15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü'nün ikinci yılındayız. iki yılda çok ve  büyük işler başardık.

15 Temmuz binlerce yıllık tarihimiz içinde yepyeni destanımızdır. İnancın en büyük silah gücü olduğunu bir kez daha gösteren bu millet, tarihin akışına yeniden bir ayar vermiştir. Türkiye, sadece kendinin değil, bölgenin de coğrafyanın da geleceğini belirlemiştir.

Türkiye, tarihî misyonuna dönüş yaptı. Eğitimin de bu anlayışa göre yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. 

Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi, aynı zamanda yeni eğitim sistemiyle birlikte uygulamaya konulmalıdır. Yönetimde yenilenme  ihtiyacı hangi saiklerden oluşmuşsa aynı durum eğitim için de geçerlidir.

Eğitimin yeni şartlara göre düzenlenmesi, planlanması kaçınılmazdır. Hem Millî  hem de evrensel değerlere bağlı  eğitim modelinin  oluşturulması yeni yönetim siteminin uygulanmasında, kurumsallaşmasında vazgeçilmez önem arz etmektedir.

Eğitim, hayata dair  her şeyi kapsar. 

"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın." eğitimin temel felsefesidir. İdeolojik temele dayalı eğitim-öğretim, bireyin sosyal ve kültürel  farklılıklarını yok saymakta, onu köleleştirmektedir. Evrensel değerlerin görmezden gelinmesi radikalizmi beslemekte makul olmayı suça dönüştürmektedir. Tek tipçi, ötekileştirici anlayış, Millî birlik ve beraberliğe en büyük tehdittir. Bireyin  kendini ifade edemediği çevrede radikalizm, çok kolay yayılma alanı bulmaktadır.

Yasakçılar, kargayı bülbül diye satan mendebur tiplerin en büyük destekçileri olmuşlardır. FETÖ, PKK, DEAŞ, El Kaide benzeri terör örgütleri bu yasakçılıktan beslendiler, paslaştılar. FETÖ'nün  'Altın Nesil'i bu zorbaların eseridir. Okullarda din eğitiminin yasaklanması, dini değerlerin 'irtica' ve 'laiklik karşıtı', alt kimliğin bölücülük  adı altında yaftalanması FETÖ'ye, DEAŞ'a PKK'ya   istismar alanları oluşturdu.

Terörün panzehiri; Hürriyettir.

Eğitimin esası; toplumsal  ve küresel tecrübelerin yeni nesillere aktarılmasıdır. Eğitim, hem içerik( müfredat) hem felsefî hem  de fizikî özellikleriyle yeniden düzenlenmelidir.

Eğitimin süresinden çok, niteliği ; eğitimde neyin öğrenildiğinden çok niçin öğrenildiği önemlidir. Ölçme ve değerlendirmede ise objektiflik ve ölçülebilirlik esastır.

Son bir yılda eğitim-öğretim alanında üzerinde en çok tartışılan konulardan bazıları da  verimlilik, denetim ve öğretmenlerin perfonsman kriterleridir. Şu an taslak halinde olan bu performans ölçütleri eğitimin bilimselliği ilkesine aykırı. Öğretmenleri, öğrencilerin, velilerin değerlendirmesi bilimselliğe, objektifliğe aykırıdır.

Öyle ki aynı meslek mensuplarının, zümre öğretmenlerinin  birbirlerini değerlendirmesi bile kabul edilebilir bir durum değilken, böylesi bir uygulama ölçme ve değerlendirme kriterlerini ortadan kaldırdığı gibi çalışma barışını da ciddi olarak tehdit etmekte. Öğretmenlerin dört yılda bir sınava tabii tutulması ise apayrı bir garabettir.

Bir sınavla öğretmenliği ölçebilen bir sistem var mı?

On iki yıl önce kariyer basamakları oluşturmak için yapılan 'uzman  öğretmenlik' sınavı uygulaması yeni mağduriyetleri de beraberinde getirdi. O günden bugüne  sınav yapılmadı. Eğitim alanında yapılmak istenen performans kriterleri diğer alanlarda da yapılsa...

Hakimin, savcının performansını tutuklular, hükümlüler, sağlıkta; hasta ve hasta yakınları  değerlendirse... Bu ne kadar objektif ne kadar ölçülebilir ve güvenilir olabilir?

Cevherin değerini sarraf bilir

Bir ülkenin en büyük zenginliği insanıdır. Sosyoloji  ve Sosyal Antropoloji müredatta yer almalı, Kutadgu Bilig, Dede Korkut, Yunus Emre, Safahat  müstakil ders olarak okutulmalıdır.

 Tarih, Coğrafya ve Felsefe  müfredatı saat ve kazanım yönleriyle zenginleştirilmelidir.

Müzik, resim ve spor etkinlikleri 24 saat esasına göre kurum dışında da yapılabilmeli, değerlendirilebilmelidir.

Eğitimciler, sözleşmeli öğretmenliğin kaldırılmasını, özlük haklarının, ek ders ücretlerinin  iyileştirilmesini, 3600 ek göstergenin bir an evvel verilmesini bekliyorlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner623

banner624