Türkiye'nin gelmiş geçmiş en büyük ihanet şebekesi olan FETÖ ve onun robotik müntesiplerinin 15 Temmuz'la birlikte Türkiye'de beli kırılmıştır. Her ne kadar sivil ve güvenlik bürokrasisinde uzantıları hayat buluyorlarsa da, karar alıcı noktasında değiller.

Ancak, FETÖ'nün kendilerini toparlamaya başladıkları ve FETÖ karşıtlarını tasviye ettirdiklerini bildiğimiz gibi yurtdışında da yeniden toparlanma çalıştıklarını biliyoruz.

FETÖ'nün kilit ve operasyonel kadrosunun 15 Temmuz'dan çok daha önce yurtdışına kaçtığını biliyoruz. Hatta birçoğu 17/25 Aralık'tan hemen sonra kaçmıştı. FETÖcülerin görünürde sığındıkları ülke ABD, Almanya, İngiltere olarak gözüküyor. Ancak orta seviye yöneticileri, işadamları ve kilit konumdakilerin kaçtığı ülke(ler) Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerin başında Brezilya ve Arjantin, sırasıyla Uruguay, Meksika, Panama ve Şili geliyor. Çünkü bu ülkelere kaçtıkları zaman, göz önünde bulunamayacak ve yeniden toparlanacaklar. Tıpkı PKK'nın Kandil'i kullanması gibi FETÖ'de Latin Amerika'da toparlanmaya ve nefes almaya çalışıyor.

Hatta yukarıda saydığımız bu ülkelerin metropolleri diyebileceğimiz başşehirler dışında, taşra/kırsal diye tabir edilen merkeze uzak eyaletlerde, yeni bir motivasyonla organize oluyor. (Bu değerlendirmemizi, Fettullah Gülen de bir ses kaydında, Brezilya, Arjantin ve Şili'yi ima ederek, açık mesaj veriyor). Gerek Fetullah'ın gerekse robotik FETÖcülerin Güney Amerika'da üstlenebileceğini 2014, 2015, 2016 yıllarında kaleme aldığımız birçok yazımızda neden-sonuç ilişkisi içerisinde ifade ettik.

Bugün itibariyle Latin Amerika'da FETÖcülerin yuvalandığı ana merkez, Brezilya ve Arjantin'dir. Arjantin 500 ve Brezilya'da 1.000 civarında FETÖ mensubu bulunmaktadır. Özellikle bu ülkelere, Türkiye'den vizesiz geçiş yapılması, geniş coğrafyada rahatça hareket edebilmeleri, sonsuz ABD-İsrail desteğini almaları, göz önünde olmayan para transferlerini yapmaları bu ülkelerin tercih edilmesinde en büyük etken.

FETÖ'cülerin ticaretle uğraşmaları, Türk Okulları ve Türkçe eğitimler, Türk dizlerini pazarlanması ve Türkiye-Latin Amerika ilişkilerini kontrol ettiklerinden ötürü birçok sektörde danışmanlık hizmetleri verilmeleri en büyük gelir kalemi olarak karşımızda duruyor.

Tabii Arjantin ve Brezilya'da mevcut iktidarların ABD ile yakın çalışmaları ''Şimdilik'' bunlara ses çıkarılmamalarına neden oluyor. Yakında FETÖ öğrencilerin aldığı diplomalar ve pasaportlar bile iptal edilecek.

Bunun dışında Türkiye'nin resmi temsilciliğinin bulunmadığı ve iki elin parmağı kadar, TC vatandaşının bulunduğu, FETÖ'nün bir diğer önemli üssünün Uruguay olmasına neden oluyor. Böylelikle birçok FETÖ mensubu aileleri birlikte Uruguay başta olmak üzere Paraguay ve Bolivya'ya yönelmelerine neden oluyor. Orta ve K. Amerika'da Meksika FETÖ'nün kalesi durumunda. Buradaki sayınında 500-800 kişi arasında olduğu yönünde.

ABD (Pensilvanya) ile yaşanan birçok mali ve idari mesele bu ülkeler üzerinden yapılıyor.

FETÖCÜLER ÇÖZÜLÜYOR MU?

Brezilya ve Arjantin'de güçlü olan FETÖ'nün en büyük problemi üst yöneticilerin, yaşadıkları ekonomik krize rağmen zevki-sefa sürmeleri ve refah içinde yaşamaları, alt kadrolarda homurdanmaya neden olmasıdır. Neredeyse boğaz tokluğuna çalışan öğretmenler ve üniversite öğrencileri, gelecek kaygısıyla yerlerinden kımıldayamıyor. Hatta itirafçı bile olamıyor. Buradaki en önemli etken, Türk Büyükelçiliklerin de FETÖ elemanlarının olabilme endişesidir. Hattı zatında Şili ve Brezilya Büyükelçiliklerimizde çalışan birçok diplomat 15 Temmuz'dan sonra Türkiye'ye dönmemişti. Dolayısıyla Büyükelçiliklerin güvenilir olmayışı itirafçıların önünde bir engel. Bir dönem görev yaptığım Brezilya'da bir ihbarcı/itirafçı, Konsolosluğa bir şikayette bulunmasına rağmen ciddiye alınmadığı için yaşadığı hayal kırıklığını bizzat bana ifade etmişti. Bu bağlamda ciddiyetsiz personel ve saha dinamikleri arasında bir güven problemi var. Umarım Dışişleri Bakanlığımız bu meseleye eğilir.

Buradan devam edelim; FETÖCÜ erkekler, dış görüşlerinden ötürü kadınlara göre daha rahat ettiklerinden sosyal ortamları daha geniş. Bu durum kadınlar arasında, sıla ve aile hasreti çekmeleri, ekonomik sıkıntı ve toplumsal baskı her ailenin içinde ciddi kavgaların yaşanmasına sebep oluyor. Özellikle FETÖCÜ erkeklerin, sıcak kanlı Latin Amerika kadınları ile arkadaşlık kurmaları FETÖCÜ kadınların üstüne bir alternatif oluşmasına sebebiyet veriyor. FETÖCÜ kadınların yeterli dil bilmemeleri ve sınırlı arkadaşlık kurmaları baskıyı artırıyor. Kadınların Türkiye'ye dönme arzusu içinde olmaları, erkek FETÖ'cülerin Türkiye'de tutuklanma tehdidi, pasaport rehin alınması ve uçak biletini temin edememesi  gibi bileşenler FETÖCÜ kadınlarda artık tahammül edilemez bir duruma getirmiş.Oysa birçoğu boşanma noktasına geldiği FETÖCÜ erkeklerde alternatifleri oluşturma peşinde.

Toparlayacak olursak, Latin Amerika'da FETÖ bir toparlanma arzusu içinde. Yaklaşık 3.000 civarında –ailelerle birlikte- FETÖCÜ, Latin Amerika'yı PKK'nın Kandil'i kullandığı gibi bir durak/geçiş merkezi olarak kullanıyor. Brezilya ve Arjantin başta olmak üzere, tüm kıtada ciddi bir motivasyon ve para kazanımı sağladığını biliyoruz.

 Umarım başta Dışişlerimiz ve ilgili kurumlar, Latin Amerika'nın samba, karnaval, futbol ve eğlence algısından biraz daha sıyrılarak bölgeye ciddi eğilir. Aksi durumda, Latin Amerika'da ülkemize yönelik, yeni bir azılı FETÖ kadrosunun tohumları ekilmektedir.

 


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.