Yazılarına “çarpıcı” başlıklar konduruyor…

Şöyle bir bakalım:

1-‘Darbenin Beyni’ Gülen Olabilir mi? Olmasa da oldu bile…

2-Sahi o gece neler oldu -veya olmadı; bir yetkili çıkıp hepimizi aydınlatsa ya… (15 Temmuz Gecesine Dair!- S.A.)

3- Geçmişte 2 varta atlatabilmiştik.. bugün Afrin’de bu zor gibi…

4- Tek ses her zaman iyi değildir… Dışarıda savaşan içeride huzuru tesis etmeli…İki Cepheli Savaş…

5- Savaşı kazanan seçimi de kazanır mı?.. CHP’nin endişesi

Bu beş başlığın birincisi, “15 Temmuz Darbesi”nin arkasındaki “esas beyin” hakkında tefekküre davet ediyor gibi ama ya ikinci başlık?..

“Sahi o gece neler oldu - veya olmadı, bir yetkili çıkıp hepimizi aydınlatsa ya…” başlığı işi bambaşka tarafa taşıyor.

Fehmi Koru gibi “komplo teorilerine meyilli” olsaydım, Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu yazılara paralel olarak “Kontrollü Darbe” ifadesini kullanmasının “tesadüf” olmadığını söylerdim!..

Sıralamamda 3, 4 ve 5 numaralara layık görülen başlıklar ve yazıların içerikleri hakkında da neler neler söylemezdim!..

Neyse ki, “komplo teorilerine meylim” yok, sadece “aktarmakla” ve değerlendirmeyi okuyucularımın yüksek idraklerine bırakmakla yetiniyorum!..

Fehmi Koru’nun uzun yıllar boyunca çok yakın olduğu “o dünyanın” yabancısıyım.

“O dünya” da bana o kadar yabancıydı ki, ayağımı kaydırmak için az tezgâh kurmadı!..

İşte efendim “O dünya”nın “en mühim eski mensuplarından” Hüseyin Gülerce’nin, Fehmi Koru’dan bahsettiği bir “Söyleşi” var.

Akit’ten Mehmet Özmen imzalı.

“Kumpas Fehmi Koru Üzerinden Kuruldu!” başlığı ile sunulan söyleşide diyor ki

Hüseyin Gülerce:

.“Gülen, hükümeti, Cumhurbaşkanını oyalamak için bir de mektup meselesi icat ediyor. Koru’nun iyi niyetlerle Pensilvanya’ya gitmesi hükümeti oyalamak için Pensilvanya’nın kumpasıydı! Gülen, Koru üzerinden bir mizansen hazırladı ve hükümete karşı kumpas kurdu.”

Fehmi Koru, ‘iyi niyetlerle’ bir kumpasa alet mi oldu?

Olabilir…

Fehmi Koru gibi “komplo teorilerine meyilli” olsaydım başka şeyler yazardım ama dedim ya, bende öyle bir “özellik” yok.

Yazar, memleketi bir “sıkıntı”dan kurtarmak için…

“Erdoğan ile Gülen’in arasının daha fazla açılmasını engellemek için” böyle bir işe “soyunmuş” veya “soyundurulmuş” olabilir…

Bunu yaptığı için “büyük pişmanlık” duyuyor da olabilir.

Hepimiz hata yaparız da…

Fehmi Koru’nun hataları, bir “gazeteci”nin hem de onun gibi çok tecrübeli bir “gazeteci”nin “istiap haddi”ni aşıyor mu ne!..

Bakar mısınız şu mevzuya:

Fehmi Koru, Sözcü gazetesine açılan davanın “Bir Numaralı Tanığı” olarak ifade veriyor..

“Sözcü gazetesi Cemaat Projesi mi?” başlıklı yazısıyla bir “ithamda” bulunduğunun hatırlatılması üzerine…

Şunları söylüyor Fehmi Koru:

“ Kulis’ başlıklı bir yazıdır. Taha Kıvanç imzasıyla günlük konulara ‘esprili’ yaklaşan bir yazıdır. O yazıdan öyle bir ‘paralellik’ kurabildiğim için güzel insanlar arasında münasebet kurabildiğim için cemaate biraz bu konuda bir ‘komploculuk’ atfederek böyle bir gazete ile irtibatlı olabilir mi? diye ‘temeli olmayan bir kuşkuyu’ ifade etmiştim.”

