02 Aralık 2017 Cumartesi 09:33
Müslümanların asla unutamayacağı kadim miras

ÖZLEM DOĞAN’ın kaleminden…

O sarı kubbeyi uzaktan görmek bile gözlerin dolmasına yeterli bir sebep. Kutsal bir miras olan Mescid-i Aksa uğruna dökülen kanların sahibi şehitlerin ruhunun Aksa bahçesinde huzur ve sükûnla gezdiğine inanıyorum. Dış kapılarında Yahudilerin, iç kapılarında Müslümanların beklediği bu mabet bir gün yine sadece İslam ümmetinin olacak ama o vakit ne zaman gelir bunu kestirmek şu an için mümkün değil. Taş kemerlerle çevrili avlunun dış bahçesinde boyunları göğe uzanmış selvi, çam ve zeytin ağaçlarının gölgesinde bir zamanlar kim bilir kimler dinlendi? Hz. Peygamber’in Miraç hadisesinden bu yana geçen sürede yaşanan ve tarihe kazınan tüm fetihler ve işgaller hep bu coğrafyanın ekseninde gerçekleşti. İşte peygamber, halife ve İslam kumandanlarından miras kalan bu hazineye sahip çıkmak da bizlerin boyunlarının borcu.

Kudüs’ten Beyazıt’a yansıyan gölge

Mescid-i Aksa’nın avlusunda Cuma namazı kılmanın huzuru tarif edilmez ancak yaşanır. Öyle ki; bu huzuru bozmamak için kuşların bile sessizce kanat çırptığını düşündürür insana. İbadetin ardından Kapalıçarşı’ya çıkan kapılardan birinden geçtiğinizde de orada farklı bir dünyaya adım atıyorsunuz. Giysiler, takılar, lokantalar, rengârenk taşlar, zeytinciler, tatlıcılar, çeyizciler, çamaşırcılarıyla kendinizi Beyazıt Kapalıçarşı’da geziniyormuş gibi hissediyorsunuz.  

Önemli şahsiyetlerin makamında…

Kudüs ve civarında bulunan tarihi yapıtları, mezarları, ibadetgâhları hakkıyla gezmek için ömürden belki birkaç ay ayırmak gerek belki de yıl. Doğu Kudüs’te yer alan ve Hendek Savaşı’nda hendek kazılmasını tavsiye eden Selman-ı Farisi’nin sembolik kabrinin bulunduğu yapı aynı zamanda çocuklara yönelik medrese olarak da kullanılıyor. İdaresi Ürdün Vakıflar Bakanlığı’na ait. Yine Kudüs topraklarında metfun olan kadın evliyalardan biri olarak anılan Rabia’tül Adeviyye’nin de kabrini de ziyaret edip dua okumadan geçmedik.

Mezarları da işgal ettiler

İdaresi Filistin’e güvenliği İsrail’e bağlı El-Halil’de işlemeli mermerler ve toprak kaplardan oluşan taş işçiliği çok yaygın. Çok çalışkan olan yöre halkı genelde ticaretle uğraşıyor. Bölgede bulunan Halilurrahman Camii’ne girmek de meşakkatli. Bir camiden çok hapishaneye girer gibi yüksek demir parmaklıklardan, X-ray cihazından ve İsrail kontrolünden sonra içeri girilebiliyor.

Sinagog bölümündeki Yahudiler rahatsız olduğu için yasaklanmasından ötürü ezansız ve kametsiz namaz kılınan mabedin yüzde 60’ı sinagog, yüzde 40’ı cami. Hz. Yusuf, Hz. Yakup ve eşlerinin kabirleri sinagog tarafında bulunuyor. Bu kabirleri ziyaret için yılda 10 gün Müslümanların geçişine izin veriliyor. Karşılık olarak cami tarafına geçen Yahudiler de peygamberler ve eşlerinin makamları önünde şarkılar söyleyip dans ederek onların ruhaniyetine saygısızlık ediyor.

