24 Haziran seçimleri öncesi meydanlar bir hayli hareketli. Hareketli olduğu kadar da ülke ekonomisi üzerinde ciddi bir bereketi var. Tabi bu bereketi “dolar yükselsin de ülke batsın” anlayışıyla nida edenler anlamaz, bilmez.

Ama…
Halkıyla iç içe olup, esnafın nabzını yoklayabilen vatansever milletimiz bu bereketi gayet iyi görüyor…

Gelelim seçimlere…

24 Haziran seçimlerine yirmi günden az bir zaman kaldı. Buna rağmen oldukça sığ ve vasat bir seçim süreci yaşıyoruz. Bir yandan kurumsal kimliği ve profesyonel kadrosuyla vizyon ve heyecan üreten Ak Partimiz var. Diğer yandan ise yapılan icraat ve hizmetleri iptal ederek satmayı vadeden diğer partilerimiz var. Bu durum liderler için de geçerli. Öyle ki; bir tarafta ülkesi için gece gündüz çalışan ve bu uğurda dünyaya meydan okuyan Recep Tayyip Erdoğan var. Diğer tarafta ise “beni Amerikalılar aradı” ve “TRT’yi satacağım” gibi söylemlerde bulunan diğer liderler var…

Peki, Erdoğan ne yaptı?

Yaptığı binlerce hizmeti buraya sığdırmaya çalışmak gibi bir niyetim yok. Sadece birini örneklendirerek vermek istiyorum. 3. Havalimanı Projesi: Dünyanın en büyük havalimanı olacak olan bu devasa proje. Proje gerçekleştiğinde ülke ekonomisine çok ciddi katkıları olacak. Dışarıda Batı, içeride ise CHP -çeşitli bahaneler ile- itiraz edip projenin iptal olması için gayret ettiler. Peki, bu projeye kim ve neden karşı çıkar? Sorunun cevabını size bırakıyorum. Bütün bu baskı ve olumsuzluklara rağmen havalimanımızın açılışını 29 Ekim’de gerçekleştireceğiz…

Neler yapacak?

Ak Partinin seçim beyannamesinde açıkladığı başlıklar geleceğe umutla bakmamıza vesile oldu. Gözümüze çarpan en önemli başlık, ekonomi oldu. Tayyip Bey bu durumu “yeni hedefimiz ülkemizi yüksek gelirli ülkeler ligine taşımak” olarak değerlendiriyor. En heyecan veren başlık ise, “Antarktika’da kurulacak olan Türk Bilim Üssü.”  Bu üs, bilim de yaşadığımız eksikliğin giderilmesinde gençlerimize öncülük edecek. Bizi en çok duygulandıran ve gururlandıran başlık ise Filistin ve Kudüs’ün durumudur. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi; “Filistin halkı kendi özgür vatanlarına kavuşana, ilk kıblemiz Kudüs, barışa ve huzura erişene kadar çaba göstermeye devam edeceğiz.”

Rehavete kapılmayalım!

Yapılan anketler lehimize olmasına rağmen; Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız sürekli sahadalar. Rehavete kapılmadan, sahur ve iftar ayrımı yapmaksızın milletin içerisinde halkın sorunlarına çözüm üretmeye çalışıyorlar. Durum böyle iken, bizim rehavete düşme gibi bir lüksümüz yok. Parti teşkilatımızla birlikte, son ana kadar sahada olup bu kutlu davayı anlatmamız gerekiyor. Aksi hali büyük bir vebal…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.