Fehmi Koru, savcılık ifadesindeki “Burak Akbay’ın İsviçre’de cemaate ait bir evde kaldığı” iddiası hakkında “İfademde öyle bir şey geçiyorsa bu yanlış!” diyor.

Fehmi Koru, meslek gereği çıkılan bir “yurt dışı seyahati”ndeki “özel muhabbette” kullanılan ifadeleri kendince yorumlamış…

Bunu da “esprili” (!) bir yazının konusu yapmış!..

Temeli olmayan bir “kuşku”yu, “komploculuk” atfederek ifade etmiş!..

Neresinden tutsanız sakat!..

Özel muhabbette kullanılan ifadeler “sahibinin izni olmadıkça” yazı konusu yapılamaz!..

Hele hele, “o kişinin ismi verilerek” hiç yapılamaz, fair-play gereği!..

Yurt dışı, yurt içi programlarında meslektaşlarımızla nice sohbetlerimiz oluyor, yazılması halinde sıkıntıya yol açabilecek nice espriler yapılıyor…

Yani…

Al hepsini…

“Kulis” diye, bir de “isim vererek” yaz!..

“Espri, komploculuk, kuşku!..”

Hepsini karıştır…

“Madem ki KULİS’tir, hep-i-si caizdir!” felsefesiyle…

Yürü Ya Fehmi Koru!.

İşin bu “teferruat”a yada “füruat”a dair kısmı tarafı bir yana…

Türkiye’yi “gazetecileri haksız yere tutuklayan ülke” olarak damgalanmak isteyen “dış güçlerin” eline güzel bir malzeme oldu bu mevzu…

Bu çevrelerin malzeme çıkartmak için yakından takip ettikleri mevkutelerden biri olan

Sözcü, Fehmi Koru’nun “hareketlerini” öne sürerek atağa geçmiş:

Fehmi Koru, Sözcü’ye açılan davanın 1 numaralı tanığıydı... 8 yıl önce yazdığı ve davanın ana delili sayılan, ‘Sözcü cemaat projesidir!’ yazısı için Koru, ‘Espriydi. Hiçbir temeli yoktu. Komploculuk yaptım. Bugün belki de gerçek payı olmayabileceği hissine kapıldım!’ dedi.

(Ama)

Bizim ticari itibarımız zedelendi. Yazar ve yöneticilerimiz hakkında soruşturma açıldı. Mahkeme, hakkındaki iddiaları tek tek çürüten Burak Akbay'a yönelik yakalama kararını kaldırmadı. Gökmen Ulu ve Mediha Olgun hakkındaki adli kontrol şartlarının kaldırılması talebi de reddedildi.!..”

Sözcü “Bir Numaralı Tanık” olarak işaret ettiği Fehmi Koru’nun yazısı yüzünden büyük mağduriyetlere uğradığını öne sürüyor.

Fehmi Koru’nun ifadeleri gerçekten de Sözcü’nün elini kuvvetlendirecek mahiyette…

Sadece bu mu?

“Parti içindeki hareketlenmeden dolayı” Son vakitlerde hayli sıkışmış durumda bulunan CHP Yönetimi de bu sayede bir “hareket alanı”na kavuşmuş oluyor.

Nitekim, Parti’nin en sivri dilli yöneticilerinden Bülent Tezcan diyor ki;

“AKP-FETÖ icadı projeler halen devam ediyor. Bunlardan biri de Sözcü davası. Eski FETÖ sevdalılarının bugün tanık olarak verdiği ifadeler, ibret vericidir. Sözcü'nün üzerinde niye kılıç sallanmaya devam ediyor. Bu proje davalara neden hâlâ son verilmiyor?”

Haydaaa…

AK Parti ile Sözcü Davası’nın ne alâkası var?

Dâvâ Yargı’nın işi, AK Parti ile ilgisi ne?

Sonra…

Ortadaki bir “Proje” ise (Ki bu konuda da elimizde bilgi, belge yok!) bu Proje’nin AK Parti ile alâkası ne?..

“Sözcü Gibi Yapmıyor, İnce Doğruyor!..”

Sözcü’nün zarar görmesi Ak Parti’ye niye yarasın ki?..