Onurlu bir padişahtan kalma eserler

Sultan Abdülhamid’in Hz. İbrahim’in huzuruna gönderdiği şamdanların üzerindeki Osmanlıca yazıları okuyunca hüzünlenmemek elde değil. 33 yıl boyunca ümmeti ve Osmanlı Devleti’ni ayakta tutabilmek için gayret sarf eden hamiyetli bir padişahın hediyesi de Halilürrahman Camii gibi bir yanıyla işgal edilmiş gibi…

Filistinlilerin Türkiye sevgisi

Mescid-i Aksa’daki çocuklar Türk grupları ‘Türkiye’ temposuyla karşılıyor. Filistinli bir hanım kardeşimiz Türk olduğumu öğrenince ‘seni seviyorum’ diyerek sarıldı ve benimle fotoğraf çekildi. Meyve aldığımız manav ‘ben Türklerden para almam, siz bizim kardeşimizsiniz’ diyerek bizi duygulandırdı. Selahattin Eyyubi’nin evinin avlusunda bulunan bir evde ise boy boy Erdoğan fotoğrafları ve Türk bayraklarıyla karşılaştık. Ev halkı Türkleri ve Erdoğan’ı çok sevdiklerini, ülkemizin desteğini her zaman arkalarında hissettiklerini dile getirdiler.

Osmanlı’dan kalma Kapalıçarşı dükkânlarında bulunan Türk bayrağı motifli kolyeler ve Türk dizilerine ait yüzükler de dikkat çeken ayrıntılardan birkaçı. Fakat Kudüs’te hayatın çok pahalı olduğu da bir gerçek. Esnaf, küçük ve değersiz olmasına rağmen gümüş dahi olmayan ince bir yüzüğe büyük meblağlar istiyor. Çünkü İsrail’de sürülen refah dolu hayat Filistin’e pahalılık olarak yansıyor.

Biz Türklerle tek milletiz

Kudüs Muhafızı Şeyh Raid Salah’ın dava arkadaşı, Dr. Nasır Halit’le de tanışma imkânı bulduk. İsrail hapishanelerinde 100’ün üzerinde kadın 60 kadar da çocuktan oluşan 12 bin tutuklunun bulunduğunu ifade eden Halit şu açıklamalarda bulundu: Daha üç ay önce 13 yaşındaki bir çocuğu 17 yıla mahkûm ettiler. Mescid-i Aksa sadece Filistinlilerin değil bütün İslam âleminin kutsal mekânı. Biz en ön safta bulunmamız gerektiğinin bilincindeyiz. Ama yine de tüm Müslümanların Aksa’nın yanında durması, koruması gerekiyor.  Türkiye Filistin davasının yanında olan tek ülke. Biz kendimizi Türklerle tek millet olarak görüyoruz.

Ermenilerin soykırım yalanı

Ermeni Mahallesi’nin duvarlarında Türkiye’nin büyük bir bölümünün Ermenistan olarak gösterildiği haritalar asılı. Kimisi sökülmeye çalışılmış kimisinin üzerine de Türkler harita aleyhine not düşmüş. Ben de haritaya ‘Osmanlı tokadını hazmedemeyenlerin haritası’ yazarken yanımdan geçen iki Ermeni soykırım anlamına gelen ‘genocide’ sözleriyle tepki gösterdi. Ellerinde üçüncü ağızlardan dinledikleri aktarılmış hatıralardan başka belgeleri olmayan Ermeniler, Türk makamlarınca karşılıklı arşiv açma teklifini reddetmeye ise halen devam ediyor.

Bir mezarın ardından buğulu bakış

Osmanlı mezarlarının da bulunduğu, arada sıkışıp kaldığı bakımsız ve adeta katledilmiş ‘Mücahitler Mezarlığı’ adlı kabristanın haline üzülmemek elde değil. Kudüs topraklarında kıyameti bekleyen bu kabirlerin sahipleri de bir zamanlar bizim gibi nefes alıyorlar, yaşıyorlardı. Şimdi ise muhtemelen arkalarından bir Fatiha okuyacak kimsesi olmayan ölüler olarak yatıyorlar toprağın altında.

