Eğitimde hangi yöntem denendiyse tam başarı sağlanamadı veya beklenilen memnuniyet oluşmadı. Bizim geleneksel eğitim sistemimizde ezberin önemli bir yeri vardır. Eğitimde geleneği takip etmediğimiz için her dönemin nesli başka başka yöntemlerle geleceğe hazırlandı. Hepsi de birbirinden kopuk yetişen bu gençlik şimdi günümüz toplumunu oluşturuyor.  İçinde yaşadığımız bu toplum;  tarihten, edebiyattan, bilhassa anonim edebiyattan, sanattan uzak yetişti. Gelin ezberi gündemimize alalım.
Twitter’da Porf. Dr. Turan Karataş’a ait bir gönderi dikkatimi çekmişti. Hoca,  öğrencilerine şiir ezberlettiğinden bahsediyordu. Ayrıca ezberci sistemin bilinçli bir şekilde kötülendiğini ve bu şekilde de önemli şiir metinlerinin artık ezberlenmediğinden şikâyetçi idi. Hatırlayabildiğim kadarı ile Turan Bey’e ait gönderide ezberin de gerekli olduğu vurgulanıyordu.(Turan Karataş’a ait gönderiden aklımda kalanlar bunlar, keşke ezberleseydim!) 
Turan Bey’e ben de katılıyorum. Çoğu kişi eğitim sistemimizin ezberci olduğunu, işe yaramadığını söylüyor. Eğitim sistemimiz hiç de ezberci olmadı. Keşke ezberci olsa! Öğrencilerimiz keşke divan şiirimizin meşhur şairlerinden birer şiir ezberleyebilse. O inceliği, estetiği, duyguyu, anlamı, mecazı, sanatları hafızalarına almış olsalardı. Bugün öğrencilerimiz mekanik bir sistemle sınavlara hazırlanıyor. 
Özellikle fen ve matematik alanının öğrencileri edebiyattan ve tarihten kaçıyor, kaçtıkça da gelenekten kopuyor. Bu dersleri boş, gereksiz ve zaman kaybı olarak görüyorlar. Bu çocuklarımızın çoğu İstiklal Marşı’nı bile ezberlemek istemiyor, ezbere bilmeyenler de var! Yazık değil mi bu gençlere? Kim bu hâle getirdi bunları?  Yazmaktan ve okumaktan kaçan bir gençlik var. Sosyal medyada akıllı telefonuyla gönderi yazıp paylaşan gençlik kâğıttan ve kalemden kaçıyor. İnternetten kesip kopyalanan cümleler, şiirler, metinler alıntılanıyor, çoğu kez kaynak da verilmiyor.  Ezberleme zahmetinden kaçanlar, iki kelamı bir araya getirip hazırlıksız konuşma yapamıyor. 
Medrese usûlü eğitimde Arapça gramer dersinde fiil çekimleri ezberlenirdi. Yani ezber bir yöntem idi. O günün nesli Arapçayı adamakıllı öğrenirdi. Şimdi ise ilkokulda başladığımız İngilizceyi üniversiteye kadar öğretemiyoruz. 
Hafız yetiştiren kurumlarımız var. Bu kurumlar için ezber hâlâ vazgeçilmez bir sistem. Şayet ezber kötü olsaydı hafızlık nasıl yapılabilirdi?  
“Yaşantıları, öğrenilen konuları bilinçli olarak akılda tutma, saklama gücü, bellek” deniyor hafıza için (TDK).  Ezberi terk ile aklımızı çalıştırmayı ve saklama gücümüzü zayıflattık. Bilinçli olarak akılda tuttuğumuz ne kaldı? Geçmiş, geçmişte kaldı diyemeyiz. Hafızamızı diri tutmanın yolu şiir ezberlemektir. Evet, şiir ezberlemek hem eğlenceli hem de kişinin hitabetini güçlendirir.
Çağın insanıyız, teknolojinin esiriyiz. Yüksek kapasiteye sahip bellekler hafızamızın yerine geçti. Eskiden eş dost bildiğimiz insanların adresi, telefon numarası ezbere bilinirdi. Şimdi ise çocuklar babalarının telefon numaralarını bile ezbere bilmiyor. 
Şair Hüseyin Akın’ın yazılarını, konuşmalarını çok severim. Bir konuşmasında Hüseyin Akın, “Ezberci eğitime karşıyım ama şiir ezberlemeye değil!” demişti. Ne güzel bakış! 
Prof. Dr. Turan Karataş ve Hüseyin Akın,  şiir ezberleme konusunda dikkatimizi çekiyor. Bir konuşma anında Yunus’tan bir dörtlük söylesek ne kadar güzel olur. Efkârlı bir anınızda ezberden şarkılar söyleseniz, şiirler okusanız kötü mü olur? 
Bizim şiirimiz, masalımız, destanımız, hikâyemiz, kültürümüz, sanatımız, tiyatromuz anonim olarak günümüze gelmiştir.  Sözlü kültür varlığımızı ezberleyerek bize taşıyan insanlarımız vardı. Köy odalarında, sohbet meclislerinde halk hikâyelerini sazlı sözlü aktarmak için güçlü bir ezber gerekiyordu. Geleneksel tiyatromuzun temsilcileri ezberden konuşurdu. Hacivat-Karagöz ezberden oynatılırdı. Matematiğin temeli sayıları ve çarpım tablosunu ezberlemek zorundaydık. Ezbersiz eğitim aklın çalıştırılmadığı, zekânın geliştirilmediği, hafızanın bomboş kaldığı bir durumdur. O nedenle ezber şarttır! 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ziya sönmez 2018-07-28 19:10:10

Ali hocam, aynen tasdik ediyorum.
Yazilarinizi beğenerek okuyorum

banner623

banner624