Kuzey Kutbu’ndaki buzlar çok fazla eridiğinden yeterince yansıtıcı yüzey kalmadığından, karanlık alanlar çoğalıyor, bunun sonucunda daha fazla güneş ışını emiliyor, daha hızlı bir ısınma oluyor ve bu adeta bir çığ etkisiyle büyüyor ve “Küresel ısınma” kontrol edilemez hale geliyor.

Peki, dünya devletleri ne yapıyor? Bu konuda bir şeyler yapmaya çalışan ülkeler ve halkının çoğunluğu yerlilerden oluşan ülkeler... Aynı şekilde, bütün dünyada bir şeylerin yapılması gerektiğini düşünen halklar ve nüfusunun çoğunluğu yerlilerden oluşan halklar... Güney Amerika’nın en yoksul ülkelerinden Bolivya’da nüfusun çoğunluğu yerlilerden oluşuyor ve anayasalarında “Toprak ana hakları” diye adlandırdıkları bazı maddeler var. Bu şu demek; yalnızca insan hakları değil, doğanın da hakları var. Batılı devletler bu tür şeylerle alay ediyor. Diğer yandan dünyanın zengin ülkeleri mesela dünyanın en zengin ülkesi Amerika Birleşik Devletleri esas olarak hiçbir şey yapmıyor.

Ekolojik bir felaket hemen yanı başımızda insanlığı bekliyor. Üstelik çok da uzak bir gelecek değil bu. Elbette kesin bir tarih verilemez ama mesela bir kuşak sonra olabilir. Uluslararası kuruluşlar ekolojik felaketler konusunda sürekli uyarıda bulunuyorlar. Konunun uzmanları bilim insanları da yıllardır söyleyip duruyor. Geri dönülemez noktaya gelmek üzereyiz, 2 derecelik bir ısı artışı sonucu dünya bir daha asla eskisi gibi olmayabilir. Bu noktaya çok yaklaştık.

Dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen değişiklik kelebek etkisiyle zincirleme reaksiyonlara sebep olarak dünyanın tümünü etkiliyor. Mesela “Natural Climate Change” dergisinde yayınlanan çalışmaya göre Avrupa’nın kuzeyindeki Barents Denizi'ndeki Arktik ikliminin yerine yakın bir zamanda Atlantik iklim sistemine has daha sıcak hava koşulları etkili olacak. Çünkü Barents Denizi'nin buzulların erimesi sonucunda beslendiği tatlı su hacmi giderek azalarak tuzlu ve tatlı su dengesini bozuyor. Bu durum haliyle tüm denizlerin eko sistemini bozacak.

Zengin gelişmiş ülkeler ne yapıyor? Son derece ironik biçimde fosil yakıt tüketimlerini artırmaya çalışıyorlar. Batılı medya, yeni teknolojiler sayesinde çok daha derindeki fosil yakıtlara ulaşılabileceği, bu sayede önümüzdeki yüz yıl boyunca Orta Doğu ve diğer bölgelere bağımlı olmaktan kurtulmanın mümkün olacağını müjdeleyen yazılar yayınlıyor. Oysaki asıl soru, yüz yıl sonra dünya ne durumda olacak?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner623

banner624