Her ülkenin belirli bir oranda işsizlik sorunu vardır. Bu belirli bir seviyeye kadar makul kabul edilir. Zaten sıfır işsizlik diye bir şey hiç bir zaman söz konusu dahi olamaz. Toplumların refah seviyesini ve üretim gücünü anlamak için işsizlik oranları göstergelerden bir tanesidir.

Türkiye İstatistik Kurumu dün işsizlik rakamlarını açıkladı. TÜİK İstanbul Bölge Müdürlüğü tarafından gönderilen verilere göre ülkemizde işsizlik %10,7 seviyesinde. Türkiye de gençlik alanında çalışmalar yapan ve uzun süre bir çok gençlik kuruluşunun yönetim ve denetim kurullarında görev almış biri olarak benim işsizlik oranları içerisinde ilk baktığım şey genç işsizlik oranıdır. TÜİK İstanbul Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan bilgilendirilmede genç işsizlik oranı dediğim 15-24 yaş arası işsizlik oranı %1,3 oranında artış gösterdi. Güncel olarak 15-24 yaş arası işsizlik oranı %21,1 . Bu rakamlardan anlaşılacağı gibi ülkemizde 15-24 yaş arasındaki her 5 gençten 1 tanesi işsiz.

***

Genç kuşağın işsizlik sorunu ile karşı karşıya kalmasının temel nedeni ülkemizde temel mesleki eğitim sisteminin oturmuş olmaması ne yazık ki. Endüstri meslek liseleri gibi çeşitli meslek liselerinin sayıları artmadıkça genç işsizlik rakamları düşmez, aksine artış gösterir. Ayrıca tek başına endüstri, teknik ve meslek liselerinin sayılarını artırmakta yetmez. Bu okullarda donanımlı ve nitelikli eğitim verilmesi gerekir. Bu okullarda okuyan her genç mezun olmadan önce mesleğini icra edebilecek niteliğe kavuşturulmalıdır. Bunun için gerekli her türlü makine, alet, teçhizatın okul laboratuarlarında bulunması gerekir.

Örneğin motor bölümündeki öğrencilere 40 yıl öncesinin motoru üzerinde motorun yapısını anlatmak artık önemini yitirmiştir. Büyük sanayi firmaları ile ortaklıklara gidilerek tüm mesleki ve teknik okullarda son teknoloji üzerinden eğitimler verilmeli.

Ayrıca diğer önemli bir hususta gençlerin staj konusu. Kağıt üzerinde kalan ve asla uygulamaya gerçek manada dökülemeyen stajların hiç bir kıymeti yoktur. Gençlerimiz staj yaptıkları yerlerde mutlaka mesleki kabiliyetlerini geliştirebilecek durumda olmalılar. Teorik bilgi ancak uygulama alanı olan sahalarda pratik bilgi ile bütünleşirse ortaya bir kıymet çıkarılmış olur.

***

Mesleki ve teknik eğitimin çıtasını yükselterek ülkemizin geleceği adına güzel bir yatırıma imza atabiliriz. Aksi takdirde diploma kaygısı ile okunan üniversite kuşağından çok bir şey beklememek gerekir. Her zaman söyledim. Şimdi yine söylemekte fayda görüyorum. Şayet ülkemizde mesleki ve teknik eğitime gereken önemi verir ve gerekli yatırımları yaparsak bu ülkede herkes üniversite okumak zorunda kalmayacak. Çünkü mesleki ve teknik okullardan mesleğini icra edebilecek donanımla mezun olmuş gençlerimiz sahip oldukları nitelikli iş gücü sayesinde çok rahat iş bulabilecekler. Gençlerimizin 20 li yaşlarda ekonomiye katılımları hem ülkemiz açısından hem de gençlerimiz açısından son derece olumlu olacaktır. Bunun yolu ise mesleki ve teknik eğitimden geçer.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.