Geçen gün Kadıköy'deki sahafları dolaşırken üç ciltlik güzel bir eser gördüm ve satın aldım. Feridun Fazıl Tülbentçi'nin Geçmişte Bugün isimli kitabıydı. Tarihte cereyan etmiş olayların özetleri, gün gün yer alıyor sayfalarda. Şimdi bu kıymetli kaynak, el kitabım olarak başucumda. Tarihe toplum olarak büyük ilgi duymaya başladık. Hele 15 Temmuz FETÖ ihanetinden sonra artık yakın ve uzak tarihimize ilgi daha da çoğaldı. Bir çok yayınevi harıl harıl bu konuda kitaplar hazırlıyor, darbeler tarihi yeniden ve titizlikle kaleme alınıyor.

         Tarihe ağırlık veren yayınevlerimiz arasında bulunan Ötüken Neşriyat önemli bir yere sahiptir. Elimde buradan çıkmış tarih kitaplarına göz atıyorum. İlk başta Dede Korkut Kitabı dikkatimi çekiyor. Dresden nüshasını aslından okuyan ve sadeleştiren Yunus Zeyrek'in çalışması. Dede Korkut Kitabı, kültür ve medeniyet tarihimizin temel taşlarındandır ve Türk dilinin şaheseridir. Bu esere adını veren kişi ise, Türk'ün bilge kişisi, efsanevî ozanı Dede Korkut'tur. Sık sık okunması ve öğretisinden faydalanılması gereken bir eser. Edebiyat tarihçimiz Fuat Köprülü, bu konuda şöyle der: “Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut'u öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar.”

         Ömer Seyfettin'in Tarih Ezelî Bir Tekerrürdür! İsimli eserini de, yazarın külliyatında imzası olan Prof. Dr. Nâzım Hikmet Polat hazırlamış. Ömer Seyfettin, iyi bir hikâyeci olarak bilinir. Bu doğru. Hatta belki de bizde en çok okunan ve sevilen hikâyecidir. Ancak onun bir de fikir adamı cephesi var ki pek üzerinde durulmuyor. Gerek edebî metinlerinde gerekse diğer kitaplarında bu düşünce tarafını da görürüz. Eserdeki hikâye ve metinlerden bir kaçının adını paylaşayım: “Horoz”,  “Sebat”, “At”, “Tuğra”, “Bir  Hatıra” ve “Terakki”…

         Yusuf Akçura'nın Şark Meselesine Dair isimli eserinde, yazarın Şura-yı Ümmet'te çıkan makaleleri de yer alıyor. Yusuf Akçura, 19. Ve 20. Yüzyıllarda Avrupa devletleri ve bilhassa Rusya karşısında bizdeki siyasî, askerî, iktisadî ve kültürel geri çekilişin sebepleri üzerinde duruyor. Yusuf Akçura, bugün de Türkiye olarak bazı dünya devletleri ile olan problemlerimizin köküne iniyor.

         Tarihten Tefekküre, Prof. Dr. Altan Çetin'in eseri. Üç değerli merhum mütefekkirimizin tarihe bakışlarını ele alıyor. Bunlar Nurettin Topçu, Erol Güngör ve Nevzat Kösoğlu'dur. Yazar, üç fikir adamının tarihi anlamaya dair olan yaklaşımlarını masaya yatırıyor. Jön Türklük ve Kemalizm Kıskacında İttihadçılık (İsmail Küçükkılınç) ile Bir Târih Felsefesinin İlmî Esasları (Gustave Le Bon- Tercüme: Haydar Rifat) Ötüken imzalı iki mühim eser daha.

         İstanbul'un Boğaziçi'nde yapılan üçüncü asma köprüye Yavuz Sultan Selim isminin verilmesinin ardından bu padişahımız daha sık gündeme gelmeye başladı. Altı yüzyıllık imparatorluğun en kudretli sultanlarından birisi olan Yavuz'un hayatını kıymetli tarihçilerimizden Feridun M. Emecen kaleme almıştı. Yavuz Sultan Selim'in yeni baskısı, Kapı Yayınları tarafından yapıldı. Emecen, Yavuz'un yaşadığı hayat içinde yaşananları sadece bir nakilci olarak okuyucuya aktarmıyor, olayları ‘kişi, muhit, çevre' üçgeninde inceliyor ve edebî bir üslup içinde Yavuz Sultan Selim'in hayatını bize anlatıyor. Kapı'dan çıkan diğer kitap, 100 Temel Eser arasında bulunan Dede Korkut Kitabı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji bölümü hocaları Özcan Tabaklar ve Feryal Korkmaz'ın birlikte hazırladığı eser, titiz bir gayret ve çalışmanın ürünü.

         Tarih konusunda seçkin eserlerin hazırlandığı bir başka yayınevimiz ise Alfa. Yeni sezonda dört tarihî eseri okuyucularına ulaştıran yayınevinin ilk kitabı, Tufan Buzpınar'ın Hilafet ve Saltanat ismini taşıyor. Eserde Sultan 2. Abdülhamid Han dönemindeki halifelik müessesesi ve Araplar üzerinde odaklanılmış. Din-siyaset ekseninde yapılan araştırmada Filistin meselesine özellikle yer veriliyor. Filistin'e Yahudi göçü meselesi, bölgedeki İngiliz misyoner faaliyetleri ve Filistin meselesinin ortaya çıkışında İngiltere'nin rolü üzerinde duruluyor. Bostanzâde Yahya'nın Duru Tarih kitabı da önemli bir boşluğu doldurdu. Necdet Sakaoğlu'nun yayıma hazırladığı Duru Tarih (Tarih-i Sâf), Emevi halifesi Muaviye'den Osmanlı padişahı 1. Ahmed'e, 7'nci asırdan 17'nci yüzyıla kadar süren tarih boyunca İslâm ülkelerinde halife, sultan, padişah olarak saltanat sürenlerin âdeta bir panoramasıdır. Bir Vatan Aşkına, ‘Çerkes Ethem ve ailesinin gerçek öyküsü' olarak sunuluyor. Romanın yazarı Güner Kuban. Çerkes Ethem'in şu sözü hayatının özü gibi: “Atalarımın anayurtları Kafkasya'yı korumaya ne yazık ki imkânları yeterli olmadı ama biz ikinci vatanımız Anadolu'yu düşmana kaptırmayız.” Kitap, peşin hükümlerin dışında yakın tarihe objektif bakılmasını sağlıyor. Şii İslâm Tarihi, Ortadoğu'daki ve İslâm coğrafyasında etkili bir gücün, çıkışından bugüne kadar gelişini özlü biçimde dile getiriyor. Oniki İmamcılar, İsmaililer, Zeydiler ve Nusayriler. İlgi çekici bir kitap. İstanbul'u Fetheden büyük sultan Fatih Sultan Mehmed'in babası Sultan Murad Han tarafından oğluna yapılan ‘Nasihatnâme' çok değerlidir. Tıpkıbasımıyla birlikte verilen eseri hazırlayan ise, mümtaz ilim adamı, edebiyat hocası Prof. Dr. Abdullah Uçman. Eserdeki metinler, Sultan 2. Murad'ın ağzından, o sırada henüz çocuk yaştaki oğlu Şehzâde Mehmed'e ve onun kolayca anlayabileceği bir dille yapmış olduğu ahlâkî öğütlerden meydana geliyor. (Büyüyen Ay Yayınları). Tarih muazzam hazine, kıymeti bilinmelidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.