Tarih boyunca, millet olarak bedelini kanla ödediğimiz büyük sınavlar verdik. Kurduğumuz bütün devletlerde, içimizdeki hainler “Tarihin tekerrürden ibaret olduğunu” bize hiçbir zaman unutturmadılar. Günümüzde de bu hainlikleri, geçmişte olduğu gibi durmaksızın devam ediyor. Sınır ötesi harekâtımıza dahi algı operasyonları yaparak insanımızın zihninde devlete karşı bir isyan oluşturma peşindeler.

Dünyayı, özellikle de Müslüman coğrafyaları kan gölüne çeviren emperyalist devletlerin, birçok ülkenin iç siyasetinde etkin ve ülkemiz çevresini karıştırmada da yetkin olduklarını rahatlıkla görebiliriz. Dünyanın diğer ucundan buralara neden geldiklerini artık küçük çocuklar dahi biliyorlar. Ülkelerde “İç karışıklık çıkartmalarını ve insan hakları adı altında işgal etme” senaryolarını bize tekrar tekrar izlettirdiler. Ülkemizde de seçilmiş iradeyi indirmek için Gezi Parkı provokasyonuyla iç karışıklık denediklerini çok iyi biliyoruz. Bu hainlere çalışan birçok fitne odağı olduğunu, ülke menfaatine olan her şeye verdikleri tepkilerden kolaylıkla anlayabiliriz.

Bu hainler farklı zamanlarda da farklı maskelerle ortaya çıkmışlardır. Maskelerini de millet olarak emperyalizme başkaldırdığımız dönemlerde özellikle takmışlardır. Seçilmiş Başbakanı idama götürdüklerinde, 12 Eylül’de kardeşi kardeşe kırdırdıklarında, milli ekonomi modeliyle atılıma geçeceğimiz dönemde irtica adı altında 28 Şubat’ı hortlattıklarında, hain vaizi kâinat imamı diye yutturmaya kalktıklarında, bunların içimizdeki maskeli hainler tarafından yapıldığının hepimiz farkındayız. Milletimize yaptıkları en büyük hainlik olan 15 Temmuz darbe kalkışmasında da milletimiz darbeyi püskürtmüş “Darbeye darbe yapan millet” olarak tarihe geçmiştir.

Ülkemizde hâla maskeli olarak bölücü faaliyetlerine devam eden bir sürü hain var. Teröre karşı yaptığımız Zeytin Dalı operasyonunu dahi basitleştirmek ve dünyaya bizi işgalci olarak göstermek için ellerinden geleni yapıyorlar. Binlerce insanımız terör yüzünden ölürken sesi çıkmayan batılı devletlerin, hainlerin sesiyle ses vermeleri de bu hainlerin arkasında kimlerin olduğunun açık kanıtıdır. Bu hainler karşınıza gazeteci, sanatçı doktor, akademisyen vs. vs. maskeleriyle her yerde çıkabilirler. İnsan bilinçaltını işgal etmek üzere kurguladıkları fikirleriyle, insanımıza gazete, televizyon ve sosyal medyadan kolaylıkla ulaşabilirler. Toplumun saygın tabakasında yaşadıklarından insanlarımızı bölücü fikirleriyle hemen zehirleyebilirler. Zehirlendikten sonra her şeyini bırakıp terör örgütlerine katılan birçok insan olduğunu unutmayalım.

Zehir bir insanı hemen öldürebilir ama zehirli fikirler insanlığı günden güne acı çektirerek öldürür. Bu zehirli fikirlerle karşı en büyük panzehirimiz; vatan, millet, bayrak ve devlet sevgisini insanımıza iyi işlememizdir. Bu kavramları yürekten hisseden her insanın zihninde kendiliğinden fikri barikatlar oluşur. Oluşan fikri barikatların içine de dünyanın neden 5’ten büyük olduğunu ve mazlumların yanında neden hep Türkiye’nin olduğunu da eklersek, dünya siyasetinde etkin ve güçlü bir ülke olmamızın yolu açılacaktır. Açılan bu yolda da gerçek davamız olan “Kızıl Elma” yolunda Milletimizi harekete geçiren ve emperyal sisteme başkaldıran R.Tayyip Erdoğan’ın yaptıkları da anlamını bulmuş olur. Kimsenin farkında olmadığı ama aslında hainleri korkudan tir tir titreten gerçeğin, Kızıl Elma sevdasıyla ülkemizde binlerce Erdoğan’ın yetişecek olmasıdır. Düşünün, binlerce Erdoğan’ın onları ne hale getireceğini…

R. Tayyip Erdoğan’ı seversiniz sevmezsiniz, aslında bu çok da önemli değil. Fakat Erdoğan’ın bayraktarlık yaptığı davanın Erdoğan’dan daha büyük olduğunu artık hepimizin anlaması gerekmektedir. Üzerinizden hiç çıkmayacakmış gibi yapışan siyasi kimliklerinizi ve kavgalarınızı artık bir kenara bırakın. Gün; hep birlikte devletimiz, milletimiz, vatanımız ve bayrağımız için bir olma günüdür. Ay yıldızlı bayrağın altında yaşayan herkes durması gereken yeri bilmeli ve bayrağımızın altında saf tutmalıdır. 15 Temmuz’u yaşamış olan bu milletin, içindeki bu hainlere neler yapabileceğini biraz olsun anlayabilirsiniz.

Çocuklarımıza ve torunlarınıza bırakacağımız en önemli mirasımız vatan, millet, bayrak ve devlet sevgisidir.

Vatan, millet sevdalı bir eğitimci olarak, tüm okuyucularıma canı gönülden selam eder, saygılar sunarım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.