Gelin kardeşliği Artuklu'da görün

Teröre destek veren belediyelere kayyum atanması, bölge halkını son derece memnun ettiğini, , HDP'li belediyelerin PKK'ya finansal destek sağladığına dikkati çeken Artuklu Belediye Başkan vekili Şakir Öner Öztürk, Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren, Artuklu’nun çehresini değiştirmek için harekete geçip gece gündüz çalışıyoruz dedi.

Artuklu Kaymakamı ve Kayyum Belediye Başkan vekili Şakir Öner Öztürk Milat Gazetesine Artuklu’nun geleceği ile iligili dobra dobra açıklamalarda bulundu.

Nasıl bir belediye devraldınız?

Ben 14 Aralık 2016’ da belediye başkan vekili olarak atandım. İlk geldiğimde değerli müdürlerimiz ile yaptığımız toplantıda, belediyecilik anlamında neler eksik neler fazla ona baktık. En büyük gördüğümüz eksiklik; sosyal belediyecilik neredeyse hiç yok denilecek kadar azdı. Halkı kucaklayan, vatandaş odaklı, engellisinden yaşlısına gencinden kadınına varana kadar bunların hepsi bizim vatandaşımız, bizim sorumluluk alanımızdır. Bunlara proje üretilmemişti yoktu. Şimdi bizim 30’un üzerinde sosyal belediyecilik projemiz büyükşehirle beraber sayın valimizin katkısıyla devam ediyor. Askere giden çocuğuna da destek oluyoruz, yazın tatile giren çocuklara da yaz okulu yapıyoruz. Yüzme öğrensinler diye yüzme havuzu yapıyoruz. Engelli vatandaşımıza da engelli akülü aracını veriyoruz. Engelli kumandalı ortopedik yatağını evine kadar götürüyoruz, gıda yardımları yapıyoruz, ve bunlar gibi daha onlarca farklı alanda farklı hizmetler yapıyoruz. Geçenlerde bizden önceki dönemlerde okullara yapılan yardımları çıkarın getirin dedim ve bakıldığında hiçbir okulun bir tane yardımı karşılanmamış. Bunların çocuklara yönelik vatan sevgisi, bayrak sevgisi gibi dertleri olmamış. Biz 9 aylık süre içerisinde 20’nin üzerinde okulun onarımını yapmışız. Bunu belediye olarak yaptık. Sıfırdan 20’nin üzerine aldık. 9 tane okulun spor sahasını yaptık. Birçok okulun çocuk oyun parkını yaptık. Öğrencilere kıyafet, ayakkabı ve kırtasiye yardımı yaptık. Her hafta köy okulundan bir tanesini Mardin’de ağırlıyoruz, Mardin’i gezdiriyoruz, belediyede misafir ediyoruz ve diyoruz ki bu belediye sizin belediyeniz başkasının değil. Çantasını, ayakkabısını, kırtasiye eşyalarını veriyoruz. Müzeye götürüp gezdiriyoruz, sinemaya götürüyoruz, yemeğini yediriyoruz, evine Mardin’i tanıyarak ufku genişleyerek, hayal dünyasını genişleterek evine gidiyorlar. Çünkü bu çocukların bütçesi bize geliyor zaten. Ama maalesef o zaman bir kuruş bu çocuklar için harcanmıyordu. Bu çocuklara lastik yakmak, taş atmak öğretiliyordu. Ama biz aynı mahallelerde yüzme havuzu kuruyoruz yüzme öğretiyoruz, spor salonu açıyoruz, yaz okulu açıyoruz. 9 farklı branşta evinden alıyoruz evine bırakıyoruz. Tüm materyalini biz karşılıyoruz ve bunları ücretsiz yapıyoruz.

Dağa çıkma oranlarında düşüş var mı bunu tespit ettiniz mi?

Çok düştü yok denecek kadar az şu anda. Belediye başkan vekili olarak görevlendirilmeden önce özellikle belli kırsal mahallerimizde dağa çıkma çok rahat bir şekilde yapılıyordu. Ama bugün yok denecek kadar az durumda. İnsanlara daha güzel bir hayatın olduğunu, daha modern daha medeni bir yaşamın olduğunu gösterebiliyoruz artık. Mahalleye gençlik merkezi yapıyoruz, spor sahası yapıyoruz, park yapıyoruz, sokağı yeniliyoruz. Gençlik merkezini bilgi evini, kütüphanesini yapıyoruz. Bu güzelliği, bu estetiği, bu temaşai gören genç niye Molotof alsın niye dağa çıksın. Hayatta bir şeyleri elde etmiş bir insan daha kötüye gider mi? Daha kötü yaşam şartlarında yaşamayı kim ister? Çok şükür dağa çıkma oranları sıfır noktasında inşallah da böyle devam eder. Devletimiz güçlü oldukça milletimiz yanında zaten milletimiz zaten devletin bu projelerine müthiş bir ilgi gösteriyor, alaka gösteriyor. Sesli olarak önceden bunu söyleyemiyordu vatandaşımız şimdi sesli de söylüyor.

Terörü bitirecek ekonomiye, fabrikalara ihtiyacımız var. Bu hakikaten terörün belini bir şekilde kırar. Bununla ilgili Mardin’de herhangi bir projeniz var mı?

Olmaz olur mu onlarca projemiz var. Allah devletimize zeval vermesin. Burada kalkınma bakanlığının önemli bir hamlesi oldu. Tabi Cumhurbaşkanımızın talimatları, direktifleri ve emirleri doğrultusunda. Özellikle doğu ve güney doğu bölgesinde Türkiye’nin geri kalan belli bölgelerinde, yani az gelişmiş bölgelerinde cazibe merkezleri projeleri ilan edildi, duyuruldu. Bu cazibe merkezleri programı kapsamında Mardin’de 300’ün üzerinde fabrika kurmak için başvuru aldık. Şuan biz bunları nasıl eleyeceğiz diye şaşırıyoruz.

Peki fabrikalar kurmak isteyenler için yer tahsis ediyormusunuz?

Mardin birinci OSB doluluk oranı %95’di. Artık orası kaldırmıyordu yeni yatırımlara cevap verecek bir alan değildi. Sayın valimizin ve büyükşehir belediye başkanımızın gayretleri, özel çabası sonucunda 2. OSB belirlendi. Ve bu alanın alt yapısı şuanda bitmek üzere yolları alt yapı çalışmaları devam ediyor. Cazibe merkezlerindeki programdaki geçen projeler kabul edildiğinde doğrudan yerleri hazır artık. Proje geçti nerde yapacağım derdi yok. 2. OSB yeni kuruluyor. Muhtemelen 1-2 yıla orada da yer kalmaz. Cazibe merkezleri fabrikanın yapımına, fabrikanın arsasına varana kadar, oradaki sigorta primlerinin devlet tarafından karşılanması, gelir ve kurumlar vergisinden belirli bir süre 5 yıl boyunca muaf olması gibi birçok farklı kalemde birçok imkan getiriyor. Onun için de bu imkanı yatırımcımız gördü, 300’ün üzerinde başvuru aldık. Gelecek açısından da bu bizi çok umutlandırıyor. Belli bir süre içerisinde bu yatırımlar faaliyete geçtikçe bizdeki işsizlik oranı da azalacak, tabi ki buna bağlı olarak işsizlik oranı azaldıkça terör ve dağa çıkan genç oranı da sıfır noktasına gelecek.

Mardin; kültürel ve açık müze özelliğini taşıyan, dinleri bir araya getiren ve kardeşçe yaşayan bir şehir bununla ilgili neler söylemek istersiniz?

