Kelime tercihlerimiz hayat tarzımızı ele veriyor. Terbiye yerine pedagoji  kavramı kullanıyoruz. Bir mürebbi tarafından zorlanacağımız bir sürece girmeye direniyoruz. Ego üzerinde yük oluşturmayan yeni arayışlar başlıyor. Böylece icat edilen pedagoji ile çocuğun egosuna dokunmayan bir eğitim ortaya çıkıyor.

Dilden davranışa yaşanan değişimde öncü rolde çocuklar da var. Yeni dünya, onların önüne haz eksenli hedefler koyuyor. Geçmiş referansların kopuk yeni renkleri takip ediyorlar. Damak hazlarına eklenen zihinsel hazların etkisi altındalar. Yeni olanı benimseyen, geleneksel olanı dışlayan bir algı içindeler. Küresel değişime ayak uydururken iç dinamiklerden dışa doğru bir eğilim var.

Değişimin olumsuz etkilerini gidermek için aile ve okul en etkili kurumlar. Fakat küresel  değişimler bu misyonların etki gücünü zayıflatıyor. Eğitimde ve ailede ego merkezli etkileşim gözden kaçmıyor.

 Eğitimcinin ders aktivitesi sadece bilgiyi aktarmak değildir. Davranış biçimi, sorunlara yaklaşım biçimi, bir yetişkin olarak duygularını kontrol etmek gibi bir çok konuda öğrencilere rehberlik etmektedir. Bir bakıma usta çırak etkileşimi vardır.  Her öğrenci bir çıraktır. Hayatın acemisidir. Maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılarken sorunlarla karşılaşır. Bunun için bir yetişkinin sorunları çözme yöntemlerini gözlemler. Yetişkini izleyerek  hayat becerileri öğrenir.

Yetiştiren yetişkindir. Öğrenci yetişmeyi yetişkinden öğrenecektir. Eğitim ortamında öğrenci gözlem yaparak yetişir. Bir yetişkin olan öğretmen bir yandan akademik bilgi verirken öte yandan tutum ve davranışlarıyla rehberlik edecektir.

Öğretmen ders anlatmanın dışında hayat okulunun bir öğreticisidir. Çocuğunu öğretmene teslim eden aile, bu dileğini samimi bir şekilde ifade eder. ‘eti senin kemiği benim’ der. Bir kurbanlık gibi teslim eder.   Öğrenci davranışlarını düzene sokan kuralların, ödülün ve cezanın öğretmenin inhisarında olduğu mesajı verilir. Öğretmen en az anne baba kadar hayatı disiplin etmeye yetkilidir. Çocukluğun dizginlenemeyen dürtüleri ve tatmin olmayan egosu disiplin ile baskılanmalıdır.

Osmanlı edep hocalarından Süleyman Paşazade Sami Bey, ödül ve cezayı eğitimcinin talebeyi istediği yöne sevk etmede kullandığı disiplin vasıtaları olarak değerlendirir. Sami Bey’in yaklaşımına göre öğretmen için bir okulda disiplini sağlamanın en kolay yolu, öğrencilerin güvenini kazanmaktır. Zira bir çocuk öğretmenin kendisinin iyiliğini düşündüğünden emin olursa öğretmenin hiçbir sözünden dışarı çıkmaz. Öğretmen, çocuklardan herhangi bir şeyi yapmalarını istediği zaman taviz vermeden çocuklara istediğini yaptırmalı, çocukların söz konusu işi niçin yapacaklarına dair soruları iş bittikten sonra cevaplamalıdır. Günümüz pedagoji yaklaşımına uymayan bu tezi için şu gerekçeyi ortaya koyar: Bir çocuk hiçbir zaman aldığı emrin, sebebini bildiği için itaat ettiği  fikir ve zehabına düşmesin”  

Bugünkü eğitim anlayışı bu kurala ironi ile bakabilir. Dikkat edilirse ‘emir’ fiili kullanılmaktadır. Günümüz çocuklarına bir işi ‘emir’le yaptırmanız yakışık almaz! Ayrıca yaptığı işin sebebini söylemediğinizde size itaat etmeyebilir. Doğrusu itaat kavramı da bir şekilde anlamından uzaklaştı. ‘İtaat’ yerine uyum kelimesinin kullanılabiliyor, bu da bir psikolojiyi ele veriyor.

Eğitim ortamlarında öğretmenin duruşu, tutumu ve davranışlarının öğrenci üzerinde etkili olması için disiplin gereklidir. Modern hayatın getirdiği etkileşim biçimleri, gençlerin evde ve eğitim ortamında ego merkezli hareket etmelerine neden oluyor.

 İnsanlığa örnek olacak bir toplum olmanın kodları, yetişkin ve çocuk arasındaki usta çırak ilişkisiydi. Günümüz yetişkinlerinin çocuğun egosunu ıslah etme konusunda bir gündemleri yok. Gözlenebilir olan gelişimleriyle ilgileniyorlar. Akademik başarı, boyları, kiloları, temizlik ve bakımları.

Teknolojinin eğlence aracı olmadığı yakın geçmişte gündemde iç yapının gelişimine de önem verilirdi. Yetişmek için iki kanatlı bir eğitim öngörülürdü. Akademik başarı kadar ahlaki gelişimi, beden terbiyesi kadar ruh terbiyesine önem verilirdi.

Öğretmenin disiplin sağlaması, kural koyması ve kararlılığı öğrenciyi zorlar. Çocuğun egosunu dizginleyen bütün imkanlar sisteme girmelidir. Bunun yerine çocukların zorlanmadığı eğitim tarzını tercih ettiğinizde ufukta, bencillik, egoistlik ve daha ötede narsisizm beklemektedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner623

banner624