21 Aralık 2017 Perşembe 07:00
Cural: 'Bir grup asker olarak darbe yaptık'

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin aralarında FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, 6 general ve 17 subayın bulunduğu, 9'u firari 14'ü tutuklu 24 sanığın yargılandığı İstanbul'daki "ana darbe" davasının 16. duruşması yapıldı.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşısında yer alan binadaki büyük salonda yapılan duruşmaya, eski 1. Ordu Harekat Yarbaşkanı Tuğgeneral Eyyüp Gürler, eski 2. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Özkan Aydoğdu ve eski 1. Ordu İdari Kurmay Yarbaşkanı Tuğgeneral Yüksel Durak'ın aralarında bulunduğu 12 tutuklu sanık ile tek tutuksuz sanık eski 3. Kolordu Komutanı Erdal Öztürk katıldı.

Müşteki ve taraf avukatlarının da hazır bulunduğu, izleyicilerin de takip ettiği duruşmada, tanıkların ifadeleri dinlendi.

"Biz bir grup asker olarak darbe yaptık"

Başka bir davadan tutuklu olan eski Hava Teknik Okulları Komutanı Tümgeneral Ahmet Cural, tanık sıfatıyla ifade verdi. 15 Temmuz'da Moda Deniz Kulübü'nde düğünde olduğunu, saat 20.00-22.00 civarında generallerin oturduğu masada hareketlenme olduğunu, bir karışıklıktan bahsedildiğini ve Ankara'da uçakların alçak uçuş yaptığının söylenildiğini anlattı.

İlk başta olayların Ankara ile sınırlı bir kalkışma olduğu kanaatine vardıklarını aktaran Cural, Hava Kuvvetleri Komutanı koordinesinde çalışmalar yapıldığı sırada odaya Muharebe Arama Kurtarma (MAK) timlerinin girdiğini ve generalleri fuaye kısmına götürerek kelepçeleyip yüz üstü yere yatırdıklarını belirtti.

Daha sonra beş altı kişi bir odaya alındıklarını ifade eden Cural, şöyle konuştu:

"Saat 03.00 gibi Fethi Alpay, bir MAK askeri ile birlikte yüzü solgun ve kelepçeli bir şekilde odaya geldi. MAK askeri, Fethi Alpay'ın kelepçesini açtı ve daha sonra odanın dışında bekleyen diğer MAK askerlerine emrederek bizim de kelepçelerimizi açmasını söyledi. MAK askerleri dışarı çıktı. Bu sırada içeride silahlı kimse yoktu. Fethi Alpay, 'Biz bir grup asker olarak darbe yaptık. Genelkurmay Başkanı da bizi destekliyor. Dolayısıyla siz var mısınız, yok musunuz?' şeklinde herkese bir soru sordu. General Recep Yüksel, ben ve bir kişi daha karşı çıktık. Diğerleri bir şey demedi. Daha sonra Fethi Alpay, 'Fazla zamanımız yok, ben buradan ayrılacağım, kararınızı verin.' dedi ve sonra tek başına odadan ayrıldı."

"Daha önce böyle bir toplantı düzenlendiğini görmedim"

Tanık olarak dinlenilen Uzman Çavuş Yasin Öztürk, 15 Temmuz'dan önce Hava Harp Okulu'nda düzenlenen darbe toplantısı hakkında bilgi verdi. Öztürk, Hava Harp Okulu Destek Grup Komutanlığı Muhafız Bölüğü'nde nöbetçi olarak görev yaptığını ve bu görev kapsamında okula gelen kişilerin ismini deftere yazdığını söyledi.

Ana nizamiyede bir uzman çavuş ve üç erle görev yaptıklarını anlatan Öztürk, 14 Temmuz günü öğle saatlerinde eski 66. Mekanize Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmet Nail Yiğit, eski Hava Pilot Kurmay Binbaşı Mehmet Fatih Özkan ile eski İstanbul Jandarma Komutanı Kurmay Albay Gürcan Sercan'ın okula geldiğini ve okulun içerisinde dolaştığını ifade etti.

