Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katolik dünyasının lideri Papa Franciscus (Fransis) ile görüşmek içinVatikan’a gitti. (1959’da Celal Bayar’ın ziyaretinin sonra ilk ziyaret) Türk ve Dünya medyasında, Erdoğan’ın yapacağı ziyaret için “Vatikan’da Kudüs diplomasisi” ve “Kudüs ittifakı” gibi değerlendirmeler yapıldı.

Görüşmenin genel hatları Kudüs olduğu aşikârdı.

Ancak detaylarda, Erdoğan’ın -içerik olarak- Vatikan’a bir resti ve başka konularda söz konusu…

Erdoğan’ın Vatikan ve İtalya ziyareti, resmi kaynaklar tarafından açıklandığında, genel kanı; Papa’nın, “Donald Trump’ın ABD Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararı’’ aldığında, Papa’nın oynadığı önemli role atıf yapıldı. Böylelikle Erdoğan’ın, Papa’ya bir teşekkür ziyareti yapacağı şeklinde görüş belirdi.

Lakin mesele öyle değildi. Özellikle –başta muhafazakâr- medya olarak, operasyonun kralını yemiştik.

Doğrudur; Papa, Kudüs meselesinde tansiyonun düşmesine yardımcı olan bir açıklama bulundu. İyi de ABD ve Trump tarafı bir geri adım atmadı ki. Netenyahu’da gayet kendinden emin bir bekleyişte.

Kudüs’e ABD Büyükelçiliğin taşınması meselesinde aslında, bir Ortadoks-Katolik gerilimi yaşanıyordu. Kudüs’te en fazla taşınmaz mal/mük/arsa İngilizlere aittir. İngilizler bu malları, Rum Ortadokslar üzerinden al(dır)mış. Bu bağlamda Trump’ın açıklamasına, en çok eleştiriyi Erdoğan, Ortadoks dünyası ve Britanya yapmıştır. Zaten Papalığın, Ortadoks ve Katolik dünyasını birleştirme çabaları sır değil; var olan bir gerçek. Hem Ortadoksları sakinleştirmek, hem de İslam dünyasının lideri olan Erdoğan’ı rahatlamak Vatikan’a düşmüştür. Özetle biraz daha zaman kazanılmaya çalışılmıştır.

Papa, sadece Türkiye ve Erdoğan’ın tansiyonunu düşürdü. Hemen hatırlayalım; Trump seçilir seçilmez, ilk ziyaretini İsrail, Suud ve Vatikan’ı kapsayan ve subliminal mesajlar veren bir gezi tertiplemiş. Ardından İslam dünyasını hayretler içerisine düşüren peş peşe olaylar yaşanmıştı. Bu bağlamda Papa’nın Kudüs ile ilgili yaptığı açıklamalar ile ‘Barış’ ve ‘Kutsal Ortak yaşam’’ söylemleri, Kudüs ve İslam dünyasına değil; bilakis bütün Müslümanların hedefe koyduğu, tepkinin ve nefretin odağındaki ABD ve Trump’a yöneltilen suçlamaları ve gerginliği azaltma ve başka bir yöne çevirme çabasıydı.

Vatikan, Obama döneminde ABD dış politikası için birçok barış görüşmesi yapmıştı. Küba, Venezuela, K.Kore ve İran aklıma ilk gelenler. Bu görüşmelerde ön fizibiliteyi hep Vatikan yapmıştı. Bu bağlamda ABD’nin Vatikan’a olduğu kadar, Vatikan’ın da ABD’ye destek olması çok normal bir şey.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Vatikan ziyareti, gerek iç, gerekse dış kamuoyunda tarihi bir ziyaret olarak görülmüş. Celal Bayar’ın ilk ziyareti, Vatikan dehlizlerinde hiç unutulmamış. Nitekim 60 darbesinde Vatikan, Celal Bayar’ı, idamdan kurtarmıştı. Elbette, tarihi bir ziyaretti. Çünkü Erdoğan, hesabı kapatmaya gitmiş, Ancak Erdoğan, Vatikan’a kendisi için bir şey almaya gitmemişti. Zaten gemileri yakmış, kefeni giymiş gidiyordu. Erdoğan, Papa’dan İslamı ve Müslümanları hedef alan politikalar konusunda, Vatikan’dan net tavır almasını istedi. Zira, İslam dünyası, gizli bir soft haçlı savaşı ile karşı karşıya. Nitekim Erdoğan’da birçok kez İslam dünyasında akan gözyaşların nedeni olarak ‘’Haçlı İttifakı’’nı işaret etmişti.

Erdoğan, Papa’dan Afrin’de yaşayan Hıristiyanların köylerinde saklanan yabancı ve PKK/PYD savaşçılar konusunda, taviz vermeyeceklerini kibarca Türkiye’nin tutumunu iletti. Aynı zamanda Tarsus, Filistin, Ermeni meselesi,Suriye,dinlerarası diaolog ve Mynmaar masadaki diğer konulardı.Vatikan’ın bir kere şunu net görüyor. Erdoğan’ın İslam dünyasındaki yerinin karşılığı...Hatt-ı zatın Erdoğan’ın Papa ile yüz yüze görüşmesinde bu misyona vurgu yapılmıştı. Açıkçası Vatikan, bu sinerjiden de oldukça hoşnutsuz.

Ez cümle Erdoğan, Vatikan’ın Türkiye’deki faaliyetlerinden haberdar bir şekilde, bir rica değil; Türkiye’nin ve kendisini pozisyonu anlatmaya gitti. Vatikan’ın Kudüs konusunda Erdoğan’ı desteklemesinin tek nedeni, tarihi şehrin kontrolünün İsrail’e terk edilmemesi. Yoksa tarih bangır bangır bağırıyor. Vatikan, Kudüs’te bir Müslüman varlığı istemez. Mezhepler arası bir gerilim olmaması için Müslümanların tarihsel hafızasını insan hakları temelinde kullanıyor. Bu bağlamda ziyaretin artçı sarsıntıları önümüzdeki günlerde ortaya çıkacaktır.

-Unutmadan geçmeyelim, Zeytin Dalı operasyonuna Ermeni ve Rum cemaatlerin yaptığı açıklamaları, çok kıymetli bulduğunu ve haseten teşekkür ettiğimi belirtmek isterim-

NOT: Keşke Erdoğan kadar, AK Parti bürokrasisi, ve bakanlıklar da; ana okullarından, eğitim kurumlarına, müzik ve sinema endüstrisinden, sosyal yardım derneklerine, medyaya, dil kurslarına; ar-ge araştırmalarından, finans, teknoloji ve yardım şirket/vakıflarına kadar ülkemizde faaliyet gösteren Vatikan finansörlüğündeki kurumlar kadar, güzide ülkemiz içinde biraz çalışsalar. Vatikan, üstüne düşen misyonu başarı ile yerine getiriyor. Bu konuda büyük saygım var! Ancak, muhafazakar mıymıntı ve ezik kravatlı kadrolar, hangi işgale göz yumuyorlar. Anlamış değilim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2018-02-06 02:08:40

Yazarımıza katılıyorum Cumhurbaşkanımıza yardımcı olacakları yerde yük olanlar var, bunlarda görevden el cektirilmelidir. ALLAH Cumhurbaşkanımızın yolunu açık etsin. ALLAH Zeytin Dalı operasyonunu muzaffer eylesin.

banner624