yaşında. 2017’de Türkiye birincisi oldu. 2012’de Türkiye 3.sü oldu. Hasan, 4-12 Kasım 2017’de Macaristan Budapeşte’de yapılan “Kick Boks Dünya Şampiyonası”nda “Dünya Üçüncüsü” olarak bronz madalya aldı. O da diğer kardeşleri gibi bayrağımızı göndere çekti, göğsümüzü kabarttı.

Sultan, Esmer ve Hasan Zilan kardeşlerin iki kardeşi daha var.

Zeynep ve Muhammet Ali Zilan.

Zeynep, 16 yaşında. 2014’te Kick Boks’ta Türkiye Şampiyonu oldu.

Muhammet Ali ise henüz 9 yaşında. Fakat o da diğer kardeşleri gibi başarı olmak için hazırlık yapıyor. Bulduğu her parkta tarlada antrenman yapıyor Yaşı müsabakalara müsait hale geldiği anda ringe çıkacak.

Buraya kadar okuduklarınız Zilan kardeşlerin başarı hikâyeleriydi ve bu hikâyelerin her biri ülkemiz adına gurur verici hikâyelerdi.

Ama…

Bundan sonra okuyacaklarınız can sıkıcı ve sorumluların sorumsuzca davranışlarından dolayı utanç verici, dramatik bir hikâyeye dönecek!

Türkiye’yi yurtdışında başarı ile temsil etmiş Zilan ailesi Sur’da yaşıyor.

Bildiğiniz üzere Sur ilçesi, PKK’nın açtığı “çukurlar” yüzünden yerle bir oldu. Aile, bu olaylarda evini kaybetmiş ve Sur’un bir başka yerine taşınmak zorunda kalmış.

Zilan kardeşler, tüm antrenmanlarını bugüne kadar tarlalarda, parklarda yapmış. Spor malzemelerini bugüne kadar hep babaları kendi cebinden karşılamış.

Tüm kardeşlerin antrenörlüğünü babaları “Abdullatif Zilan” yapıyor.

Baba Abdullatif Zilan, 45 yaşında, “inşaat işçisi” olarak çalışıyor ve ailesini kıt kanat geçindiriyor.

Kendisi ile görüştüğümde şu acı şeyi söyledi:

“Başka yerde bırakın dünya şampiyonluğunu, bir sporcu herhangi bir dalda Türkiye birincisi olsa arar sorarlar, Vali, İl spor müdürü, belediye başkanı ya da ilçe belediye başkanı destek çıkar, tebrik eder, davet eder. Ama benim çocuklarımı bugüne kadar hiç kimse aramadı, kimse tebrik etmedi, kimse davet etmedi. Kimseden destek görmedim. Benim çocuklarım Yunanistan’ı değil Türkiye’yi temsil ediyor, ülkemizi temsil ediyor!”

Evet, her şey gördüğünüz gibi…

Aileyi bugüne kadar hiç kimse aramamış, destek olmamış.

Yukarda okuduğunuz başarıların tamamı, tarlalarda, çay bahçelerinde, oyun parklarında yapılan antrenmanlardan gelen başarılar.

Dram bu kadar değil!

Baba Abdullatif Zilan, kızı Sultan’ın dünya birinciliğinden sonra Sur Belediye Başkanı Bilal Özkan’dan defalarca randevu talep etmiş. Ama hiçbirisinden sonuç alamamış, kendisine tek bir geri dönüş dahi yapılmamış.

Aynı şekilde Valilik’ten de defalarca randevu talep etmiş ama bu randevu talebine dönen olmamış.

Anlayacağınız ne Vali, ne Belediye Başkanı, ne İl Spor Müdürlüğü, ne Spor Bakanlığı yetkilileri bu çocukların hiç birisini başarılarından dolayı bugüne kadar hiç arayıp sormamış, destek olmamış, tebrik etmemiş, temas dahi etmemiş!

Bu bir “utanç” değilse nedir?

Bir taraftan PKK’nın Kürt gençleri üzerinde yaptığı “yıkıcı propagandadan” bahsedeceğiz, “önlem almalı, tedbir almalı, bu gençleri PKK’nın kurduğu tuzaklardan kurtarmalı” diyeceğiz! Edebiyat yapacağız!

Diğer taraftan ülkemizi yurtdışında temsil eden, bayrağımızı dalgalandıran, İstiklal Marşımızı söyleten ve büyük başarılar elde eden Kürt çocuklarına sahip çıkmayacağız, arayıp sormayacağız! Destek olmayacağız!

Bu nasıl bir zihniyetin, nasıl bir stratejinin, nasıl bir zekânın ürünü?

Bu şekilde mi gençleri kazanacağız?

Bu çocukların elinden tutulsa, diğer Kürt çocuklarına örnek gösterilse fena mı olur?

Neden sahip çıkılmıyor?

Sponsor yok, antrenman yapacak fiziki koşullar yok, takdir yok, tebrik yok, teşekkür yok…

Tarla tapandan gelen, yoksun ve kimsesiz dünya şampiyonlukları var…

İnsan, “Allah Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ömrünü uzatsın, ona güç kuvvet versin” demekten kendini alamıyor!

Çünkü bu ülkede “yerli ve milli” olanların elinden en çok Cumhurbaşkanımız tutuyor.

Bayrağımıza, İstiklal Marşımıza, Cumhurbaşkanımız sahip çıkıyor.

Yerlileşmeyi ve millileşmeyi Cumhurbaşkanımız teşvik ediyor!

Milli takımımızı maç öncesi, maç sonrası telefonla arayan, Türkiye’yi yurtdışında temsil eden tüm sporcuları bizzat tek tek arayıp tebrik eden, onlara sahip çıkan ve onlarla hemhal olan bir tek Cumhurbaşkanımız var!

Her şey onun omuzlarında!

Peki, yazık değil mi?

Hiç kimse bir şey söylemeden, Cumhurbaşkanımız talimat vermeden herkes kendi işini layıkıyla yapsa olmaz mı?

Sözgelimi bu başarılı çocuklara, yani Esmer’e, Hasan’a, Sultan’a elde ettikleri dünya şampiyonluklarından sonra en azından bir telefon açılıp tebrik edilse, ellerinden tutulsa olmaz mıydı?

Sonra şikâyet ediyoruz!

Neden başarısız oluyoruz?” diye hayıflanıyoruz!

Oluruz tabi!

Diğer ülkelerde bu başarıların çeyreğini gösteren sporcuları ilgili kurum ve kuruluşlar havada kapıyor, her türlü ihtiyacını karşılıyor, destek veriyor, teşvik ediyor!

Peki ya bizde?

Bizde bu tip girişimlerin tamamı Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan geliyor!

Gerisi süs…

Ben bu dramatik hikâyeyi baba Abdullatif Zilan’dan öğrendiğimde kendi adıma çok utandım!

Umarım utanması gerekenler de utanır!

Yazık…

Gerçekten çok yazık!


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet Ali Kılıç KickBoks 2017-11-18 08:29:40

Evet Abdüllatif Zilan Hocamız çok değerli bir babadır. Çocuklarına kendisi emek vererek burala getirmiştir. Ve halen inşaatta çalışıyor. Halk Eğitim Müdürlüğüde ona zorluklar çıkarıyordu.Rabbim yardımcısı olsun

Avatar
önemli değil 2017-11-19 00:53:54

Bunlar ZAZA'dır Kürt değildir. Bayram efendi.