Suriye savaşı, bu ülkenin coğrafyasını alt üst ettiği gibi, Ortadoğu’daki bütün statükoyu ve dengeleri de ortadan kaldırmıştır. Suriye savaşından sonra, bölgemizde artık hiçbir şey, eskisi gibi sürdürülebilir durumda değildir. Suriye savaşından dolayı her şeyin kontrol edilemez hale gelmesi, coğrafyamızın her tarafının patlamaya hazır bomba haline geldiği anlamına gelmektedir. İnfilak etmeye hazır bir gemi içinde bulunduğumuz gerçeğini esas aldığımızda, hiçbir aktörün Ortadoğu’da kendisini güven içinde hissetmesi mümkün değildir.

Ortadoğu’da siyaset, savaş ve toplum, sürekli gösterdiği değişkenlikten dolayı, çölü sürekli olarak değiştiren çöl fırtınalarına benzetilmektedir. Çöl fırtınaları, çölde olan biteni sürekli olarak değiştirmekte ve sürekli olarak çölde yeni durumlar oluşturmaktadır. Çöl fırtınası misali Suriye savaşı da, Ortadoğu’daki düzensizliği ve dengesizliği sürekli olarak şekilden şekile sokmaktadır. Her şeyin sürekli olarak değişmesi, ittifakların bozulması ve savaşın yayılması olgularını dikkate aldığımızda Suriye savaşının uzun süre deva edeceği acı gerçeği ile yüz yüze bulunmaktayız. Suriye’ye dair söylenebilecek tek gerçek, maalesef budur.

Suriye savaşı, en çok Türkiye’nin güvenliğini tehlikeye sokan bir tablo ortaya çıkarmıştır. Türkiye, başından beri Suriye savaşına bir başka ülkede yapılan iç savaş olarak bakmamış, Suriye savaşını kendi iç güvenlik sorunu olarak ele almıştır. Kobani olayları ve hendek saldırıları, Türkiye’nin iç güvenlik kaygılarını maksimum düzeye çıkarmıştır. Türkiye, Kuzey Suriye’de PYD-SDG’nin kontrol ettiği hiçbir oluşuma izin vermeyeceğini ve bu yapıları PKK’nın Suriye’deki uzantıları olarak gördüğünü dünya kamuoyuna anlatmaya çalışmıştır. Türkiye’nin güvenlik kaygılarını Amerika’nın anlamadığını ve buna göre davranmadığını şimdiye kadar meydana gelen gelişmeler ortaya koymaktadır. Türkiye ve Amerika arasında krize neden olan şey, Amerika’nın Türkiye’nin güvenlik kaygılarına duyarsız kalıp kendi çıkarlarına uygun paralel ittifaklar oluşturmasıdır. Uzun yıllara yayılan bir plan dahilinde ülkemizde FETÖ gibi paralel devlet yapılanması ortaya çıkaran Amerika, Suriye’de de PYD-SDG ile paralel bir ittifak oluşturmuştur. Amerika’nın PYD-SDG ile kurduğu ittifak, aynı savunma paktı içinde bulunan Türkiye-Amerika müttefikliğine zıt bir durum oluşturmaktadır. Türkiye, Amerika’ya PYD’nin kontrol ettiği Efrin-Kobani-Cezire kantonlarını ve Kuzey Suriye Federasyonunu etkisizleştirme konusunda kendisini desteklemesini istemektedir. Türkiye-Amerika ilişkilerinin geleceği, Amerika’nın Türkiye’nin bu talebine vereceği cevaba bağlıdır.

Esad rejimi ve İran, Amerika’nın Fırat’ın doğusundaki varlığından çok rahatsızdırlar. Şam ve İran’ın asli stratejik önceliği, Amerika’nın Suriye’den çıkarılmasıdır. Esad rejimi, Amerika’ya gözdağı vermek için SDG güçlerine yönelik bir saldırıda bulundu. Amerika’nın Esad rejimine verdiği karşılık çok sert oldu ve yüzden fazla rejim askeri öldürüldü. Esad rejimine çok sert müdahalede bulunan Amerika, etkili olduğu alanlarda kendisine yönelik hiçbir hiç bir müdahaleyi kabul etmeyeceği mesajını Rusya ve İran’a vermeye çalışmaktadır. Bütün göstergeler, Amerika’nın Suriye’de uzun süre kalıcı olacağına işaret etmektedir.

Rusya’nın Suriye’yi Akdeniz’e açılan kapısı ve Ortadoğu’daki arka bahçesi olarak gördüğü bir ortamda’ Amerika’nın Suriye’den çekilmesi ve kendisinin kontrol ettiği coğrafik ve demografik alandan vazgeçmesi düşünülemez. İran ve Hizbullah, Suriye’nin bütün kılcal damarlarına sızmış durumdadırlar. İran için Suriye’de asıl olan Esad rejiminin ne olursa olsun ayakta kalmasıdır. Hizbullah, Esad rejimini korumak için bütün güçlerini Suriye’de ve Lübnan’da konuşlandırmış durumdadır. Amerika, Esad rejimini yıkacak hiçbir alternatif gücün Suriye’de olmadığı gerçeğini görmektedir. Amerika, Suriye’de Rusya’yı, İran’ı ve Hizbullah’ı kendisi için güçlü stratejik tehditler ve düşmanlar olarak görmektedir. Amerika için asıl stratejik düşman, İran’dır. Avrupa ülkeleri, İran konusunda Amerika gibi katı bir pozisyona sahip değildirler. Almanya ve Fransa gibi ülkeler, İran’ı ilişki kurulabilir ülke olarak görmektedirler. İran konusunda Amerika ve Avrupa ülkeleri arasında bir gerilimin ve krizin ortaya çıkması kaçınılmaz gözükmektedir.

Rusya ve İran, bütün Suriye’de Şam rejiminin otoritesinin ve kontrolünün sağlanması için ortak hareket etmektedirler. Esad rejiminin Rusya ve İran’ın desteğiyle İdlib bölgesine askeri harekat düzenlemesini bu bağlamda değerlendirmek lazımdır. Efrin operasyonundan dolayı Esad rejiminin ülkemize olan düşmanca tavrının ve PYD-SDG güçlerine gizli olarak sunduğu desteğin altının çizilmesi lazımdır.

’de bütün yerel, bölgesel ve küresel güçler sahaya inmiş durumdadır. ’de Rusya ve Amerika arasında yıkıcı bir şekilde gerçekleşen bir paylaşım savaşı verilmektedir. Her aktör, ’de kendisine ait bir alan oluşturmaya, o alanı genişletmeye ve derinleştirmeye çalışmaktadır. Amerika ve Rusya’nın uyguladığı emperyalist derinlik ve paylaşım stratejisi, ’de savaşın uzamasına, ’de ve Ortadoğu’da kontrol edilemeyen kaosların ve çatışmaların çıkmasına neden olmaktadır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.