Eskilerin “gavurun ekmeğini yiyen gavurun kılıcını sallar” diye bir sözü var. Gavurun ekmeğini yediği için gavurun kılıcını sallayan belli bir kesimin yanında neredeyse yüz yıllık sondaj çalışması sonunda bir de gönüllü olarak gavurun safında olan zihni iğdiş edilmiş ahmakların olduğunu unutmamak gerek.

Kuşatma dediğimiz bugün yapılan bir şey değil ki. Bugün on yıllardır yapılan kuşatmanın neticeleri ortaya çıkıyor sadece. Gerginliğin artması en çok da bu noktada faydalı . Maskeler düşüyor, herkes safını belli etmek zorunda kalıyor.

Nihayetinde, hadiseler olması gerektiği gibi, Müslüman bir ülke olarak Türkiye’yi emperyalist haçlı bloğundan kopartmakta.

Tabi ki bu, milli bir duruş, bağımsız kararlar alabilme ve özümüze dönme çabamızdan dolayı gerçekleşiyor. “Onların istediği gibi olmanın sükunetiyle yaşayabilirdik hala. Tabi onurumuzu çiğneterek ve zillet içinde.”

Amerika konsolosluğunda 35 yıl boyunca hiçbir devlet kurumuna bilgi vermeden çalışan ve bu süre boyunca muhtemelen ABD’nin ajan faaliyetlerinin bir ayağında görevli olan kişinin tutuklanması Amerikanın çok zoruna gitti. Türkiye’ye vize vermeyeceklermiş artık.

Amerikanın vize yasağı Amerikancı kesim tarafından yas ile karşılanmış olsa da, biz hiç de yas tutmuyoruz.

Hatta “Körün istediği bir gözdü Allah Verdi iki göz” hesabı, doğal olarak biz de onlara vize vermeyerek, en azından bir süre açıktan ajan geliş gidişini engellemiş oluruz düşüncesindeyiz.

Ol vesile AB ülkelerine de bize uyguladıkları vize prosedürünü uygulama kararı almalı. Adamlar herhangi bir Avrupa ülkesine gitmek için bize bir sürü prosedür uygularken ülkemize ellerini kollarını sallayıp niye gelebilsinler ki?

Amerikanın vize yasağı sadece konsolosluk ajanının yakalanmasıyla alakalı değil tabi ki. İzmir’de yakalanan casus papazdan 15 Temmuz işgaline verdikleri açık desteğe, Terör koridoru oluşturmak için PYD ye yaptıkları silah sevkiyatından, Askerimizin İdlib’e girişine kadar bir çok noktada yaşanan çekişmenin neticesidir bu karar.

Amerika -Avrupa, kendi istek ve iradelerinin dışında bağımsız karar alıp bunu uygulamaya çalışan hiç bir ülkeyi, hiçbir iktidarı yaşatmak istemiyor. Eee, biz de onların boyunduruğundan kurtulmak istediğimize göre bu gerginlik daha da artacaktır gelecek günlerde.

Amerika, aslında Amerika’nın başını çektiği bütün emperyalist ülkeler ne fikirde ne de fiilde ahlaki hiçbir kaygı duymadan yürüttükleri sömürü politikalarını bozacak hiçbir güç ve şahısa tahhammül etmezler, edemezler. Varlıkları sömürüye dayalı, kötülüğün sembolleştiği sistemin çarkına çomak sokmak – ki o sistemin dışında bir güç olmak zaten sisteme tehdittir- yeterli sebeptir onlar için.

“Batı medeniyeti sadece fiilde değil, fikirde de haysiyetsiz ve kötüdür !” Sadece yüz yılda yüz milyondan fazla insanın katledilmesinin birinci derecede faili ve sorumlusu Batı ülkeleri olmasına ragmen, yaptıkları algı oyunlarıyla dünyanın en ideal adil, dürüst ve insan hakları ve özgürlük havarisi ülkeleri bunlar zannedersiniz.

Uluslarası hukuk-muş, ülkelerin egemenlik hakkı-ymış, insan hakları-ymış, basın ve fikir özgürlüğü-ymüş,bağımsızlık-mış, milletlerin kendi iradesine göre istediği lideri seçmesi-ymiş, diplomatic teamüller-miş, insan-mış, masum-muş… Bunların hiçbirisi emperyalist AB-D için önemli ollmadı. Hem de hiçbir zaman.

Gerginliğin artması maskeleri düşürür, maskeler düştükçe de saldırganlık daha da artar. Bunun farkında olarak, her yönden kuşatılmak istendiğimiz ve askerimizin cephede fiilen savaştığı bir demde en öncelikli adımımız, gavurun ekmeğini yiyen hain ve zihnini gavura satmış ahmaklardan bir an önce kurtulmak en azından safların sık ve sağlam olmasını sağlayacaktır. Ruhu ve zihni iğdiş olmuş hainlerden kurtulmamız birliğimizi tesis etmemizi, birliği tesis etmek ise zaferi getirecektir inşallah.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.