Türkiye, kritik bir seçime kenetlenmiş durumda. Son viraja girmiş durumdayız. 24 Haziran seçimleri, bu ülkenin geleceğini ve rotasını belirleyecek. Ayan beyan ortada. Miting meydanları da oldukça canlı, heyecanlı. Adaylar son kozlarını oynuyor, elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor. Her cumhurbaşkanı adayı, medya ve sosyal medya ekibi ile beraber kampanyasını seçmene anlatmak için canhıraş çalışıyor. Yıllar sonra eline geçen fırsatı iyi değerlendiren Temel Karamollaoğlu, kendi partisinin genel başkanı tarafından sıklıkla ofsayta düşürülen Muharrem İnce, toplumsal desteği her geçen gün eriyen Meral Akşener, umudunu hiç yitirmeyen Doğu Perinçek ve terör ile arasına bir türlü mesafe koyamayan Selahattin Demirtaş… Ve on altı yıldan beri yapıp ettikleriyle toplumun gönlünü kazanan Tayyip Erdoğan…

Ancak kampanya sürecinde Erdoğan’ın yalnızlığına bir kez daha şahit oluyorum. Yalnız bir adam o. Kampanyasını da kendi başına yürütüyor. On altı yıldan beri bu ülkenin kaderini elleri arasında tutan bu adam oldukça yalnız görünüyor. Maalesef, Erdoğan’a destek veren kampanya ekibinin varlığı pek göze çarpmıyor. Peki bu yalnızlığın sorumlusu kim? AK Partili bakanların varlığı, sahada neden hissedilmiyor? Niçin yapıp-ettiklerini topluma detaylıca anlatmıyorlar?

Kampanya Sürecindeki Eksiklikler

Erdoğan’ın kampanya sürecinde iki eksiklik bariz bir biçimde göze çarpıyor. Bu eksiklikler; birbiri ile de ilintili ve iç içe geçmiş durumda. Bunların ilki, tüm kampanya sürecinin sadece Erdoğan’ın omuzlarında olması; ikincisi de AK Parti kadrolarında takım çalışmasının yokluğu ve galiba üçüncü bir eksiklik de heyecan…

Oysa AK Parti kadroları içerisinde oldukça başarılı olan bakanlar veya politik aktörler var. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Dış İşleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bu başarılı politik aktörlerden sadece birkaçı.

Amatör Bir Ruh ile Profesyonel İş…

Öncelikle “amatör ruh ile profesyonel iş” çıkaracak bir takıma ve böylesi bir takım ruhuna acilen ihtiyaç var. AK Parti’nin veya Erdoğan’ın A Takımı denilebilecek bir kadro… Aslında böylesi bir kadronun başarılı olması için yapması gereken çok fazla bir iş yok. AK Parti’nin bu ülkeye yapmış olduğu hizmetleri ilk günkü heyecan ve ruhla anlatmaları yeterli. Çünkü AK Parti 2002 yılından beri ülkeyi gerçek anlamda imar etti. AK Parti’nin icraatları, 24 Haziran’ın da güvencesi aslında… Yeter ki ilk günkü heyecan ve ruh, bir takım çalışması etrafında ortaya çıkıversin.  

Evet, son viraja girmiş bulunuyoruz.

Göründü, tünelin ucundaki ışık…

Hatırlatayım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner624