Esed’i İsrail koruyor

İslam coğrafyasının kan gölüne çevrilmesinin tek sebebi Kudüs’ün Yahudileştirilmesi ve İsrail’in güvenliği. Irak’ı Yahudi yalanlarıyla yok eden üst akıl, Mısır’ı kontrol altına aldı, Suriye’de kan ve gözyaşı üzerine Esed iktidarını sürdürmek için her türlü ayak oyununu yapıyor. Türkiye’yi ise çirkef operasyonlarla hizaya getirmek istiyor.

Esed’i İsrail koruyor
Tarih: 24.12.2016 09:51:56

İsmail Zelvi/İstanbul

İslam coğrafyasında kan ve gözyaşının tek sebebi batının jandarması konumundaki işgalci İsrail'in güvenliğini kalıcı hale getirmek. İngiliz-İsrail kontları için bulunmaz hint kumaşı olan Esed ailesi, İsrail tarafından korunuyor. Bölgede tek bir Müslüman bırakmamak için 100 yıllık planları tazeleyen üst akılın oyunlarını Kudüs üzerine çalışmalarıyla tanıdığımız Mirasımız Derneği Genel Başkanı Muhammed Demirci ile konuştuk. Demirci,  Irak ve Libya'nın parçalanmasının, Mısır'da Mursi'nin devrilmesinin, Suriye'nin kan gölüne çevrilmesinin ve Türkiye'ye operasyon çekilmesinin arkasında İsrail olduğunu söyledi.

Efendim, Bölgemiz on yıllardır kan ve gözyaşı ile yoğruluyor. Sebebi nedir?

İslam coğrafyasının ana problemi Kudüs'tür. Kudüs problemi çözülmediği sürece İslam âlemi huzur bulamaz. Müslümanların akıttıkları kan ve gözyaşının da tek sebebi Kudüs'ün Yahudileştirilmesi ve batının jandarması olarak takdim edilen İsrail'in güvenliğinin sağlanmasıdır.

İsrail'i böyle suçlarken elimizde kanıt var mı?

Kanıt çok, Irak'tan başlayalım. Saddam, Irak'ta nükleer silah bulunduğu yolunda, Yahudi-İngiliz yapımı bir yalanla devrildi ve Irak'ta milyonlarca Müslüman katledildi. Kaddafi'ye yapılan operasyonun arkasında yine MOSSAD ve NATO var. İsrail'in güvenilir Müttefikleri Mısır'da Hüsnü Mübarek, Suriye'de Esed ailesinin iktidarının sürmesi için yapılanlar ortada. Mısır'da halkın oyuyla gelmiş Mursi, sözde batı değerleri ayaklar altına alınarak darbeyle görevden alındı. Halkının yüzde 90'ı Sünni Müslüman olan Suriye'de Nusayri Esed'in iktidarının devam etmesi için İsrail ve müttefikleri her şeyi yapıyorlar. Baba Esed, Golan tepelerini İsrail'e peşkeş çekti. Oğul Esed de İsrail'in ene önemli ortaklarından. Milyonlarca Müslümanı katletmekten çekinmezken İsrail'e tek kurşun atmadı atamadı. Esma Esed'in babası halen Londra'da yaşayan Favaz Akhras. Esed. İsrail tarafından korunuyor.

Esed'in İsrail tarafından korunmasının sebebi nedir?

Kudüs meselesinde önemli üç ülke var, Türkiye, Suriye ve Mısır, üç ülkenin Kudüs meselesiyle yakın ilişkisi var, ondan dolayı Mısır'da Mursi'ye darbe yapıldı. Ondan dolayı Suriye'yi karıştırdılar Esad'a devam ettirmeye çalışıyorlar. Ondan dolayı da Türkiye ile bugün uğraşıyorlar. Çünkü bu üç ülke Mescid-i Aksa için önemli. Tarih boyunca Suriye Diyarı, Bilâdı Şam, peygamberimizin duasını almış fetih topraklarıdır. Mescidi Aksaya komşudur.  Mısır'da ha keza Aksanın Afrika'ya açılan kapısıdır. Türkiye tarih boyunca göstermiş olduğu misyonun doğrultusunda ve Peygamberimizin  duası noktasında Kudüs ve İslam alemi ile bağları çok güçlüdür. Bu beldeler özgür olmadıktan sonra Kudüs'ün özgür olamayacağı kesindir. Mısırı Mursi'ye bırakmadılar darbe oldu. Suriye olaylarının en önemli sebebi İsrail'dir. Esad'ın orda durması bile İsrail'in işidir. Esad ve Ailesinin durması bile İsrail işidir. Baba Esad'dan itibaren Esad ailesi İsrail'i korumaya çalıştı. 1967 savaşında net bir şekilde gördük. Baba Esat Golan tepelerini sattı. İsrail'e karşı tek bir kurşun bile atmadı. Ve bugüne kadar İsrail'in  güvenliği sağlamak için uğraştı. , Beşar Esed  yaptığı açıklamada, ‘İsrail'in güvenliği bizim için önemlidir, bize bir şey olursa İsrail'in güvenliği ortadan kalkar' diyor bunun ötesini düşünemeyiz zaten.

MESCİDİ AKSA'NIN KURTULMASI İÇİN ÖNCE ESED'İN GİTMESİ GEREKİYOR

Batının tezgahı nasıl çalışıyor?

İslam coğrafyasında plan yapıcı sürekli İngilizlerdir. İngilizler, İsrail ve MOSSAD'ı kullanırlar. İsrail ise ABD ve CİA'yı kullanır. İngiltere ve İsrail sürekli geri planda kalır. ABD'nin Esed'i koruyamayacağı ortaya çıkınca. Rusya'yı devreye soktular. Kaddafi'yi deviren, yıllanmış Mübareği deviren güçler Esed'i niye deviremediler. Esed'i devirmek istemiyorlar, Esad İsrail'i korumak için son kaledir. Esed giderse İsrail'in güvenliği tehlikeye girer. DEAŞ de İsrail'in güvenliğini sağlıyor. DEAŞ bugün İsrail'e tek kurşun atmazken tüm Müslümanlara kan kusturuyor. Bugün İstanbul'u patlatan DEAŞ İsrail'e kurşun bile atmadı. DEAŞ da, ESAD da İsrail korumaya çalışıyor ikisi İsrail projesidir. Mescidi Aksanın kurtulması için Esad'ın gitmesi gerekiyor. Esed'i ABD'nin koruyamayacağı anlaşıldığı için devreye Rusya sokuldu.

Efendim, Kudüs'te neler oluyor?

Kudüs'teki durumlar gittikçe kötüye gidiyor, Kudüs'te Yahudileştirme projeleri ve çabaları gün geçtikçe hızlanıyor. Müslümanlar Ortadoğu'daki olaylar ile meşgul olmaya başladığı andan itibaren, Türkiye kendi gündemiyle meşgul olmaya başladığı andan itibaren İsrail Kudüs'te istediği Yahudileştirme planlarını hızlıca uygulamaya devam ediyor. Müslümanların gündemi başka bir noktaya yoğunlaştığı andan itibaren bilin ki Kudüs'te bir şeyler oluyor.

İsrail özellikle son 5 yılda Mescidi aksaya sistematik saldırılarda bulunuyor. İsrail halkını, Yahudi halkını sabah saatlerinden itibaren öğleye kadar sürekli İsrail askerleri eşliğinde mescidi aksaya girmeleri için kampanya ve propagandalar yürütüyor.  Geçen hafta Halep'in yarası kanadığında tüm dünya Müslümanları Halep'le meşgul oldukları dönemde, İsrail saldırı yaptığı saatleri sabah bir saat erkene aldı öğlen bir saat daha geriye çekti, bu şekilde saldırı saatleri biraz daha geniş saatlere yayılmış oldu. Bu şekilde İsrail yaptığı eylemlere dünyayı alıştırmaya çalışıyor.