Özkan ile Sercan'ın giriş kayıtlarını deftere yazması üzerine eski Hava Harp Okulu Komutanı Tuğgeneral Fethi Alpay'ın yaveri eski Astsubay Burhan Torlak'ın nöbet kulübesini aradığını ve telefonu kendisinin açtığını aktaran Öztürk, "Burhan Torlak bana 'Ben size kayıt yapmayacaksınız demedim mi? (Tuğgeneral) Gökhan Şahin Sönmezateş ve Fethi Alpay'ın misafiri olduğunu söyleyenleri kayıt yapmadan içeri alın.' dedi. Daha sonra sivil giysili kişiler geldi. Askeri kimliklerini gösterip bu kişilerin misafirleri olduğunu söyleyip içeri giriyorlardı. Ben de karargahın yerini bilmedikleri için onları kapıya kadar götürüyordum. Burhan Torlak da kapıda karşılayıp içeri alıyordu. Tuğgeneral Kemal Akçınar da geldi. Bu kişi daha önce burada görev yaptığını ve karargahın yerini bildiğini söyledi. Bu yüzden kendisi tek gitti." diye konuştu.

Mesai saatinden sonra sivil giysili kişilerin gelmeye devam ettiğini ve karargahtaki toplantının saat 02.00'ye, 03.00'e kadar sürdüğünü kaydeden Öztürk, daha önce böyle bir toplantı düzenlendiğini görmediğini belirtti.

Eski Hava Harp Okulu Destek Komutanı Albay Yusuf Özdemir'in sabah saatlerinde nöbetçi kulübesini aradığını ve kayıt yapılmadığını öğrendikten sonra çok teşekkür ettiğini ve çok iyi bir iş yaptıklarını söylediğini anlatan Öztürk, normalde Özdemir'in böyle bir yapısı olmadığını anlatarak, 17 Temmuz'da savcılığa gidip bu konuları kendi isteğiyle anlattığını belirtti.

Tanık sözleşmeli er Mustafa Saralar da Hava Harp Okulu'ndaki darbe toplantısıyla ilgili gördüklerini anlattı.

Olay tarihinde okul komutanı Fethi Alpay'ın habercisi olduğunu aktaran Saralar, toplantının, okuldaki Şeref Salonu'nda gerçekleştirildiğini söyledi.

Saralar, kendisinin salonun karşısındaki sekreterlik odasında bulunduğunu ifade ederek, "Burhan Torlak, havalimanından misafirinin alınacağını ve okula getirileceğini söyledi. Daha sonra şoför havalimanından Gökhan Şahin Sönmezateş'i getirdi. Sönmezateş komutanın (Fethi Alpay) odasında tek başınaydı. Gergindi, pencereden dışarıya bakıyordu." ifadelerini kullandı.

Şeref Salonu'ndaki toplantıya giren kişilerin, telefonları kapının önündeki kürsüye bıraktıktan sonra içeriye girdiklerini kaydeden Saralar, eski Hava Harp Okulu Dekanı Ahmet Gümüş'ü ise toplantıdan önce gördüğünü ve karargahta dolaştığını belirtti.

Torlak'ın toplantıya giren kişilerin, komutanın misafirleri olduğunu ve bu toplantıdan kimseye bahsetmemesi gerektiğini söylediğine değinen Saralar, Fethi Alpay'ın da bir ara toplantıya girip çıktığını gördüğünü vurguladı.

Mustafa Saralar, darbe girişiminin ardından Burhan Torlak'ın karargahta bulunan kameralardan birisini arızalı diyerek söktüğünü, diğer kameraları ise boyu yetişmediği için kendisine ve diğer askere verdiği emir üzerine söktüklerini aktardı.

Son Güncelleme: 21.12.2017 13:09
Anahtar Kelimeler:
FETÖCuralFethi Alpay
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.