AİLE toplumun nabzıdır. Sadece ona bakarak bir cemiyetin içinde bulunduğu vaziyeti ve istikametini tespit edebilirsiniz. Ailedeki babaya bakarak devletin rejimini, vatandaşlarla kurduğu hukuku ve vatandaşlık ilişkisini; anneye bakarak vatandaşlarına yönelik hislerini, duygusal yaklaşımını; çocukların birbirine davranışlarına bakarak sosyolojisini; onların ebeveynlerine yönelik tutumlarına bakarak da vatandaşın devlete bakışını elde edebilirsiniz. İyi bir yazının ilk cümleleri nasıl akıcı ve değer aşılayıcıysa; iyi bir toplumun aile çehresi de olabildiğince huzurludur; iyi bir metnin ilk paragrafı nasıl sonrasındakileri ve bütün kitabı okutmaya hazırlarsa iyi bir aile kurgusu da mensup olduğu toplumun istikbal garantisidir.

En güzel sosyal yapı

Aile, insanlık tarihinin en eski, en küçük kurumsal yapısıdır. İnsanlığın ortak aklının bulduğu en dahi sistem, insan fıtratına uygun en doğru yaşama biçimidir. İnsanı erdeme kendiliğinden, dolaysız yaklaştıran, erdemle habersizce buluşturup kabalıklarını yontan, zarafetle buluşturan en güçlü sosyal yapıdır. Bu sebepten sadece dinler bakımından değil katı materyalist felsefi akımlar ile Marksist uç ideolojiler dışında dünyanın her yerinde, her düşüncesinde toplumlar ve devletler bakımından en muteber sosyal kurumdur. Ailenin masuniyetinin semavi ve beşeri kanunlarca korunmasının gerekçesini de burada aramak gerekir. Bu, öylesine büyük, öylesine muhteşem, öylesine kutsal bir birlikteliktir ki onu en güçlü imparatorlukların askerleri bile bölüp parçalayamaz, kapısını kırıp içeri giremez, ona zarar veremez. Dışarıdan gelen her tehdit onu ancak kuvvetlendirir, ögelerini birbirine daha da kenetler. Bu haliyle ailenin bizatihi kendisi hiçbir tepkimeye girmeden, hiçbir bağlama oturmadan insan için bir sığınaktır. Bütün tehditlerin çarpıp geri teptiği bir korunak olmasının yanı sıra, insanın insan olmaya yönelik çabasının da kozasıdır… Aile dışında hiçbir güç, hiçbir otorite, hiçbir dışsal faktör, insanı olgunlaştırmanın doğal yöntemini sağlayamaz; onu erdemli bireye dönüştürmenin pratik tek yolu ailedir, başka değil.

Bütün değerler aşınıyor

Postmodern süreçte bütün değerler aşınıyor elbette. Önce mahalleyi, sonra mahalle arkadaşlığını kaybeden insanlık, şimdi de sohbeti yitirdi. Aileleri topluma bağlayan komşuluk ilişkilerinin yerini metropol yorgunlukları alınca, aile içindeki bireyleri birbirine bağlayan sohbetlerin arasına da cep telefonları girdi. Kışları sıcak bir odada, ateşin etrafına toplanmış aile bireylerinin, yazları yıldızlar altında çimlere oturup sırtını ağaç gövdelerine dayamış o güzel insanların sohbetleri masallarda kaldı; aile, postmodernizmin cerrahi müdahalesiyle bölünüp parçalandı, her uzvun arasına cam ekranlar kondu; sesin ırmak gibi dolaştığı kulaklar yerine, camın zarifçe batıp kanattığı sayısız göz var artık mutsuz odalarda ve sadece aile değil can çekişen, insanlık da…

Bize kendini yeğni gösteren camdan bir uçurumun kenarındayız.

Geleceğin dünyasında sadece ailesi sağlam toplumların kalacağı açık…


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.