Mardin dinlerin ve dillerin şehri. Medeniyetin şehri. Onlarca farklı kültürü, inancı, medeniyeti bir arada kardeşçe binlerce yıl yaşatmış ve halen yaşatan bir şehir. Terörün tüm bölgede yarattığı korkuya, baskıya, tek tipleştirmeye rağmen bugün o kültürel zenginliğini halen koruyan bir şehir. Bundan da müthiş gurur duyuyorum. Süryani kardeşimle, Kürt kardeşim, Arap kardeşimle, Türk kardeşimle otururken mutlu oluyorum, gurur duyuyorum.Çünkü bu ülke tüm bu renkleriyle, tüm bu insanlarıyla tek bir çatıda hür bir şekilde beraber. Mesela Süryani kardeşlerimizin Protestan Kilisesinin 500. Yıldönümü vardı beraber katıldık. Sevinçlerine ortak olduk. Çünkü onlarda kurban bayramımızda geliyorlar bizim kurban bayramımızı ilk önce onlar tebrik ediyorlar. Bundan daha güzel bir şey var mı? Dünyaya da Avrupa’ya da verilebilecek en güzel mesaj bu. Mardin halkı bu mesajı veriyor zaten. Onlar ne kadar görmek istemese de Türkiye’yi farklı şeylerle suçlamaya çalışsalar da gelsinler kardeşliği, insan haklarını, dayanışmayı burada görsünler. Bunun en güzel örneğini Mardin sergiliyor. Çünkü burada her türlü inanca karşı saygı var. Ve ben burada görev yapmaktan ve buranın insanına hizmet etmekten gurur duyuyorum.

Ülkemiz uçurumun kenarından döndü. Çok büyük bedeller ödendi ama vatandaşımızın sağduyusu, devletimizin dirayeti sayesinde birçok problemin önüne geçildi. Bu yapılırken devletimiz başka politikaları da uygulamaya başladı. Bu politikaların temel amacı; milletin birliği ve dirliğidir. Yediden yetmişe herkesi kucaklayan, herkesi sarmalayan bir yapıda çalışmalarını yürüttü. Bu aşamada tabi kayyum uygulaması da bunlardan bir tanesiydi. Terörle mücadele, dirayetli bir terörle mücadele yöntemi bunu yanında uygulamış olduğu doğu ve güney doğudaki teröre destek veren, teröre kaynak aktaran belediyelerde yapmış olduğu kayyum politikası. Burada Milat Gazetesini ben ayrı bir yere koyuyorum. Allah bin kere razı olsun. Çünkü bu fedakarlıklar çekiliyor. Birçok vatan evladı kamu görevi nedeniyle kendi isteği ya da kendi özel talebiyle değil, görev yapmış olduğu kamu görevleri nedeniyle bu sorumlulukları üstlenmiş oluyor. Yanında birilerinin olduğunu hissettirmesi, sırtına destek olacak omuz omuza verecek birilerinin olduğunu görmesi hepimize güç katıyor. Bunu niçin Milat gazetesi bunlarında başında geliyor. Allah razı olsun başından sonuna kadar, en üst tepe yöneticisinden en alttaki muhabirine kadar hepsi takdiri hakkediyor. Buradan ben özellikle teşekkürlerimi iletiyorum.

ŞAKİR ÖNER ÖZTÜR KİMDİR

Şakir Öner ÖZTÜRK, 1980 yılında Tokat / Niksar' da doğdu. İlk ve Orta eğitimini Niksar'da, Lise eğitimini ise İstanbul'da tamamladı. 2003 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldu.2005 yılında başlamış olduğu Mülki İdare Amirliği mesleğinde sırasıyla; Tokat Kaymakam Adaylığı, Samsun Asarcık ve Salıpazarı Kaymakam Vekilliği, Tokat Almus Kaymakam Vekilliği yapmış daha sonra bir yıl süreyle İngiltere'de yurt dışı eğitim görmüştür.2008 yılında İçişleri Bakanlığı 92. dönem Kaymakamlık Kursunu üstün başarılı dereceyle tamamlamıştır. Bugüne kadar sırasıyla

Denizli - Beyağaç, Aksaray - Gülağaç, Bingöl - Kığı, Artvin - Borçka ilçelerinde kaymakamlık yapmıştır.

28 Haziran 2015 tarih ve 29400 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2015/398 sayılı müşterek kararname ile Mardin İli Artuklu İlçesi Kaymakamlığına atanmıştır. 14 Aralık 2016 tarihinde Artuklu Belediye Başkan Vekilliğine atanmıştır. Şakir Öner ÖZTÜRK evli ve iki çocuk babası olup iyi derecede İngilizce bilmektedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.