İnsanın birileri tarafından seviliyor olması çok güzel bir duygudur. Hatta şükür bile edilmesi gerekir çünkü sevgisizlik büyük mahrumiyettir. Sevilmemek; gerçek yetim ve öksüz halidir! Seviliyorsanız zenginsinizdir, seviliyorsanız gittiğiniz yer sizindir ve sizi kucaklar. Sevgi sizi garanti altına alır, her şeyiniz güvendedir; nefes almanız, oturmanız, kalkmanız, çalışmanız, öğrenmeniz ve yemeniz-içmeniz kısaca; her anınız güven ve huzur içinde olur... Gerçek seven ulaşamasa da, karşılık bulamasa da sever nedensiz niçin siz… Birilerinin cingözlük edip, kazanç için dayattığı bir gün değil, her daim sevmek, kalbi yaşattığı için sevmek…

Birde yok etme esaslı sevgiler vardır ki onun gerçeği; hiç sevgi değildir, gözünü kırpmadan canını yakar ya da yok eder... Öyle bir sevgi daima öfkenin kontrolündedir, istediği şekilde devam ederse tutkudur, değilse can yakacak, vahşet sergileyecek duygudur. Böyle sevgiden de daima korunmak lazım; birden karşına ne çıkacağı hiç belli olmaz! 

Bir insanın ayarını kalitesini de gösteren sevdikleridir... Neyi nasıl seviyor, ne için seviyor ve hangi şartlarda seviyor? Ufacık bir sarsıntıda saman alevi gibi geçiyor mu? Sevgi bir anda nefrete dönüşüyor mu? Menfaatimize dokunulduğunda buz gibi oluyor muyuz? Mesela; Allah kulunu teraziye koyuyor, iyiliği ağır basıyor ise öyle seviyor, cennetle ödüllendiriyor; artık kusura – günaha bakmıyor. Bir tarafta yüzde 51 sevap – iyilikler, diğer tarafta yüzde 49 kötülükler – günahlar, ama yüzde 49’a hiç bakmıyor. Merhameti, şefkati yüzde 51’i kucaklıyor... Bu arada şunu belirtmeliyim ki; çoğunluğun hukukunu çiğneyenlerin kulakları çınlasın…

Allah’ın bu gerçek sevgisini görünce, insanın bir kusurla, bir anda, her şeyi silip atması ne kadar acımasızca! Bir hata, bütün güzelliklerin önünde kocaman dağ oluveriyor... Birkaç hata ise düşman olunmasına, hatta eline geçse lime lime edecek öfkelenmesine yetiyor. Demek ki sevgi hususunda da biz Allah’ı örnek alamamışız. Güneşin idaresi bizim elimize verilseydi sevmediğimiz insanların ocağı batmıştı! Hele havayı mı? Asla, tırnak kadar bile vermezdik… Kaç secde, Allah’ın bu merhameti için yürek soğutur? Güneş doğuyor zındığında sırtında, iman edeninde. Bekliyor son ana kadar pişman olur tövbe eder diye. İnsan ise pişman olmaya fırsat vermiyor, sevmeye devam edemiyor... Sadece sembollere sığınıyor. Bir gün değil; her gün sevebiliyor, seviliyorsan sevgililer günüdür… İşte insan ana rahmine düştüğü andan itibaren Allah nasıl seviyor ve nasıl ihtiyaçlarını işitiyor...

Evet, kâinat ağacının en kıymetli meyvesi olan insan, yaratıcısı yüce Allah tarafından öyle seviliyor öyle seviliyor ki… Sevdiğini de göstermesi için bütün mevcudatı emrine vermiş, üstelik 365 gün seviyor... Sabah güneşi hazır, mis gibi havası, billur gibi suyu ve ihtiyacına göre bütün nimetler… Zaten iman etmeyenler, sevildiklerinin farkında olmayanlardır... Ah bir bilseler nasıl sevildiklerini; yoktan ve çokça karışıklıktan apaçık ve her şeyi düşünülmüş olarak gönderildiklerini… Son nefeslerine kadar, Allah tarafından dünya bütün malzemeleri ile ve nimetleriyle etrafında pervane olduğunu ah bir anlasalar ve 365 gün sevildiklerini bilerek sevmeye başlasalar en Sevgili’yi…

Bize yalandan seviyorum diyene kanıp, karşılığını verip,  gerçek manada bizi sevenleri ve Allah’ı sevmez isek aslında ne sevilmezlerin peşinde ömrümüzü çürüttüğümüzü ortaya koyar ve faturası ise bize çok ağır şekilde dönmüş olur. Allah’ı hakiki manada sevmiş biri, diğer bütün sevilmesi gerekenleri de layığı ile sevmiş olur. Allah için sevmek, Allah için sevgide sebat etmek, kusur etmemeye gayret ederken, kusuru da görmemek, varsa kusur, affetmemizi sağlayacak güzelliklerine odaklanmak, yalnızca onları görmek çünkü zaten bizlerinde mutlaka kusuru var ve bizim kusurumuzda böylelikle görünmez olur…

Sevmeliyiz ve sevmeği Allah’tan öğrenmeliyiz… Sevmekle yaralarımız iyileşir, sevilmekle öksüzlükten kurtuluruz. 365 gün gerçek sevgili olduğumuzu da unutmamalıyız ki nasıl sevildiğimizi hatırda tutarak, sevdiklerimizi öyle sevmeliyiz... Bir güne hapsolmadan günler boyu sevgiyle; son nefese kadar…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.