Yafa’da eğlence Filistin’de mahrumiyet

Batı Kudüs’te yer alan Yafa Caddesi ve Mamilla’da İsrailliler lüks ve refah içinde yaşıyor. Sokakta piyano çalan kipalı gençler ve içkili cafelerde oturan bağırıp çağıranlar, eğlenenler, Mc Donalds da dâhil olmak üzere koşer yazılı dükkânlar, Doğu Kudüs’ten esirgenen tertemiz sokaklar, Müslüman olduğunu anladıkları insanlara uzaylı görmüş gibi bakan İsrailliler…

Bir tramvay hattının ayırdığı iki ayrı dünya. Filistinli Müslümanların haklarını sömürerek semiren işgalcilerin sahte dünyası sabaha kadar ışıklarını kapatmazken, Doğu Kudüs sabah namazına kalkmaya hazırlanıyor.

Kubbesi satın alınan Kıyamet Kilisesi

Hz. İsa’nın kabrinin bulunduğu yer olduğuna inanılan Kıyamet Kilisesi’nin kapıları, Kudüs’ün fethinden sonra Hz. Ömer’in namaz kıldığı kayanın bunduğu alana halifenin adına mescid yaptıran Selahattin Eyyübi’den beri Müslüman aileler tarafından açılıp kapatılıyor. Kilise girişinin üstündeki balkonda yer alan ahşap bir merdiven Sultan Abdülmecid’in fermanına istinaden 163 yıldır aynı yerde duruyor. Büyük bir kalabalıkla dolup taşan kilisenin kubbesinin Selahattin Eyyubi tarafından satın alındığı rivayet ediliyor.

Her adımda tarih

Ben Gurion Havaalanı’ndan kalkacak olan uçakla İstanbul’a dönmeden önceki son durağımız liman şehri Yafa idi. Gerek Akdeniz iklimi gerekse doğal güzelliğiyle insanı büyüleyici bir güzelliği olan Yafa’nın tarihinde Haçlılar, Melik Selahattin, Memlükler ve Osmanlı önemli bir rol oynamış. Ortadoğu ve Avrupa tarzı mimari yapıların yer aldığı Yafa’da müdavim bir cemaati olmayan Hasan Bey Camii, 2. Mahmut tuğralı çeşme ve Sultan Abdülhamid’in tahta çıkışının 25.yılında yaptırılan bir saat kulesi de yer alıyor. Bu güzel şehri istemeyerek de olsa İsrail’in inisiyatifine bırakmış olmak son derece üzücü. ‘Mirasımız Derneği’nin eşliğinde çıktığımız yolculuk İstanbul’da noktalanırken biz kalbimizin bir köşesini Kudüs’te ve Mescid-i Aksa’da bırakarak vatanımıza geri döndük.  

8 milyon işgalci

Yeryüzünde 12 milyon Yahudi var ve 8 milyonu işgalci olarak Filistin topraklarında. Bunların kurmuş olduğu dernek sayısı üç bin. Yılda 1 buçuk milyar doları sadece Kudüs’ün Yahudileştirilmesi için harcıyorlar. Şeyh Raid Salah’ın telkinleriyle Muhammed Demirci tarafından kurulan uluslararası ilk Kudüs Derneği ‘Mirasımız’, 2008 yılından bugüne kadar Kadim Kudüs’te 70 ev ve 40 caminin restorasyonunu yaptı. Maddi ve manevi ihtiyaçları konusunda da Kudüslü Müslümanların yardımına koşan dernek, gezide bulunduğumuz süreç içerisinde de Aksa’da kılınan Cuma namazı çıkışı halka gıda ikramında bulundu.


Son Güncelleme: 02.12.2017 10:29
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.