‘Elon Musk, şimdi de trafik sorununu çözmek için kolları sıvadı.’ Basında yer alan haberin başlığı bu. Habere göre Tesla ile elektrikli otomobil üreten, SpaceX ile uzay seyahatlerin seyrini değiştirmeye çalışan ve Hyperloop ile toplu taşımada çığır açmayı hedefleyen Elon Musk, Los Angeles trafiğinin kendisini çıldırtması nedeniyle çok sinirlenmiş ve bu yüzden de tünel kazmak için bir sondaj şirketi kuracağını twitter hesabından duyurmuş. Bir ay geçmeden şirketini kuran Musk’ın Wasington’un altını kazmak için yetkililerden onay aldığını müjdeliyor haber. Musk’ın gündemimizde yer bulmasının nedeni şirketinin almış olduğu bu onay. Ancak haberin dili ve kurgusu ise başka bir motivasyonla yapılmış. Zira ‘Elon Musk, şimdi de trafik sorununu çözmek için kolları sıvadı’ cümlesi dile gelmeyen birkaç yargıyı daha dile getiriyor. İşin aslı şu ki; haberi de önemli ve çekici kılan şey bu cümlenin altında gizlenen ve söylenmeyen o yargılarda.

Çok detaylandırmadan söyleyecek olursak deniliyor ki; Elon Musk daha sorun çözdü şimdi de bu insanı çıldırtan trafik sorununu çözecek. Evet, emin olmamız gereken şey Musk’ın daha önce sorun çözmüş olmasıdır. Yani karşımızdaki bir sorun çözücü. Hele trafik gibi kamusal bir sorun bağlamında bu yargı bize bildiriliyorsa Musk’ın daha önce çözdüğü sorunların da kamusal sorunlar olduğu intibaının uyandırılacağı hesap ediliyordur sanırım. Bizi heyecanlandıran ve sorunun çözüleceğine ilişkin bizi ümitvar kılan bu vaziyetin biraz eşelenmesinde yine de fayda var sanırım. Daha önceki sorunlarımız neydi? Elon Musk ile o sorunların ne alakası vardı? Sorun tespiti nasıl yapıldı? Soruna sebebiyet veren hususlar neydi ve getirilen çözüm ile o sebepler arasında nasıl bir bağlantı kuruldu? Veya böyle bir bağlantı kuruldu mu? Sorular uzatılabilir. Benim derdim Elon Musk veya çözdüğü sorunların niteliğinden ziyade bu sunumda. Tüm kamuoyunu etkisi altına alan bu dilde ve bu dile hayat veren mantıkta. Bunun sadece Elon Musk veya yukarıdaki başlığı atan haber sitesi ile sınırlı olduğunu zannetmeyelim. Günümüzün egemen kamusal dili maalesef bu. Mantık ve kurgu bir süperman modunda işliyor. Sizinle alakası olmayan, sizden bir şey talep etmeyen bir mistifikasyon hali, bunu mümkün ve meşru gören bir tarz, bir yaklaşım, bir kurtarıcı motifi zerk ediliyor zihinlerimize usulünce. Tekkesinde miskince mehdinin gelişini bekleyen mürit, liderine sadakatinden başka sunacak bir şeyi olmayan sorumluluk kaçkını partili, hiçbir değişim emaresi göstermeden sorunlarının mucizevi şekilde Musk gibi hokus pokusçular eliyle çözüleceğine inanan saftirik; aynı cemaatin müntesipleri olarak arzı endam ediyorlar.