İsrail 2000 yılına kadar Mescid-i Aksa'ya girişi yasaklıyorlardı, Hahamlar bu yönde fetvalar veriyorlardı. 2000'den itibaren fetva değiştirdiler. Artık Mescid-i Aksa'ya girişleri teşvik için fetvalar veriyorlar. Bu saldırılar ile dünya Müslümanlarına şu görüntüyü vermek istiyorlar; bakın Mescidi Aksa sadece Müslümanların değil tüm dinlerin ortak yeridir. Yahudiler ve Hristiyanlarda buraya girebilirler. Bu şekilde Mescidi Aksa'yı dünyanın ortak kullanım alanı haline getirmeye çalışıyor.  Mescid-i Aksa'nın Müslümanlara ait olmadığı imajını yaymak ve bu sayede Aksa üzerindeki emellerini gerçekleştirmek istiyor.

Tarihi süreç içinde Hristiyan ve Yahudiler ile Mescid-i Aksa'nın bir bağlantısı yok mu?

Hristiyan ve Yahudilerin mescidi aksa ile bir bağlantıları yok. Yahudilerin Kudüs ve Mecs'i Aksa'da hiçbir hakları yok. Mescidi Aksa Adem (AS) döneminde inşaa ediliyor. Sınırları belirleniyor. O dönemden itibaren bu güne kadar, Allahın ismi zikrediliyor. Namaz kılınıyor. İsrail orada bir tapınağın olduğunu iddia ediyor. Bu tapınağı yeniden inşa etmek için Mescidi yıkmak istiyorlar. Bundan iki yıl önce Mescidi Aksanın altındaki tapınağı aramak için yapılan kazı çalışmalarının başında olan Frank Stayn,  İsrail  devletine verdiği raporda, “Biz 1967'den beri Aksanın altını kazıyoruz. Tapınağın kalıntılarını arıyoruz. Bugüne kadar hiçbir eseri bulamadık, bundan sonra bulamayacağız. Bu kazı çalışmalarını durdurun” dedi. İsrail bu rapor üzerine görevden aldı.

Amaçları hakikatin ortaya çıkması değil mi?

İsrail'in amacı tamamen siyasi. Tapınağı bahane ederek Mescidi Aksa'yı yıkıp tapınak inşaa etmek istiyorlar. İsrail Başbakanlarından Ben Gurion'un bir sözünü hatırlatmak istiyorum, “Kudüs'süz İsrail'in bir anlamı yoktur,  Tapınaksız da Kudüs'ün  bir anlamı yoktur” diyor. Bunun için İsrail Kudüs'ü başkent ilan etmek istiyorlar. Mescidi Aksa'yı yıkıp tapınağı inşa etmek istiyorlar.

TRUMP MÜSLÜMANLARA SAVAŞ AÇIYOR

ABD yeni başkanı Trump büyükelçiliği Tel Aviv'den Kudüs'e taşıyacaklarını söyledi. Bunun bölgeye etkisi ne olur?

Trump bunu seçim kampanyasına sürekli dile getirdi. Dünyanın her yârinde yönetime talip olan adaylar farklı uçuk akla aykırı vaatlerde bulunabilirler. Kamuoyu da bunların aslında boş hayaller olduğunu bilir. Trump da halkın oyunu almak için bu vaatlerde bulunmuş olabilir. Fakat  Trump şimdi ABD başkanı.  Bu sıfatla hakikaten, Kudüs'ün merkezine ABD büyükelçiliğini taşımak istiyorsa, bu tüm dünya Müslümanlarına bir savaş açma anlamına gelir. Tramp böylesi ahmakça bir eyleme umarım kalkışmaz aksi halde kendi ipini çekmiş olur. Bu Müslümanlara büyük bir hakarettir. Şunun altını çizerek belirtiyorum; Mescid-i Aksa Müslümanların, Kudüs İslam'ındır. Bu Müslümanların kırmızı çizgisidir ve bundan as la taviz verilmeyecektir.

