Günümüzün diyet listelerinde yasaklar giderek artıyor. Gıdaların besin değeri, sektörel değerinin hayli gerisinde. Barkodlu bir ambalaj, tüketici ve üreticinin anlaştıkları yeni bir buluş.

GDO kimyasalları ve katkı maddeleri, insan tabiatını bozmaya yönelmiş keşif kollarıdır. Çağın hedonist kişiliği bir haz değirmeni gibi çalışıyor. Yeni hayatlar dışa dönük ve perhizkâr olmaya yatkın değiller. Önceki nesle göre daha duruşlarında bir kaygı var. Yakalarını ikilemden kurtarma arayışı içindeler; bir yanda hedonist eğilimler, öte yandan ruhsal ve duygusal obezleşme.

Ruhsal obezleşme sürgit devam ederken, fiziksel zarafet kampanyaları devam ediyor. Büyük anlamlara muhatap insanın başı beden ölçüleriyle dertte. Ruhsal deformasyon gündemde değil. İç dünyası ile irtibatı koptu günümüz insanının.

İnsan kendi kazdığı tuzağa nasıl düştü?

Duygularımızla sınanıyoruz. Bir olayı nasıl değerlendirdiğimiz, insan ilişkilerinde nerede durduğumuz, yaşadığımız sorunları nasıl yorumladığımız, benliğimizi önemli parçaları. Algıladığımız ne varsa gözümüzden geriye yansımıyor. Bu nedenle ruhsal derinliğimiz boşluk içinde. Ruhsal sorunumuzun bizde derinlik açacağını, bu yolla sabır, tevekkül ve azim duygularımızın gelişeceğinin farkında mıyız? Sınanıyoruz ve yenilgiler birikiyor benliğimizde. Ve bu açıkların nasıl kapanacağı üzerinde kafa yormuyoruz.

İnsanlığın ilk sınanmayı kaybettiği gibi düşüşler yaşıyoruz. Yasak meyvenin cilveleri devam ediyor. Cennetten kovulan insanın yanında şeytan vardı. "İsteseydik sizi tek ümmet yaratırdık" ayetinde insanlığın başka başka yollara gitmesine izin verileceği ve zaten bunun için şeytanın seferber olduğu biliniyor.

insanın kendisine karşı ne kadar samimi bir çabayla bağlı olduğunu test etmek için şeytanı insana musallat eder. Âdem ile Havvâ daha ilk ayartı denemesinde aldanarak cennetten kovulurlar. Bu cilvelenme insana takdir edilmiş. Bunun gibi binlerce meyve yasağının muhatabıdır insan. Âdem ve Havvâ, ayartıcı şeytan ile birlikte dünyaya sürgün ediliyor. Şeytanla birlikte, yani insan belasıyla, imtihanıyla, cilvesiyle ve derdiyle birlikte iniyor. İnsan bir kavgaya davet ediliyor. Bir savaş ya da cihaddır bu. Her düşman bir yükselişin habercisidir. Cevherleri ortaya çıkaran ve zaferin sağlayıcısı olan hasmınızdır. Size kastedenin bileğini bükerek, yed-i beyzânızı yukarı kaldırabilirsiniz.

Nefsani eğilimler, vazgeçilmez alışkanlıklar derken insanın bir ‘karar’da durması zorlaşıyor.

Yaşadığımız deneyimler Allah'ın bir tecellisidir, yani hayatın seyri onunla birlikte yürür. Farkında olanları bekleyen huzur gecikebilir. Fakat azmetmeyi elden bırakmamalı.

İyi ve kötü, acı ve mutluluk nitelemesiyle anılacak her deneyim benliği inşa etmeye yarar. Tevekkül kitaplardan öğrenilmez. Tevekkül edeceğiniz haller her insana uğrar. Celâl ve Cemâl sıfatlarının yansımaları, hayatı yeryüzünün çorak köşelerinden kurtararak yüce anlamlarla buluşturur.

Kaderin öncülleri, şartları ve neticelenme biçimi hakkında kesin bir bilgiye sahip değiliz. Kaderin gerçekleşmesi, yani ‘kaza’ gibi görünür hadiseleri bile yorumlamaktan aciziz. Gerçekleşen deneyimleri yönetmeyi ve süreci nasıl kontrol edeceğimizle ilgilenmek insanın yegane işi olmalı. Senaryonun niçin böyle yazıldığı ve neden bana bu rolün ona düştüğü, gibi sorular kaderi sorgulamaktır?

İsyan etmeden başa gelene rıza göstermek, süreci zararsız atlatmak için çaba göstermek ve nihayet tevekkül etmek gerekir. Şunu vurgulamadan geçemeyiz; rol verilen her senaryo bir cilvelenme olarak önümüzdedir. Yasak meyveyi yersiniz, ardından Âdem’in yeryüzüne düşerken karşılaştığı kelimeyle; ‘tevbe’ edersiniz. Tedbirler alır ve felaha çıkmak için mücadele edersiniz. Sonuç ne olursa olsun tevekkül eder, ders çıkarırsınız.

Hayat bir bakıma rıza demektir. O'nu vekil kılmak gerekir. Sonuç olarak yaşanılan her olayı iki safhaya ayırdığımızda, başlangıcını yani oluş sebeplerini çok kurcalamamak ve ikinci safhada ilk kısmın bir tamamlayıcısı olarak gayret ve tevekkül gerekir. Kader konusu sırlara mebnidir fakat gerçekleşen olaylar karşısında yapabileceklerimiz açıktır.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.