Lider olmanın belirli kriterleri vardır…

Kriz yönetmekten, karizmatik kişiliğe kadar giden bu kriterler kuşkusuz tek başına bir kişiyi “dünya lideri” yapmaya yetmez!

Dünya liderliği, bulunduğu ülkenin liderliğini yapmaktan çok daha farklı kriterlere haiz olmayı gerektirir.

Erdoğan’ı dünya liderliğine taşıyan temel dinamik onun temsil ettiği sosyolojiyi layıkıyla savunmasından kaynaklanır.

Erdoğan’ın temsil ettiği sosyoloji, Batı’nın Doğu’ya karşı yüzlerce yıllık adaletsiz bakışıyla oluşan dramatik sosyolojidir.

Erdoğan, etnik ve coğrafik ayrım yapmaksızın tüm mazlumların sesidir ve Batı’nın sömürdüğü insanların çıkartamadığı sesi onlar adına çıkarmayı başardığı için bir direniş öyküsüdür.

Uluslararası müesses nizama meydan okuduğu için, küresel ölçekte tüm müstekbirlerin gözlerinin içine baka baka “one minute” dediği için ya da Davos’ta katilin yüzüne baka baka “siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz” diyebildiği için dünya lideridir Erdoğan!

Erdoğan’ın dünya liderliğini oturduğunuz yerden anlayamazsınız!

Bunu anlamak için 780.000 kilometrekarenin dışına çıkmanız gerekir.

Afrika’ya, Asya’ya, Körfez’e, Türkî Cumhuriyetlere, Balkanlara gitmeniz gerekir.

Oradaki mazlum insanların gözbebeklerine bakmanız, “Erdoğan” deyince gözlerindeki ışıltıyı görmeniz gerekir.

Evet…

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün sadece Türkiye’yi temsil eden bir lider değil…

İster kabul edin, ister etmeyin, Erdoğan sınırlarımızın dışındaki milyonlarca mazlumu da temsil eden ve onlara umut olan bir lider.

Erdoğan, sınırların ötesine geçen bir lider!

Batılılar!

Bilmeden

Altı oğlunu yuttuğunuz

Bir babanın yedinci oğluyum ben

Gömülmek istiyorum buraya hiç değişmeden

Babam öldü acılarından kardeşlerimin

Ruhunu üzmek istemem babamın

Gömün beni hiç değişmeden

Doğulu olarak ölmek istiyorum ben

(…)

Üstad Sezai Karakoç’un “Masal” şiirindeki “Doğu’nun Yedinci Oğlu”dur Erdoğan!

Gittiği tüm ülkelerde, katıldığı tüm uluslararası toplantılarda ve yaptığı tüm ikili görüşmelerde adaletsizliğe, çarpık düzene, eşitsizliğe, sömürü sistemine ve çifte standarda meydan okuyan, barışı, adaleti ve eşitliği haykıran, zalime karşı mazlumun yanında olan bir tavrın ve duruşun adıdır Erdoğan.

Sadece Erdoğan’ın talimatıyla TİKA’nın mazlum coğrafyalarda yaptığı işlere bakın yeter…

Soy, soydaş, ırkdaş ayrımı gözetmeksizin, nerede bir ihtiyaç varsa TİKA marifetiyle Türkiye’nin oraya uzandığını ve yardım eli uzattığını görürsünüz.

Bazen su kuyusu açarken, bazen cami restore ederken, bazen hastane hizmeti verirken, bazen okul onarırken görürsünüz.

Kendi ülkelerindeki kukla yöneticilerden umudu kalmamış halkların Erdoğan fotoğraflarıyla hayata tutunduğunu görürsünüz.

Erdoğan’ın geçeceği caddelere saatler önce gidip Türkiye ve Erdoğan bayraklarıyla yol boyu sıraya dizilmiş insanlar görürsünüz.

Bazen Gazze caddelerinde, bazen Moritanya sokaklarında, bazen de Kurtuba meydanlarında görürsünüz.

Erdoğan” diye haykırırken…

Direnişi” haykırmış olurlar…

Çünkü Erdoğan, zalime karşı başkaldırmanın, onurlu dik duruşun ve tüm saldırılara rağmen başarabilmenin adıdır.

Tarih boyu hep böyle olmamış mıdır?

Bir kahraman çıkıp, duruşuyla, fikirleriyle, cesaretiyle, karizmasıyla mazlumların “makûs talihini” değiştirmemiş midir?

Toplumlara ışık olmamış mıdır?

Yön göstermemiş midir?

Erdoğan da böyle işte…

İşgal altında olan, ezilen, yerinden yurdundan edilen yalın ayaklı insanlara ışık olan bir lider o…

Tüm darbe ve işgal girişimlerini püskürtmeyi başarmış ve işgal altında olan tüm coğrafyalara “siz de başarabilirsiniz” ilhamını vererek umut olmuş bir lider o…

Dünya lideri o…

Ömrün uzun olsun Uzun Adam…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.