Dünya Müslümanları niçin duyarsız

Bu tarihi bir süreç. Tarih boyunca Kudüs dünyanın merkezi, Müslümanların gücü hailine gelmiştir, ne zaman Kudüs Müslümanların elinde oldu, Mescid-i Aksa'ya  Müslümanlar hizmet etti. O zaman aziz oldular, yönetici oldular. Bu Hz, Ömer(r.a)'dan beri böyle. Müslümanlar Kudüs'ü kaybettikleri andan itibaren de zayıf duruma düştüler. Kudüs siyasi anlamda dünyanın merkezidir dense abartı olmaz. Bugün kim Kudüs'e sahip çıkıp Mescid-i Aksa'ya hizmet ederse dünyaya hükmeder. Trump bunu bildiği için bu şekilde değerlendirmeye çalışıyor. Dünya Müslümanları bugün maalesef  Meccid-i  Aksa şuurunda değil, Bu mesele bizi aslında Kudüs'ün önemine götürür, Kudüs ve Mecsid-i Aksa tarihi boyunca böyle olmuştur, Mescidi aksa bereketli ve kutsal bir yer. Kutsal demek, çirkinle ve kudsiyetini kaybetmiş olanla alakası olmamak demektir. Kutsal demek herkes buna erişemez demektir.

Mescidi aksa kutsal ve temiz bir yer, ayeti kerimede ve hadisi şeriflerde bu ifade ediliyor. Dünya Müslümanları bugün Kudüs ve Mescidi aksaya hakim olacaklarsa, hizmet etmek istiyorlarsa önce kendileri temiz olmaları gerekiyor, Mescid-i Aksaya sahip çıksınlar, Mecsid-i Aksa'ya sahip çıkarsak temiz olmuş oluyoruz, bütün pisliklerden arındırılmış hale geliyoruz. Kim mescidi aksaya hizmet ederse, bu pislikten arındırılmış olur. Aksa'ya hizmet etmeyenleri Allahü taeala bereketten mahrum bırakır.

İsrail son bir karar alarak Kudüs'teki mezarlıklara defin işlemini yasakladı?

Rahmet mezarlığı mescidi Aksanın doğu kısmında en önemli mezarlıklardan bir tanesi. Mescidi Aksaya bitişik içersinde iki sahabe yatıyor. Ubade Bin Es Samit ve Şeddat Bin Evs mescidi Aksanın yanıbaşında Rahmet mezarlığında yatıyorlar. Bugüne kadar birçok Müslüman önder  bu mezarlığa defnedildi. İsrail Jamos projesi çerçevesinde bu mezarlığı kaldırarak teleferik kurmak istiyor. Zeytindağı'ndan turistler teleferikle buraya gelecek ve Mescid-i Aksaya girecekler. Bu mezarlığı 2007 yılında kaldıracaklardı, dünya  Müslümanlarının tepkisiyle beraber projeyi ertelediler. Bu mezarlığa defin devam ediyor. İsrail bu defni durdurmak, mezarlığı tamamen kaldırmak teleferik istasyonunu kurmak istiyor. Bunun yan ısıra İsrail genel anlamda  Müslümanları Kudüs'den  uzaklaştırmak istiyor. Kudüs şehrinde definleri yasaklamak istiyor, bu definleri Kudüs şehri dışında yapılmasını istiyor

İsrail bu tür eylemlerini niçin sessiz sedasız yapıyor?

Halep olayları dünya Müslümanlarının gözünü  Küdüs'ten çevirdi. Halep'teki facia Kudüs'tede  facia getirdi. İsrail Kudüs'te telafisi güç facialara neden oluyor. İsrail, hiçbir zaman mescidi Aksada yaptığı veya yapacağı her hangi bir işlemi duyurmak istemez, zaman zaman Müslümanların gündeminde farklı olaylar olabiliyor. Bunu Suriye'de yaşıyoruz, Irak'ta, Somali'de, Arakan'da yaşıyoruz. Dünya Müslümanları bir gündemle meşgul olduğu zaman bilin ki Kudüs'te bir Yahudileştirme projesi devreye sokuluyor. İsrail bunları fırsat biliyor. İkincisi zaman zaman İsrail farklı gündemler yaratıyor. Dünya Müslümanları üzerinden o gündemle değerlendirerek bir işlem yapıyor. İsrail buna her zaman dikkat ediyor. Çünkü İsrail bugüne kadar Kudüs'te yaptığı ve yapacağı Yahudileştirme çalışmalarında dünya Müslümanları en ufak bir tepki verdikleri zaman geri adım atıyor.

Ezan yasağı olayında nasıl geri adım atıldı?

 Ezan olayında İsrail ezana yasak getiren yasayı çıkarttı mecliste oylamaya sunacaktı. Sunacağı günlerde Kudüs halkı bir dayanışma içerisinde ezan vakitleri evlerinin çatısından ezan okumaya başladılar. Her ev bir mescit oldu. İsrail derhal bu oylama gününü bir hafta daha erteledi. İstanbul'da Kudüs parlamenterler arası bir toplantıda, Cumhurbaşkanımız orda meseleye değindi, İsrail iki hafta sonra mecliste oylama yapacaktı, fakat İsrail meseleyi kapattı, bu oylamayı erteledi. İsrail Cumhurbaşkanı ben de ezan yasağına karşıyım diye bir beyanatta bulundu. Müslümanlar bir adım atarlarsa Kudüs konusunda Yahudiler ve İsrail 10 adım geriye atacak. Ama biz yerimizde sadığımızda onlar adım adım ileriye gidecek.

Birçokları Kudüs'ü İsrail'in bir parçası imiş gibi gösteriyorlar Konya'da Şeb-i Arus töreninde de böyle bir şey yaşandı, nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şebi aruz merasiminde, Konya Belediyesi Kudüs-İsrail yazısı yazdı. Türkiye'den tepkiler gelince geri adım attı. Bu Konya Büyükşehir Belediyesinin işgüzarlığı, tekrar ifade ediyorum, Kudüs Müslümanlarındır, Mescidi Aksa İslam'ındır. Mescidi Aksa hiçbir zaman İsrail'in olmadı olmayacak.

 

Filistin devletinin tanınması ile ilgili ne yapılabilir

Uluslararası hukuk Kudüs'ü  işgal altında olarak tanımlıyor.  BM bu ifadeyi kullanıyor. İsrail'in sınırları 1948 sınırlarıdır. Kudüs 1967'de işgal edildi. Bugünkü talebimiz şudur. Filistin devleti kurulmalı Kudüs Filistin devletinin başkenti olmalıdır. Uluslararası hukuk Kudüs'ün işgal altında olduğunu söylerken Trump geliyor, Kudüs işgal altında değil, İsrail'indir diyor bu tüm dünya Müslümanlarına hakarettir.

 

Netanyahu imkanım olsa Mecsid-i Aksa'nın tünellerinde çalışmak istiyorum diyor. Nasıl değerlendirirsiniz?

2000 yılında Şaron mescidi aksaya girdi, O gün intifada başladı, eğer Netanyahu, böyle bir hareket yaparsa 3. İntifadanın ateşini alevlendirmiş olur. İsrail kurulduğundan bu güne kadar hep Müslümanların tepkisini ölçerek adım atmaktadır. 1967'de savaşta, mescidi aksanın içine İsrail askerleri girdi. İşgal ettiler Mescidi Aksa yakıldı.  O günlerde İsrail Başbakanı Golda Mair demişti ki ben sabaha kadar uyuyamadım Müslümanların tepkisinden korkuyordum, fakat, sabah olduğunda baktım ki dünya Müslümanlarında bir hareket yok, adım atmaya devam ettik. Bu anlamda dünya Müslümanları sessiz kaldıklarında İsrail devam eder. Biz sesimizi yükselttiğimizde İsrail diz çöker.

