Eylül çabuk geldi! Çocukluğu, gençliği yaşamadan, bakışların umuda, inanca dönüşmesine fırsat vermeden… Eylül filiz vermiş başağı, goncayı, yaprağı dökerek geldi... Sonbaharın hazin esen rüzgârları ile toprağa düşen yaprak, Haziranda düşerken, tırnaklarını yüreklerimize geçirdi… Eylül, Eylül’ün oynarken kaldırdığı kolları arasından geleceğini aldı; yetişkin olmaya anne olmaya fırsat vermeden… Ve haziranda Eylül’ü yaşamak içimizi dondurdu.

Eylüllün hüzünleri, ayrılık vakitleri gizli ve açık gözyaşları haziranda geldi... Haziranda narin, körpe yaprak düştü bir direk dibine; aydınlık için değil karanlık için açılmış bir direk dibine… Erken ağladık, erken yaşadık güz hüzünlerini…  Eylül başkadır. Eylül yazda değil, kışta değildir. Şimdi Eylül acının adıdır, gözü dönmüşlüğün, bir parçaya – edepsiz şehvete değerleri teslim etmenin adıdır. Eylül, sistemin, eğitimin, insanlığın iki başını elleri arasına alıp, uzun uzun düşünmenin vaktidir! Düşünmeli, sadece kanundan korkarak suç işlememek değil; başta çocukların, kadınların, insanların ne çok değerli olduğunu… Bir çocuğa, kadına daha fazla hassasiyet göstermemiz gerektiğini, cezalar korkusundan değil, çok değerli varlıklar olduğundan kıymet vermek gerektiğini düşünmeliyiz... Bir et parçasından kişiliğin, duyguların, ahlakın, güven kazanmanın, zarar vermemenin çok daha önemli olduğu asla unutulmamalı! Ve yeniden öğretilmeli ve bu değerlerimizi bozan sanatla, sinemayla, gazetelerin sayfaları, eğitimle, öğretimle ve en önemlisi sistem ile. Çünkü bütün değerleri alaşağı eden, besleyen imansız ve Allahsız sistemler olmuştur!

Eylül Yağlıkara 8 yaşında, Ankara Polatlı’da sapık bir alçağın pençesinden kurtaramadığı bedenini bırakıp, ruhunu alıp gitti ebedi âlemlerin ebedi meleği olarak. Ve cehennem suratlı sapık birini bekleyecek Eylül, ebedi atılacağı zindanlar için. Sosyal medya yıkılıyor “İdam, idam!..” diye idam onun için kurtuluş olacak ki. Kudurmuş etini kesip atmak ve göbeğinden hacetini gidertmek lazım! Uğur K.’nın sorguda tek kelime etmeyen dilini de kesmek lazım haddini aşan et parçası ile beraber ve meydanlara fotoğraflarını astırıp, her gün millete tükürtmek lazım ve yüzünü hiç saklamamak... Bu alçak yüzlerin gördüğü tepkiyi diğer yüzsüzler de görsün ki kendi sapıklıklarını alıp, kendi içlerinde kaybolsunlar…

Asıl ilmiği, çocukların değerli bir varlık olduğunu onlarca yıl iyice belletmemiş eğitimin boynuna atmak lazım! Allah’ın kanunlarına kızıp, ahlaksız ve vahşi batının kanunlarını alanların boynuna atmak lazım! Kadını bir meta gibi kullanan sanatın, reklam sektörünün ve basının, değer öğretmeyen dizilerin boynuna atmak lazım! Kadını, gencecik kızları sadece seks objesi gören ve gösteren aklı sadece bir yerlerinde olanların boynuna ilmiği atmak lazım! Bu sapıklığı yapan Uğur K. Eylül çocuğu çirkin emellerine alet eden şerefsiz, affedilmeyecek kadar suçludur; etleri lime lime edilse doymayız... Sadece onun kahpeliğine bakıp, onu besleyen damarları görmez isek, çok Eylüllerin canı yanacak! Madem bu gibi sabıkların en değer verdiği bir parça kudurgan etidir; işte onu kesip, atmak ve ölene kadar hücresinde bununla yüzleştirmek idamdan daha etkili olacaktır. Bu köpeklerin yüzünü göstererek canlı yayında hadım etmek diğer ahlaksızların görmesini ve düşünmelerini sağlar. Ölümleri sessiz ve gürültüsüz olur ama bunları en acı şekilde teşhir etmek çok büyük bir ses ve feryat olur. Bu köpeklerin idamla sessiz gitmesi değil, gürültü koparacak cezaya ve teşhir edilmeye ihtiyacı var. Alacaksın elinden en değer verdiğini ve edeceksin diğer mahkûmlara hizmetkâr…

Eylül hüznünü Haziranda yaşatan sapıklık ve onu besleyen, sebep olan her ahlaksızlığın gözü çıksın! Kadını meta gören sanat ve diğerleri karakışta kalsın!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.