Yukarıda da belirttiğim gibi bu mantık ve kurgunun Musk veya sunumu yapan haber sitesiyle sınırlı olduğunu düşünmeyelim. Örneğin Ödemişte, Florida’da, Çorlu’da alarm veren zorunlu eğitim sistemini belirleyen mantık ve kurgu da aynı. Orada da katılımı, tartışmayı, müzakereyi ve sorgulamayı önceleyen ve önemseyen bir dil yerine egemen paradigmanın sükseli sloganları eşliğinde esir alınıyoruz. STEM, robotik kodlama, eleştirel düşünce vs. gibi tekerlemeler küçük bir ilçemizde güç bela ayakta durmaya çabalayan özel okulun reklam dolgusu olarak ileri sürülüyor. Söyleyen ne söylediğinden bihaber, bu söylem üzerinden meftun olup onay veren neye çağrıldığından ve neye razı geldiğinden bihaber. Küresel ölçekte yürürlükte olan bir ‘saadet zincirinin’ parçası kılınarak ‘Neşeli Hayat’ modunda hayat sürmeye davet ediliyoruz. Ümitlerimiz yeşertiliyor, gönüllerimiz okşanıyor, sorunlarımızın çözüleceği inancıyla fark edilmeyen bir tükenişe yazgılı hale getiriliyoruz. Aklı başında olan herkesin bu dile çekince koyması hele medeniyet, kültür, inanç kodlarını ağzından düşürmeyenlerin bu mantık ve kurguyu yapıbozuma uğratması bir var olup olamama meselesidir. Bekâ mücadelesinin önemli bir kısmının verilmesi gereken yer burasıdır.

Sorunumuz nedir ki Elon Musk sorun çözücü oluyor? Sorunumuzun sorun olduğunu ve alt bileşenleriyle şunlardan müteşekkil olduğuna ilişkin işlettiğimiz bir mantıksal silsile mevcut mu? Ne tür alışkanlıklar, uygulamalar, düşünce ve uygulama tarzları bu sorunları oluşturuyor ki çözümleri için süperman, mehdi gerekli oluyor? Sorusu olmayanların cevapları nasıl oluyor, bu cevaplardan nasıl ikna oluyorlar üstelik verilen cevaplardan heyecan duyarak, anlamak mümkün değil!

Musk, sorunu çözmeye mi çalışıyor yoksa soruna hayat veren mantığı, kurguyu, felsefeyi radikalleştirerek çözüm adı altında sorun büyüten bir vaziyet mi alıyor? ‘Yerin üstünde yer kalmadı, yerin altını işgal edeceğiz, yetmeyecek sonra havaya da musallat olacağız’ın nesi kurtarıclık, neresi alkışlanacak bir vaziyet? Marx’ın ifadesiyle siz ‘kendi için şey’ olamadığınızda ona buna payanda olmanız kaçınılmaz oluyor. ‘Ümit, işkenceyi arttırır’ demişti Nietzche. Bunlar ümit tacirliği yapıyorlar. Sahte ümit tacirleri bunlar. Bunlar yeni bir dünyanın, adil ve özgür bir dünyanın mücadelecileri değil yeryüzünü sorunlara boğan, fitne ve fesat çıkarıp yaşamı tehdit eder hale getiren insandışı bir yapının makyajcıları, kamuflajcılarıdırlar. Bizim için en büyük trajedi kendi elimizle kendi mahvımıza giden yola revan olmamızdır. Gönüllü aldanmada sınır tanımayan lakaytlığımızdır en büyük trajedi. Soruyu sormadan, soruyu nereden soracağını bilmeden egemen dilin cevaplarıyla kendimizden geçtiğimiz vakitlerdeyiz. ‘Elon Musk, şimdi de tratfik sorunun çözüyor’, ‘STEM, robotik kodlama, eleştirel düşünme zorunlu eğitimi şahlandırıyor’, ‘imaj maker sizi yeniden var ediyor’, ‘uzmanlar paket programlar eşliğinde nasıl yaşayacağınızı öğretiyor’! Zaten halimiz bu olunca ümit tacirlerinin elinde savrulup ‘Neşeli Hayat’ modunda bir yanılsamada tükeniyor oluşumuz da sürpriz olmuyor. Başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir ikazı boş yere yapılmıyor zira.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
kerem 2018-02-22 00:10:15

Başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir

Avatar
Mehmet Duru 2018-02-24 21:55:44

Abdulbaki hocam kaleminize sağlık.
Ana akım söylemin yapıbozumunu sizin kaleminizden okumak aydınlatıcı.
Medya çetelerinin kuru gürültüleri arasında yazılarınız bizler için nefes oluyor.
Teşekkürler...