GAZİANTEP’TE, SURİYELİ BİR BABA OLMAK!

Hamza Mercanoğlu 20.04.2017 12:10:59


Dostum Yaşar Yavuz! Gazeteci-Yazar, ama en çok ta mazlum dostu olarak bilinir. Dün burnundan soluyordu, sebebini sordum, sormaz olaydım. Hakikaten dram kokan bir öykü…

Suriye'deki savaştan kaçarak Türkiye'ye yerleşen bir adam. 10 kişilik bir aile ve küçük bir evde barınmaya çalışıyor. Hayatın kendi güçlüğü yetmezmiş gibi, birde görgüsüz ve umarsız taifenin ırkçı tutumuna karşı iyi niyet ve samimiyetle hayata tutunmaya çalışan bir baba.

Ev kirasını birkaç gün geciktirdiği için ev sahibi tarafından ailesiyle beraber dışarı atılmış. Zaten üç beş parçadan mütevellit eşyası sokağa atılmış ve acılı baba soluğu Suriye'li mazlumların dostu, “Eba yetim” Yaşar Yavuz'un yanında almış. Adamcağız hüngür, hüngür ağlayarak derdini anlatmış!

El insaf! El vicdan! Yarına çıkacağımızın garantisi olmayan bir dünyada, hangi cüretle bu kadar insafsız olursunuz?

Düne kadar çöplük olarak kullandığınız dükkanlarınızı ev niyetine, fahiş ücretlerle bu garibanlara kiraladınız, bunun için bile size minnettar oldu garibanlar. Yahu siz ne tür bir insansınız?

Gaziantep, muhacirlerin yoğun olarak yaşadığı kentlerden birisi. Artan nüfus ile birlikte bir takım yetmezlikler oluştuğu bir gerçek.

Hastane sıraları arttı, trafik yükü arttı kabul. Ancak, tüm kişisel sorunlarımıza dahi bu garip insanları sebep görmek insani bir şey midir?

Gaziantep Valiliğinin Suriyeli mülteciler konusunda çok hassas ve özverili olduğunu biliyorum. Hele, hele Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya'nın mazlumlarla ilgili özel çabalarını da zaman, zaman duyuyorum. Temennim ve ricam odur ki, Kamp dışında, dükkanlar dan bozma evlerde yaşamaya çalışan Suriye'li ailelerle daha yakından iletişim sağlamaları ve bu insanların kira, elektrik, su gibi ihtiyaçlarının giderilmesi noktasında gayret etmeleridir. Bu konuda oluşturulan bir Koordinatörlük var elbette, ancak sanırım yeterli olmamaktadır. Gaziantep sokaklarında çoğu zaman çöpleri karıştırarak, adeta çöplüklerden hayat devşiren mazlumların varlığı, sağduyulu ve ehli vicdanları rahatsız ediyor. Çoğu Türkçeyi bile bilmeyen bu insanların, kendi ülkelerinde izzet sahibi, iş, güç sahibi insanlar oldukları muhtemel iken, gurbet ellerde, zelil bir durumda yaşamaları şahsen bir insan olarak ruhumda derin yaralar açmaktadır. Hissiyatli vatandaşlar ve STK'lar ellerinden geldiği kadar bu insanlara gıda ve benzeri konularda yardımcı olmaya çalışmaktadır. Ancak, bir ailenin tek ihtiyacı gıda değildir. Suriye'li mültecileri sosyal kılmak ve onları yaşanabilir bir hayata dahil etmek elbette Devletimizin görevidir. Soğuk kış aylarında kurtların ve kuşların bile hakkını gözeten bir ecdadın torunları olarak, bizim

merhametimize sığınmış mazlumları sığındırmak ve hayatlarını kolaylaştırmak hepimiz için insani bir vazifedir.


Etiketler: