Bugün 62 kişinin servetinin (1 trilyon 760 milyar) dünyanın %50'lik nüfusunun servetine denk geldiği bir dünyada, bir avuç azınlığın yol açtığı tahribat her geçen gün derinleşmektedir. 1824 ve 2004 yılları arasında tam 257 ülkeyi batıran korkunç bir düzenek inşa edildi.

Soyguncu finans oligarkları bir taraftan savaşlar çıkartarak kan ve kaos üzerinden servet biriktirmek suretiyle diğer taraftan da eğitim aracılığıyla toplumların kültürlerini, inançlarını ve mensubiyet duygularını dejenere ederek Tek Dünya Devleti’nin temellerini atmak istemektedirler. Nihai hedefleri insanlık tarihinin ortak mirasını ortadan kaldırarak mekanik/dijital bir dünya kurmaktır.

Bakınız bugün sadece Fransa her yıl Afrika’daki 14 eski sömürgesi olan ülkelerden koloni vergisi adı altında yaklaşık 500 milyar dolar para alıyor. Bu ülkelerin yıllık gelirlerinin %85’i her yıl Fransa Merkez Bankası’nda toplanıyor. Keza İngiltere ve ABD gibi ülkelerde de durum bundan pek farklı değil. ABD’nin İslam coğrafyasında yol açtığı tahribat ortada. Bugün de 30 bin kişilik bir PKK ordusu kurmaya çalışarak ülkemizi tehdit etmektedir. İçeride de Amerikan sistemine bağlı parti, STK, medya, yargı ve terör örgütleri marifetiyle de iç karışıklık çıkarma çabasındadır. Fakat en önemli zararı eğitim üzerinden kültür sahasında veriyorlar.

Bir taraftan ülkelerin kaynaklarını sömürürlerken diğer taraftan da eğitim sistemlerine nüfuz ederek toplumların tarih, inanç, kültür ve sanat birikimlerini de tahrip etmektedirler. 27 Aralık 1949’dan beri yürürlükte olan Türkiye ve ABD hükümetleri arasında yapılan Fulbright eğitim anlaşmasını biliyorsunuz. Yazmıştık bunu.

Sadece Türkiye’de değil bakınız İslam ülkelerinde tesis edilen laik eğitim sistemleri ile Müslümanlar aile, kültür ve mensubiyet duygularından koparılarak dirençleri kırılmak isteniyor. Ürdün, BAE, Yemen, Kuveyt, Filistin, Arabistan, Endonezya, Tunus ve Türkiye gibi ülkelerde müfredatın sık sık değiştirilmesine, ders saatlerinin arttırılmasına ve ders kitaplarının da özgün tarihi ve kültürel içeriklerden yoksun bırakıldığına şahit olmaktayız.

Örneğin 2017 yılında Ürdün’de yapılan değişiklikler artık okul kitaplarında erkeklerin sakalına ve kadınların başörtüsüne kadar uzandı. Leyl Suresi’ni anlatan bir ders tamamıyla kaldırılıp yerine yüzme konulu yeni bir ders getirildi.

Cezayir’de eğitim bakanı, 2016-2017 eğitim-öğretim döneminde ilkokul müfredatından Kur’an dili olan Arapçayı çıkartmayı önerdi. Tunus’taki eğitim bakanı mutluluğu teşvik etmek için karma okullarda matematik ve fizik konularının azaltılıp dans ve müzik derslerine ağırlık verilmesi gerektiğini belirtti.

Pakistan 2006 yılından beri eğitim sistemindeki İslamlaşma oranını düşürmek amacıyla bir dizi reformlar yapması için PETF adında Pakistan Eğitim Çalışma Kolu’nu kurdu.

Afganistan’da da gençliğin zihnini sömürgecilerin tercihlerine göre şekillendirmek için USAİD( ABD hükümetinin bir STK’sı) Afganistan’daki eğitim programlarına 868 milyon dolar para harcadı. Dolayısıyla Esmau’l Hüsna gibi bazı dersler okul kitaplarından çıkartıldı. Örnekler çok.

Türkiye’de de 94 yıldır değişmeyen tek şey mevcut seküler, laik, pozitivist eğitim sisteminin yapısı oldu. 1924 yılında Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile temelleri atılan CHP eğitim sisteminin 2017 yılı itibariyle hala varlığını muhafaza ediyor olması çocukların duygu dünyalarını, yeteneklerini ve bilinçlerini köreltmektedir. Durum vahim.

Stratejist Abdullah Çiftçi’nin de gündemde tuttuğu Dijital Dünya Projesi/Blokchain’in kurgucuları çocuk ile aile, devlet ile vatandaş, insan ile toprak, insan ile ruhu arasındaki bağı kopartıp tüm geçmiş tarihi ve kültürel birikimi de dejenere ederek, zihinlere yeni bir format atarak yeni kavramlarla dünyayı/Evreni gerçekliği açıklama ve algılatma peşindeler.

Kısacası yapay zekâlarla ve dijital para birimleriyle, nötr cinsiyet projeleriyle insanlık arka planda yeni bir medeniyete ve devlet şekline doğru sürükleniyor. Aile değerlerinin yıkıma uğratılacağı, geçmiş tarihi ve kültürel mirasın tamamen hafızadan silineceği, yepyeni mekanik, dijital bir dünyaya doğru yol alıyoruz. Böyle zalim bir dünyada bizim de eğitim sistemimize format atmamız gerekmiyor mu? Bizim çocuklar bu projelere hazır mı? O halde neyi bekliyoruz?

Türkiye engelleri aşıp bunu başarmalıdır. Ardından İslam ülkelerine yönelik ortak bir eğitim/müfredat platformunu da acilen kurmalıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Guler t 2018-01-18 00:15:43

Daha kimse bu konuları yazmaya konuşmaya cesaret edemezken mahiye morgül hanım tek başına yazılarıyla insanları bilinclendirirdi ufuk bey sizde çok gayret gösteriyorsunuz tebrik ederim ozellikle ders kitaplarinin icerikleri hakinda mahiye
hanımın yazilarini tavsiye ederim çözüm yollarında anlatiyor

banner624