Son yıllarda ülkemizde aile hekimliği kavramı yaygınlaşmaya başladı. Daha çok önleyici hekimlik çalışmaları yapılmakta. Çünkü sağlıkta kullandığınız yanlış bir ilaç ve yanlış bir tedavi hemen netice vermekte. Dolayısıyla insanlar aile hekimlerine danışarak yol ve yöntem aramaktalar.

Benzer bir uygulama hukuk alanında da mevcut. Tüm şirketlerin hukuk danışmanları var. Yapılacak bir anlaşmada, ticari bir faaliyette hukuk danışmanları müdahil olup doğru yönlendirme yapmakta. Hukuki bir hatanın neticesi bir kaç ay içinde şirketi sıkıntıya düşürebilmekte.

Eğitim alanında ise henüz tam olarak böyle bir çalışma oturmadı. Eğitim danışmanlığı kavramı insanlar tarafından tam anlaşılmadığı kanaatindeyim. Bunun bir kaç sebebi var. Birincisi; herkesin eğitim ile ilgili söyleyecek bir sözünün olması, doğru veya yanlış. İkincisi, eğitimde yapılan bir hatanın, yanlış bir kararın meyvelerinin en az üç yıl sonra ortaya çıkması. Ve bu sebebin yıllar sonra anlaşılamaması. Üçüncü bir etken ise, üniversite mezunu olup, branşında ve iş hayatında başarılı olan kişilerin çocuk eğitiminde de aynı başarıya sahip olacaklarını zannetmeleri ve ilk çocukların deneme yanılma kurbanı olması. Kendi işinde başarılı olan bir kişinin her alanda kendini başarılı hissetmesi. Ve ayrıca yeni nesil gençlere kendi dönemlerindeki tecrübeleriyle davranmaları. Diğer bir sebep ise, değişen ortam ve çevre şartları bir yana değişen eğitim sistemine velilerin güncel kalamaması ve sistem kurbanı olmaları. En önemli bazı sebepleri sıralamaya çalıştım. Daha da artırılabilir.

Özellikle şu dönemlerde çocuğu anasınıfına ve 1. Sınıfa gidecek velilerden tutun, üniversite sınavına hazırlanan öğrenci ve velilere kadar kafalar karmakarışık. Sorulan onlarca sorudan birkaçı;

• Çocuğum şu kadar aylık, anasınıfına mı, birinci sınıfa mı göndereyim ?

• Özel okula mı göndereyim , devlet okuluna mı?

• Anadolu lisesi mi daha iyi fen lisesi mi?

• Meslek Lisesini tavsiye eder misiniz ?

• Öğrencim lise 4’te, temel liseye mi alayım, koleje mi?

• Öğrencim üniversiteye hazırlanıyor, özel ders mi aldırayım, kursa mı devam etsin?

TEOG sınavından tutunda, üniversite meslek seçimine kadar tonlarca soru. Dikkat ederseniz bu sorular, yol ayrımlarında sorulan sorular. Birde bu yol ayrımına kadar geçen süreçlerin ayrıntısını ilgilendiren sorular var;

• Öğrencimizin kariyer planı nasıl olmalı?

• Günlük zaman yönetimi nasıl olmalı?

• Hangi ders nasıl çalışılmalı?

• Not tutma teknikleri nasıl olmalı?

• Ders başarısını etkileyen faktörler nelerdir?

• Hangi kitapları okumalıyım?

• Ders çalışmamı nasıl verimli hale getirebilirim?

• Hangi mesleği seçmeliyim? gibi sorular çoğaltılabilir.

Sanırım bir eğitim danışmanına ihtiyaç var...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İsmailkaya 2018-04-15 19:46:01

Doğru bir tespit ancak okullarda mevcut olan rehberlik biriminin özellikle ilköğretim döneminde daha etkin kullanılsa böyle bir sektörün oluşmasına neden kalmayabilir.Talim terbiye kurulunun mufredat hazırlama dışında öğretim metodolojisi üzerine okullarda alternatif olusturulmasi bir ihtiyaç (görsel,işitsel vb.)

Avatar
Ali İHTİYAR 2018-04-15 22:34:17

Bu gerçeğin hızlıca anlaşılması bu konu hakkında bilgilendirici ve farkındalık kazandırıcı bu tarz çalışmalarla mümkün olacaktır,kaleminize sağlık Mustafa hocam