Türkiye Cumhuriyeti Devleti, 5 bin yıllık imparatorluk, yaklaşık 10 bin yıllık devlet geleneğinde hiçbir zaman tanık olmadığı kadar bir bürokratik, askeri ve yargı işgaline uğradı.

ABD-NATO-GLADIO troykasının kurguladığı “Yeşil Kuşak Projesi”nin ürünü olan FETÖ terör örgütü, 1960’ların sonlarından itibaren, Türk devlet bürokrasisi içerisine sızmaya başladı. Bu sızma, Türkiye’yi “küresel ekonomi” ile entegre eden 12 Eylül askeri darbesiyle birlikte zirve yaptı.

Küreselcilerin elemanı olan General Kenan Evren ve çetesi, 12 Eylül 1980 yılında ülke yönetimine silah zoru ile el koyarak, Türkiye’yi egemen güç merkezlerinin, yani Rockfeller, Rothshild gibi ailelerin boyunduruğu altına koydu. Silahlı kuvvetler bürokrasisi olarak bu egemen ailelere teşne olan Türkiye’yi bürokratik olarak da Mankurtlaştırmaya çalıştılar.

Devlet bürokrasisini Mankurtlaştırma operasyonu Fetullah Gülen isimli bir şizofrenin marifeti ile gerçekleştirmeyi başardılar. Hendekmekan Kenan Evren ve çetesi, ülke yönetimine çöktükten sonra, FETÖ ve çetesine devletin kapılarını ardına kadar açtılar.

7 Şubat 2012’de MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı tutuklama çabası ile birlikte bürokrasi ile millet arasında başlayan çatışma, 15 Temmuz gecesi bizim zaferimiz ile sonuçlandı.

FETÖ’cü teröristleri o meşum ve melun gecede nihai bir şekilde yendik. Ne var ki devlet yönetimine tamamıyla hâkim olan siyaset kanadı bu hainleri devletin kademelerinden temizlenmesi konusunda hem bu milleti ve hem de lideri Recep Tayyip Erdoğan’ı yalnız bırakmıştır.

Yapılan en hafif tahminlere göre FETÖ mensubu teröristler, ülke bürokrasisinin ortalama yüzde 50’sini ele geçirmiş durumda. Bu da yaklaşık 650.000 (yazı ile altı yüz elli bin) hâkim, savcı, asker, polis, vergi memuru, jandarma, istihbaratçı, vs demek.

Peki, 15 Temmuz işgal harekâtından sonra devletten attığımız Fetullahçı terörist sayısı ne kadar? Yaklaşık 120 bin ki bu 120 binin içerisinde binlerce masumun olduğu ortaya çıktı. FETÖ, vatana bağlı memurlarımızı da örgüt mensubu göstererek operasyonu tersine çevirmeyi başarmıştır.

Geriye kalan 530. 000 asker, polis, hâkim, savcı, jandarma vs hala devletin içerisinde ve FETÖ’ye hizmet ediyor.

FETÖ’nün gücünü en yüksek oradan koruduğu yerlerden biri de yargı sistemi olduğu anlaşılıyor.

Alın size bir örnek:

Mesut Aykın isimli FETÖ mensubu terörist, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı öldürmeye yardım ettiği halde serbest bırakıldı. Aykın, PKK ve DHKP-C’ye FETÖ’cüleri yerleştirmek üzere özel yetiştirilmiş bir terörist. Ve Aykın, gerek polis, gerek savcılık ve gerekse terörist arkadaşları ile yaptığı görüşmede bu işi başarı ile yaptığını itiraf etmiş. Yani DHKP-C’nin tepe yönetimi ile PKK’nın Adana, İstanbul ve Antalya yapılanmasının üst yönetimine FETÖ’cüleri yerleştirmeyi başarmış.

Karabatak gibi izin kaybettirmeyi başaran Mesut Aykın, İstanbul polisinin başarılı bir operasyonu ile ele geçirildi. FETÖ’cü terörist, polis ve savcılık soruşturmasında suçunu itiraf ettiği gibi, herkesin kanını donduran bir cürmünü daha söylüyor:

FETÖ’cü terörist Mest Aykın’ın verdiği ifadeye göre, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a suikast düzenlemeye çalışan terörist arkadaşlarına Erdoğan’ın evinin krokisini veriyor.

Mesut Aykın adlı FETÖ teröristi suçunu itiraf etmesine rağmen, savcılığın tutuklama talebine rağmen mahkemece serbest bırakılıyor.

Bu nasıl yargıdır, bu nasıl hukuktur, bilen varsa beri gelsin.

Bu ülkenin dönemin başbakanının canına kast eden terör organizasyonunun içinde bizzat görev üstlenen bir teröristi serbest bırakan yargı ne mene bir şeydir, bilmek öğrenmek istiyoruz.

Dünyanın hangi hukuk sisteminde teröristi böylesine kollayan, koruyan bir kanun var?

Ya da böyle bir kanun olsa dahi, Başbakan’ı öldürmeye teşebbüs eden bir teröristin serbest bırakılmasında sakınca görmeyen kanaat neye dayanıyor çok merak ediyorum.

Ve bu teröristin doğru dürüst ne bir adresi ne de bir işi var. En son 1980’lerde çalışmış. Yaklaşık 33 yıldır bir gün bile çalıştığı kayıtlarda görülmüyor. Bugüne kadar ne yemiş ne içmiş, nasıl geçinmiş çalışmadan?

Birileri bunun yaşamını idame ettirmesi için mutlaka ama mutlaka para vermiştir. Bu birilerinin örgüt olduğu apaçık ortadadır.

Normal her vatandaşın varacağı bu kanaate yüce yargımız nasıl varmıyor, varamıyor?

Yoksa kanaatlerin oluşmasına FETÖ takozları mı var?

Elbette yargıçları itham etmiyorum. Ama Başbakanı öldürmeye çalışan bir teröristin serbest bırakılmasını aklım kabul etmiyor.

Ve kulağıma ulaşan duyumlara göre FETÖ’cü Aykın, Ege civarında kaçışı için organizasyon hazırlığına başlamış bile. Antalya’nın Kemer ilçesinde de benzer girişimlerde bulunmuş. Ben duydum umarım istihbaratımız ve adliyemiz de duyar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet Faruk Çarıkcıoğlu 2018-01-19 11:13:45

Fetö devletin içinde halen aktif.

banner624