Sözcü, AK Parti’yi güç veren bir gazete, zarar veren bir gazete değil ki?

Sözcü manşetten “Öğrencilerin Namaz Kılmasını” hedef aldığında, böyle şeyler yaptığında, AK Parti oyunu arttırıyor!..

Sözcü, Cumhurbaşkanı’na yönelik hakaret ve iftiralarla öne çıkanları sahiplendiğinde Ak Parti oyunu arttırıyor!..

AK Parti’ye oy kazandıranlar AK Partililerden çok, muhalifleri!..

Hatta diyebiliriz ki..

Çoğu AK Partili Ak Parti’ye oy kaybettirirken, çoğu muhalifi AK Parti’nin oylarının erimesini engelliyor!..

Sonra Fehmi Koru…

Sözcü ona da “haksızlık” etmesin…

“AK Parti’nin kaynak kodlarını” iyi bilen bir yazar olarak “ince ince doğruyor” Fehmi Koru.

“OHAL”e vuruyor, Erdoğan’ın “gerilimi tırmandırmak istediği” yargısını -inceden- yaygınlaştırmaya çalışıyor, Saadet Partisi üzerinden mesaj veriyor, Gezi Ruhu’nu destekliyor ama bunu yaparken Sözcü gibi “direkt” dalmıyor…

Futbol deyişiyle “ince ince” doğruyor!..

Bu yazının giriş kısmında başlıklarını verdiğimiz makalelerin de, “AFRİN / Zeytin Dalı Harekâtı’nın yükselttiği ‘Milli Heyecan ve Coşku’ya inceden inceye “dokunduruyor”!

Bunlardan birinde son derece “çarpıcı” ifadeler kullanmış mesela:

Dikkatle okumanızı istirham ederek yansıtayım:

“Mehmetçiğe elbette sahip çıkılmalı, ancak git gide daha da karmaşıklaşan dünyamızda Mehmetçiğin zarar görmesini engellemeye yarayacak bir fikir özgürlüğü alanı da bulunmalı.

İki cepheli savaş riski büyütür.

Bir de şu:

Dışarıda askeri operasyon yürüten bir devletin içeride kendisini güvende hissetmesi de gerekir.

Hem dışarıda uluslararası boyutları da bulunan riskli bir askeri operasyon yürüteceksin, hem de içeride geniş kitlelerle boğuşmayı göze alacaksın. Bu pek sağlıklı bir davranış sayılamaz.”

Bu bölümde yer alan, “ancak”, “Mehmetçiğin zarar görmesini engelleyecek”, “iki cepheli savaş”, “güvende hissetmek”, “riskli operasyon”, “geniş kitlelerle boğuşmayı göze almak” ifadelerinin “birilerinin tehditlerini nakil” olduğunu yazardım, Fehmi Koru gibi “komplo teorilerine meyilli” olsaydım!..

Bunu yazmıyorum!..

Sadece…

Kimi CHP yöneticilerinin, AK Parti ile FETÖ’yü Fehmi Koru’nun ifadeleri üzerinden bağdaştırmaya çalışmakla ne büyük bir “saptırmaya” ve “uyanıklığa” imza attıklarını vurguluyorum.

Recep Tayyip Erdoğan’ın oturduğu koltuktan bir an evvel inmesini ve yönetimin -demokratik yollardan tabii- “başka ellere” geçmesini arzu eden bir zat Fehmi Koru.

Bunun işaretlerini hemen her yazısında vermekte, her yazısında “ince ince” doğramaya çalışmakta.

Diyeceksiniz ki,

“Sen de kardeşim, kendi çapında bir şeyler karalayan bir şahsın değerlendirmelerinin ne önemi olabilir.”

Öyle değil işte;

Fehmi Koru gibi “gazetecilerin” anlam ve önemlerini, mesajlarının “kaynaklarını” gözden uzak tutmazsanız…

O kaynakların önümüzdeki süreçlere dair “hazırlıkları” hakkında da önemli ipuçları elde edebilirsiniz…

Kusura bakmazsanız, yazımı, “Fehmi Koru’nun ‘Dili’nin Altındaki?” başlığının işaret ettiği o bölümü tekrarlayarak bitireyim…

Şu “BÖLÜMÜ” tekrar okur…

Fehmi Koru’nun tam olarak ne demek istediğini…

“Komploculuğa” meyletmemeye, Yazar’ın hakkını yememeye çalışarak…

Ve dahi bu yazının giriş kısmında verdiğim “başlıkları” göz önünde bulundurarak değerlendirirsiniz:

“Mehmetçiğe elbette sahip çıkılmalı, ancak git gide daha da karmaşıklaşan dünyamızda Mehmetçiğin zarar görmesini engellemeye yarayacak bir fikir özgürlüğü alanı da bulunmalı.

İki cepheli savaş riski büyütür.

Bir de şu: Dışarıda askeri operasyon yürüten bir devletin içeride kendisini güvende hissetmesi de gerekir. Hem dışarıda uluslararası boyutları da bulunan riskli bir askeri operasyon yürüteceksin, hem de içeride geniş kitlelerle boğuşmayı göze alacaksın. Bu pek sağlıklı bir davranış sayılamaz.”

Tefekkür!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Avni 2018-01-26 04:18:50

Bu femi korunun hala yazması Türkiye nin tam demokrasi anlayışı içinde hareket ettiğinin bir kanıtı yoksa başka devletlerde ülkesini gammazlayan bir gasteciyi idam ederler....

Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2018-01-26 00:29:50

Burak Akbay in babası Fehmi Koru yla ilgili bir anısını anlatmisti. Anliyamadigim fetocu bir yazarın nasıl olurda sözcü gazetesi davasında tanık olabilir yazarımızın dediği gibi ince ince mesajlar kimin lehine kimin aleyhine buradan bakmak lazım. Yazar Hüseyin Gülerce bile tarafını belli etti. Fehmi Koru ise malum, vatandaş olayın farkında Bunlar yani Koru ve Gül kaçak guresirler. ALLAH im Zeytin Dalı operasyonunu Muzaffer eylesin.

Avatar
Lütfi 2018-01-26 12:08:25

Fehmi sahibinin sesi fetonun agzıyla konuşuyor satilmış kalem satılmış beyin yazmasın okumuyoruz beleş aldıgı yazlıgının keyfini sürsün

Avatar
Turgay Uzun 2018-01-26 10:20:04

Sayın Arseven çok güzel bir konu yakalamışsınız ve çok güzel yazmışsınız. Analiz ve komplo teorileri vb. konularla ile ilgi yazarları takip ediyorum. Fehmi koru gibi veya farklı görüşlerde bu tür konularda yazılar yazan yazarların ne idüğü belirsiz bir şekilde hedef gözettiği halde hedefini ikircikli olarak belirten tabiri caizse 'karıncanın belini incitmeyen'' anlayıştaki bu yazar ve yazılarından millete fayda değil zarar gelmeye başladı. Artık yazar ve çizer kişiler topluma tepeden bakmadan hedeflerini mertçe göstererek yazılar yazmalılar hangi görüşte olurlarsa olsun. Belirtmek isterim ki ilk kez bir yorum yapıyorum. Sayın Arseven yazınızı okurken benim gibi birçok kişinin düşüncelerini dillendirmişsiniz, ve bence bu konuda tarzınızı bozmadan ''ince ince'' bu yazılara devam etmelisiniz..

Avatar
konevi 2018-01-26 12:15:11

fehmi koru'dur bu saatten sonra ne yerse yesin

Avatar
Hüseyin Baykal 2018-01-26 17:31:06

Femi! Beyi 1988 den 2016 ya kadar okudum hele ki taha kıvanç yazılarını hic kaçırmadan okumaya çalıştım; ah benim akılsız başım...

Avatar
Niyaz 2018-01-26 17:58:49

Yıllar önce ben üniversite öğrencisiyken bize konuşmacı olarak gelen Fehmi Koru bu adam ne anlattı sap yedi saman saçtı gitti o günden beri takip ederim aynen devam ediyor.yani bir öğrencinin bile olurunu alamazsa nasılsın yazar ve devam edea ne yazar ne çizer halen anlamam da dinleyememde.

Avatar
Abdullah Kasım 2018-01-26 22:09:38

CENABI HAKK ÜMMETİ MUHAMMEDİASYANIN MÜNAFIKLARININ AVRUPA VE AMERİKA KAFİRLEHİNİZE ŞERRİNDEN KORUSUN. ..