YAHUDİLER HİÇBİR ANLAŞMAYA SADIK KALMADILAR

Türkiye İsrail ilişkileri nasıl olmalı

Mescidi aksa bizim kırmızı çizgimizdir, Kudüs Filistin'in başkenti ve Müslümanlarındır, bu çizgiyi kimse dokunmamalıdır, onun dışında kim kiminle anlama yapıyorsa yapsın. Mescidi aksa ve Kudüs'e kimse dokunamaz. Müslümanlar  Yahudilerle anlaşma yapabilirler. Peygamber efendimiz Medine'ye geldiğinde Beni kaynuka, beni kurayza ile anlaşma yaptı, ama o anlaşmaları onlar zaten sadık kalmayacaklardı. Bu anlaşmalara sadık kalmadıkları için Peygamberimiz bunları oradan çıkardı. İsrail bugüne kadar yaptığı hiçbir anlaşmaya sadık kalmadı. Dünya Müslümanları yine İsrail ile bir hukuk çerçevesinde anlaşma yapabilirler ama Kudüs'e Mescidi Aksaya dokundurtmamak lazım. Mescid-i Aksa'yı çiğneyeceksek, Kudüs'te Müslümanlara zarar vereceksek böyle bir anlaşmayı da İsrail'i de tanımıyoruz.

Sorun nasıl çözülür

Dünya'da bir Filistin sorunu yok. İslam coğrafyasında bir İsrail sorunu vardır. Kudüs 1917'den beri 99 yıldır işgal altında, Müslüman Osmanlı ordan çıktıktan sonra işgal altında, maalesef dünya Müslümanları şu yanlış içinde, bizim meselemiz şu diyoruz Kudüs'ü ikinci plana itiyoruz, halkubi dünya Müslümanları ortadoğunun asıl meselesi Kudüs'ten başlıyor, bu işgal olmasa idi kudüste, nu suriye, bu durumda olurdu, ne Irak, ne mısır bu durumda olurdu. Kudüs meselesi çözülürse bütün sorunlar çözülür. Meselenin merkezinde Kudüs var. elbette Suriye ile yakından ilgileneceğiz, Iraktaki kardeşlerimizi unutmayacağız, Tüm dünya Müslümanlarını unutmayacağız, bizim asıl meselemiz Kudüs ve Mescidi aksadır asıl meselemiz çözülmedikçe hiçbir meseleyi çözemeyiz, asıl meselemiz çözülürse  sorunlar çözülür. 3 meseleyi dünya Müslümanları yapması lazım, öncelikle Kudüs ve Mescidi aksanın şuurunda olunmalı, orda ne olup bittiğini takip etmeli, atılan adımları takip etmek, bilinç ve bilgilendirme şart. İkinci hocalarımız ve alimlerimiz bunların üzerine büyük yük düşüyor halk, cemaati, Müslümanları bilinçlendirme, bilgilendirme ve harekete geçirme noktasında  büyük sorumlulukları  var. Üçüncüsü liderlerimiz, dünya Müslümanlarının başındaki liderler Kudüs ve mescidi aksa ile ilgili söylemleri ve adımları net ve ciddi olmalı. Bunları üçü yapıldığında Allah'ın izniyle mescidi aksa bir gün daha orda esir kalmayacak İsrail yıkılacaktır. Bugün bölgede olan olayların tamamı İsrail'in güvenliği için, Suriye, Mısır, Irak ve Türkiye'deki olaylar İsrail'in güvenliği için yapılan olaylardır. İsrail şunu bilsin yaktığı ateş bir gün kendisini yakacaktır.

 

 


Etiketler: