Türkiye tarihinin en önemli seçimleri olan 24 Haziran seçimlerini geride bıraktık. Yeni bir dönem başlıyor ama Erdoğan ve AK Parti, bugünlere öyle kolay gelmediler. Bugünleri engellemeye çalışanlar, aslında Erdoğan ve AK Parti’nin büyümesine de sebep oldular. Ama hem ülkeye hem Erdoğan ve AK Parti’ye büyük bedeller de ödettiler.

Nuh Mete YÜKSEL, Refah Partisi’nden sonra Fazilet Partisi’ni de rahat bırakmadı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığını hemen harekete geçirdi.

Vural SAVAŞ, Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş, iktidardaki Refah Partisi hakkında, "Laik cumhuriyet ilkesine aykırı eylemlerin odağı olduğu" iddiasıyla kapatma davası açtı. “FP, yalnız RP’nin değil, aslında ülkemizde dini siyasete alet ettiği için kapatılan tüm siyasi partilerin devamı niteliğindedir. Metastas yapan habis bir ur gibi demokrasimizin sağlıklı işlemesini engelleyen Anayasal düzenimiz için daimi ‘açık ve yakın tehlike’ oluşturmuş bu çeşit partilerin kapatılması Türkiye Cumhuriyeti‘ni sonsuza kadar yaşatabilmenin vazgeçilmez koşuludur” demişti.

Yaşar BÜYÜKANIT, 27 Nisan muhtırasının baş mimarıydı. Nazikçe, kibarca tehdit ediyordu.

Osman ÖZBEK, Dönemin Başbakan'ı Necmettin Erbakan'a "Pez...k" diyen Jandarma Erzurum Bölge Komutanı Tuğgeneral Osman Özbek'e başta Demirel olmak üzere bir çok kişi sahip çıkmıştı.

Süleyman DEMİREL, "Türban gericiliktir. Başı bağlı okumak isteyenler Suudi Arabistan’a gitsin" demişti.

Mustafa DENİZLİ , 'Başörtülüler İran'a gitsin' demişti.

Bekir COŞKUN, “Göbeğini kaşıyan adamlar” derken,

Yılmaz ÖZDİL, “AK Parti’ye oy veren” seçmenlere “Bidon kafa” diyerek hakaret etmiş ve o insanları; “bir makarna paketine oyunu satmakla” suçluyordu.

Ertuğrul ÖZKÖK, "411 el kaosa kalktı", "Vay Şerefsiz", "gerekirse silah kullanırız" ve "siyasi hayatı bitti" gibi manşetlerin mimarlarındandı.

Mine KIRIKKANAT, “Don paça soyunmuş adamlar geviş getirerek yatarken, siyah çarşaflı ya da türbanlı, istisnasız hepsi tesettürlü kadınlar mangal yellemekte, … Aralarında, mangalında balık pişiren tek bir aileye rastlayamazsınız. Belki balık sevseler, pişirmeyi bilseler, kirli beyaz atletleri ve paçalı donlarıyla yatmazlar, hart hart kaşınmazlar, geviş getirip geğirmezler” diyerek halkı aşağılıyordu.

Çevik BİR, mimarlarından olduğu darbe girişimine 'Demokrasiye balans ayarı yaptık' demişti.

Deniz BAYKAL, "Sakın ha Cumhurbaşkanı adayı olma! Sakın ha olma! Sakın ha! Bu tavsiyem kulağına küpe olsun Sayın Tayyip Erdoğan. Bu tavsiyem kulağına küpe olsun, bak iki hafta zaman var. Sakın ha ihtirasının kurbanı olma" diyerek tehdit etmişti Erdoğan’ı.

Güven ERKAYA, Necmettin ERBAKAN’ı zor durumda bırakmak için, alay edercesine MGK toplantısında masaya RAKI getirtmişti. Genelkurmay Başkanı telefondaydı. ‘‘Aferin Güven, çok iyi yaptın. Ben de biliyorsun şarap isteyip içtim’’ demişti ERKAYA’ya.

Bülent ECEVİT, Merve KAVAKÇI için: "Burası devlete meydan okunacak yer değildir. Lütfen bu hanıma haddini bildiriniz!" diyerek şairliğini ve kibarlığını başörtüsü takan KAVAKÇI’yı tehdit etmişti.

Kemal ALMEMDAROĞLU ve Nur SERTER, Dönemin İstanbul Üniversitesi Rektörü ve yardımcısı, kızların başörtülerini çıkartmak için, “İkna Odaları” icat etmişlerdi. Serter, üniversiteyi kazanan öğrencileri “örümcek kafalı” olarak niteliyordu.

Ahmet Necdet SEZER, ''Kamusal alanda türban olmaz''ın mimarıydı.

Sabih KANADOĞLU, 367 rezaletinin baş mimarıydı. Abdullah GÜL’ün seçilmesini engellediler. Ama aynı güçler, GÜL’ü bu sefer de 24 Haziran seçimlerinde ERDOĞAN’a karşı cumhurbaşkanı adayı olarak göstermek istediler.

***

GÜRÜZ, ÖZDEN, ÇÖLAŞAN, TEZİÇ, DÜNDAR,… ve daha isimlerini sayamadıklarımız. Erdoğan ve AK Parti’ye zarar verelim derken, Erdoğan ve AK Parti’nin büyümesini sağladılar. Kötülükleri ile Erdoğan ve AK Parti’nin yolunu açtılar ama, Türkiye’ye de çok ağır bedeller ödettiler.

***

Devlet BAHÇELİ, 15 Temmuz darbesi başta olmak üzere, hemen her krizde üzerine düşeni fazlasıyla yaptı.

Haşim KILIÇ, AK Parti kapatılma davasında hukukun işletilmesini sağladı.

Bekir BOZDAĞ,… ismini sayamadığımız nice yiğitler, 15 Temmuz şehit ve gazileri, Hakan FİDAN,… ve Mehmet METİNER,… darbeye yiğitçe direndiler.

Süleyman SOYLU ve Numan KURTULMUŞ,… partilerini, mevki makamlarını bırakıp, fedakarlık yaparak geldiler. Son başbakan Binali YILDIRIM,…  Ve isimlerini sayamadığımız nice yiğitler.

Ve son adam, son yiğit Necmettin ERBAKAN. Büyük dava adamı ERBAKAN, büyük bedeller ödedi, büyük acılar ve çileler çekti. Bütün yolları Necmettin ERBAKAN hoca açtı aslında. ALLAH, ERBAKAN hocadan razı olsun. Ruhu şad olsun. Kısacası, ERDOĞAN ve AK Parti bugünlere kolay gelmedi. Ağır bedeller ödeyerek geldiler. Bugünlere nasıl gelindiğini unutmamak lazım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Nusret çiçek 2018-07-10 09:25:22

Çok doğru özetlediniz tebrik ecerim. Bedel ödemeden zafer elde edilmez. Buraya kadar gelindi asıl bundan sonrası önemli. Tüm vesayet kurumlarının lağvedildiği bir noktadayız. Hayır beklıyoruz...

Avatar
Necmettin 2018-07-10 00:34:57

son yiğit necmettin erbakan
aslında bütün yolları o açtı. kahraman ve mücahit necmettin erbakan

Avatar
Sabri Tekidi Allah 2018-07-10 17:40:51

Allah senden razı olsun çok güzel anlatmışsınız aynen katılıyorum erdoğanın buralara gelmesinin en büyük mimarı prf dr Necmettin Erbakan hocamızdı. Allah gani gani rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşAllah