Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ın geçen hafta yaptığı açıklama ile 24 Haziran 2018’de Türkiye, genel seçimlere gitme kararı aldı.

Erken seçim kararı kimileri için sürpriz; kimileri için de beklenen bir gelişmeydi. Açıkçası bu saatten sonra da önemi yok; nitekim karar alındı. Öncelikle erken seçim meselesini iki ayrı balıkta ele alıp analitik bir değerlendirme yapmak isterim.

Erken seçim kararı, kanaatimizce; uluslararası gelişmeler yüzünden alındı.

1-Türkiye’nin askeri açıdan Suriye’ye müdahil olması ekonomik bir gider de olacağından; zaruri bir müdahale beklediğimiz Menbiç, Sincar ve en önemlisi Fırat’ın doğusunda da ekstra bir maliyet getireceğinden, yaşanması muhtemel olumsuz bir durumun ekonomik çıktısını, Erdoğan ve AK Parti’nin Kasım 2019’da anlatması, Haziran 2018’e göre daha zordu.

2- ABD, haksız da olsa yürüyen ve sürekli olarak Türkiye’nin aleyhine şantaj olarak kullanılan, Halkbank yöneticisi Hakan Atilla’nın davası devam ediyor. Anladığımız kadarıyla ABD, Türkiye’ye bir ceza kesme derdinde.

3-Türkiye’nin Rusya ile yakınlaşması ve S-400, Türk Akımı, Nükleer İşbirliği, İstihbarat paylaşımı ve askeri işbirliği gibi başlıklarından NATO, AB ve ABD tarafından cezalandırılmak istenmesi söz konusu. Ambargo, ekonomik kısıtlama, anti damping vergi artışları... vs gibi yaptırımlar Türkiye ekonomisini hırpalaması muhtemeldi.

Dolayısıyla Türkiye, ABD’nin bir finansal ve askeri çevrelemesiyle karşı karşıyaydı. Bu bağlamda bu gibi uluslararası baskıyla mücadele edebilmek için güçlü ve istikrarlı bir lider/kadro/iktidara ihtiyaç vardı. Gerek Erdoğan’ın gerekse Bahçeli’nin açıklamaların satır aralarında bu durum bir cümle ile açıklansa da meselenin arka planında uluslararası baskı, Türkiye’de yıkıcı bir finansal operasyon tezgahıyla daha sağlam mücadele etmek için alındı.

Erken seçimin, iç gelişmelerden kaynaklanan bazı durumları da söz konusu.

  1. AK Parti’nin muhafazakar tabanında, sessiz bir çığlık söz konusu. Bu çığlık, AK Parti’nin atanmışlarına ve Karadeniz şehir milliyetçiliğine yönelik. Sorumluluk almayan, dava bilincinden uzak, omurgasız ve liyakatsız yöneticiler, toplumun değişen taleplerine cevap vermeyi geçtim, normal işleyişe bile engel olur hale geldiler.

Hazreti Mevzuat, Türkiye’yi, Milleti esir almışken AK Parti bürokratları da bu değirmene su taşıma da oldukça mahir. Erdoğan’daki heyecan, alt kadrolarda yok. Nitekim başta muhafazakâr kitle olmak üzere toplum, elini kaldırmış şamar atmayı bekleyen bir eda da; AK Parti ile hesaplaşma niyetindeydi. Türkiye’de nitelikli ve milli bir muhalefet eksikliği, Türkiye’nin geleceğinin AK Parti dışında başka bir partiyi önemli kılmıyor. Bu bağlamda, Erken seçimi bir ‘’Kulak çekme’’ olarak bekleyen taban, ülkenin geleceğini Erdoğan’a teslim etme niyetinde. Genel seçimin öne alınması, AK Parti’de yaşanması muhtemel, görüş ayrılığın bir sonraki yerel seçime ertelenmesine neden oldu.

  1. Saadet Partisi ve İyi Partisi başkanların görünürlüğün artması, yaşam biçimi ve ideoloji üzerinden değerlendirdiğinden aynı sosyo-ekonomik kitleye hitap eden, AK Parti+ MHP’ye karşı bir alternatif gibi belirlemeye başlıyordu. Yukarıdaki eleştiriyi de göz önüne aldığımız da kadrolardaki gevşeklik ve çürümüşlük hali de eklenince, Cumhur İttifakı için yaralayıcı bir durumdu.
  2. Türkiye’de bankaların artan baskısı ve faizlerin yüksekliği gibi durumlarda eklenince, siyasal homurdanma ekonomik belirsizliklerle iç içe geçmeye başlıyordu.Ciddi bir sıcak para sıkıntısı yaşanmaya başladı. Nitekim 190 Milyar dolar gibi bir paranın yurtdışına çıkarıldığı bilgiler çıkmaya başladı bile.

Bu bağlamda erken seçimin öne alınmasıyla ’ Bir öğretmenin; dersine çalışmayan öğrencisine “Çıkarın kağıtları yazılı yoklama yapıcam“ sözü’ karşındaki panik durumdan da anlaşılacağı üzerine muhalefet, hazırlıksız yakalandı. Zira CHP’den 15 Milletvekili’nin İyi Parti’ye geçerek, hülle yapması ve CHP’nin halen bir Cumhurbaşkanı adayı çıkaramamasını da göz önüne aldığımızda, muhalefetin ‘erken seçim’ talebi ve ‘seçime hazırlıklıyız’ söylemi, “kuyruğu dik tutma çabasından“ başka bir şey değildir.

Dolayısıyla ‘Erken Seçim’ kararı, toplum mühendisliği açısından gerçekten başarılı bir karardır. Seçim sonucu açısından, başarılı olur veya olmaz; bilemem. -Şahsi kanaatim başarılı olacağı yönünde-  Hele uluslararası mahfillerin finansal bir 15 Temmuz yaşatma tezgahına, geliştirilen manevra kabiliyeti enfesti. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’daki heyecanın, onda birinin bile olmadığı AK Parti bürokrasinin ibret almaması vahim bir durum olarak karşımızda. Trabzon ve Rize gibi şehirlerimiz üzerinden, bürokrasi de gelişen memleket milliyetçiliği, ümmet bilinciyle çeliştiğinden, ciddi bir ötekileştirmeye neden olmaktadır. Akraba ve ahbap-çavuş ilişkisine girmiyorum bile.

Sonuç olarak muhalif veya iktidar taraftarı seçmen, Erdoğan’a güveniyor. Ancak AK Parti ciddi bir yenileşme veya -revizyon demiyorum-; mevcut kadroları yıkıp yeniden inşa etmek zorunda. Yenileşme ve gençleşme denilen kavramın yöneticilerin -cinsiyetine göre- oğlu/kızı/yiğeni veya damat/gelini olmamalıdır. Emin olun seçmen bunu görüyor; oldukça da kızgın. AK Parti’nin görünen yüzlerinden, arka plandaki kurmaylarına kadar bir silkelenme olamayacaksa, belki Erdoğan’ın değil ama AK Parti’yi ciddi bir hüsran beklemektedir. Bunun içinde Erdoğan’ın değişime, önce kendisinden başlayarak, piramidin yukarıdan aşağıya doğru yıkarak, yeniden inşa etmesi gerekmektedir. Çünkü Türkiye’nin geleceği, Erdoğan’ın ve AK Parti’nin geleceğiyle paralellik arz etmektedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Halil Türkoğlu 2018-04-24 09:37:35

Sayın Yazar, kitabın ortasından konuşmuş. Bakalım doğru söyleyeni, dokuz köyden kovarlar sözü, Hüsamettin Aslan a da uygulanacak mı ? Gerçekten bıktık her yerde Karadeniz milliyetçiliği yaşanıyor.

Misafir Avatar
Feyza 2018-04-24 12:45:04 @Halil Türkoğlu

halil bey nerde karadeniz milliyetçiliği yaşanıyor ? karadeniz takımı trabzonspor'un şampiyonluğu gasp edildi karadenize doğru düzgün yatırım yapılmıyor nasıl bir milliyetçilik bu

Beğenmedim! (0)